Ayakta kal, sürdürülebilir ol ve büyümeyi sağla

Bu aşamalar varlık yönetimi sektörünün küresel finans krizinin en ağır döneminden bugüne kadarki gelişimini açıklıyor. Küresel finans krizinin ertesinde karmaşık mevzuat değişiklikleri ve vergi gündemiyle karşı karşıya kalan sektörün müşteri tabanı şimdi daha yaşlı ve risklere karşı daha duyarlı. Bununla birlikte, daha sofistike ve talepkar.

Şirketler değişen mevzuata uyum süreci ile risk ve dalgalanmalara odaklanırken, daha fazla pazar payı için rekabet ediyorlar. Birçok şirket maliyetlerin kontrolü ve operasyonel verimlilik sağlamak amacıyla yeni stratejik hedefler belirleyerek faaliyet modelini değiştiriyor ya da yeniden yapılandırıyor.

Herşeyden önemlisi: sektörde büyüme başladı. Regüle edilen ve alternatif alanlarda bulanıklık artarken, gelir kaynaklarını çeşitlendirmek isteyen yöneticiler yeni fırsatlar arıyorlar. Şirketler gerek global gerekse yerel ölçekte, satış/dağıtım yapısının nasıl değiştiğini ve gelirleri ile marjlarını nasıl arttıracaklarını iyi analiz etmeliler.

Günümüz koşullarında aşağıdaki stratejik alanlarda size destek olabiliriz:


  • Faaliyet modelinin yeniden tasarımı, operasyonel verimlilik ve maliyet yönetimi

    Yeni yasal düzenlemeler, karlılık baskısı yaratan gelişmeler ve büyük verinin (big data) içerdiği potansiyel karşısında, birçok girişimci şirket yeni faaliyet modelleri uygulamalarını fırsat olarak görüyor. Operasyonel yeniden yapılanma süreci tamamlandıktan sonra, bu şirketler verimlilik, etkinlik, esneklik ve operasyon maliyetleri konularında rekabet üstünlüğü kazanacaklar.

    Operasyonel değerlendirme sonucunda; dış kaynaklardan alınabilecek potansiyel hizmetler ya da teknoloji temelli süreç iyileştirme programları doğrultusunda kadro daraltma seçeneklerinin ortaya çıkabilmesi sık rastlanan kazanımlar arasında yer alıyor.

    Sektördeki şirketler ürün gamını yeniden değerlendirerek, kapsamda rasyonalizasyon sağlamalı ve yatırımcı beklentilerini karşılamak için yeni fırsatlar yaratmalıdır.

    İlgili içerik:

     

     

  • Veri mimarisi ve güvenliği ile büyük verinin etkin kullanımı

    Artan uyum maliyetleri ve altyapı harcamaları, varlık yönetimi şirketlerinin ölçek avantajından hiç olmadığı kadar yararlandıklarını gösteriyor. Yasal raporlama maliyetlerinin ve yükümlülüklerinin arttığı bir ortamda, fiyatlandırmada rekabet avantajı kazanmak bir zorunluluk haline geldi.

    Birçok yasal yükümlülük, kurumun ve dış hizmet sağlayıcıların veri yönetimine odaklanıyor. Ayrıca, siber güvenlik ve siber suçların önlenmesi de şirketler için giderek önem kazananıyor.

    Şirketlerin küresel finans krizinden önce uyguladıkları prosedür ve sistemler, günümüz koşullarında gerekli olan karmaşık veri analizlerinde yetersiz kalabiliyor. Etkin büyük veri analizleri ile maliyetler kontrol edilebilir ve büyümenin temeli oluşturabilir.

    İlgili içerik:

     

  • Değişen müşteri ihtiyaçları ve demografik özellikleri

    Küresel ölçekte geniş kitlelerin emeklilik çağına girmesi ile varlıklarının azalması, tasarruf artırım stratejilerine olan talebi yükseltiyor. Yaşam süresi beklentisinin uzaması ve kamu sektörünün fonlanmamış emeklilik yükümlülükleri, emeklilik geliri ve bireysel tasarruf ihtiyacını artırıyor.

    Bu doğrultuda müşterilerin risk iştahları doğru analiz edilerek doğru sonuçlara ulaşmalarını sağlayacak ürünler tasarlanmalıdır. Ayrıca, şirketler ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi sunma ve ürünlere erişilebilirlik konusunda daha şeffaf olmalıdır.

    Yöneticiler büyüme potansiyeli taşıyan müşteri segmentlerine odaklanmanın yanı sıra, üstün kaliteli hizmet ve doğru fiyatlama mekanizmalarıyla müşteri deneyimini iyileştirerek sundukları değeri artırmalıdırlar.

    İlgili içerik:

     

  • Büyüme ve pazarlama/satış başarısı

    Demografik yapının değiştiği, teknolojinin dönüştüğü ve rekabetin daha da yoğunlaştığı günümüz koşullarında, pazarlama ve satışa odaklanmak şirketlerin gündemlerinin üst sıralarında yer alıyor. Maliyetlerin düşürülmesi, mevzuata uyum, faaliyet modelinin yeniden tasarlanması ve akıllı altyapı yatırımları ile marjların korunması sağlanabilir.

    Pazarlama ve satış sürecinde başarılı olan şirketler kayda değer seviyede büyüyebilecek ve paydaşlarına daha büyük değer yaratabilecektir. Bu doğrultuda, yatırımcıların hassas oldukları konulara cevap verebilmek için marka kimliği oluşturmalı, müşteri ile daha yakın ilişkiler kurulmalı, sosyal medya ile mobil teknolojiler etkin kullanılmalı ve pazar/müşteri bilgilerinden doğru şekilde yararlanılmalıdır.

    İlgili içerik:

     

  • Yatırımcılara karşı şeffaflık ve yatırımcılarla iletişim

    Yatırımcıların şeffaflık ve durum tespiti talepleri hiç olmadığı kadar arttı. Yatırımcıların riskten kaçınmak istemeleri, sektörde; şeffaflığın, yatırımcılarla iletişimin ve fon yönetişimi standartlarının yükselmesine neden oldu.

    Şirketler aynı zamanda yatırımcı eğitimlerine ve teknoloji tabanlı müşteri iletişim araçlarının güçlendirilmesine de ağırlık vermeye başladılar. Diğer yandan, iç kontrol, risk yönetimi ve operasyonel anlamda gerekli bilgilerin paylaşımına imkan veren, üçüncü partiler tarafından hazırlanan raporlara olan talep artış göstermeye başladı.

    Performansın yanı sıra itibar;, yatırımcılarla başarılı ilişkilerin kurulmasında, satışların artmasında ve yeni yatırım kaynaklarının bulunmasında önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

     

  • Yasal değişiklikler, uyum ve raporlama

    Küresel ekonomik krizin sonucu olarak, başta alternatif fon yöneticileri olmak üzere tüm sektörün tabi olduğu standartlar sıkılaştırıldı. Düzenleyici kurumlar, risk ve raporlama konularına hiç olmadığı kadar odaklanmaya başladılar.

    Bu şartlar altında varlık yönetimi şirketleri uyum altyapılarını (insan kaynağı, süreçler ve teknoloji) ve prosedürlerini ayrıntılarıyla değerlendirmeli ve yeni koşullara adapte olmak için proaktif bir raporlama yaklaşımı benimsemeli.

    Değerlendirme ve gözden geçirme sürekli olarak uygulanması gereken, döngüsel bir süreç. Buna bağlı olarak birçok yeni düzenlemenin, karmaşık kural koyma ve uygulama süreçleri içerdiği düşünülürse (kapsamın da büyük bir olasılıkla yeniden değişeceği dikkate alınırsa), regülasyon konusundaki gelişmelerde tek bilinen şey belirsizliğin devam edeceğidir.

    İlgili içerik:

  • Stratejik büyüyen pazarlar

    Başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere yeni pazarlara açılmak önemini koruyor. Asya-Pasifik merkezli birçok şirketin ABD ve AB’de faaliyet göstermeleri, Doğu’dan Batı’ya gidişin hız kazanacağına işaret ediyor.

    Gelişmekte olan pazarlardaki yatırım ürünlerinin, yönetilmekte olan küresel varlık toplamındaki payı çok küçük olmakla birlikte, bu ülkeler yeni müşteri ve fon kaynağı arayışında olan şirketler için en büyük büyüme potansiyeline sahipler.

    Küresel finans krizinin ardından varlık yönetimi sektörünün küreselleşmesiyle, şirketler başka pazarlarda da yeni fırsatlar aramalılar.

     



Bize ulaşın

EY - Selim Elhadef    Selim Elhadef 
   Finansal Hizmetler
   Lideri

 

Dijital tavsiyeler, daha güçlü müşteri ilişkileri geliştirmenize yardımcı olabilir mi?

EY - How hybrid advice can win over wealth clients

Varlık yöneticilerinin mevcut dijital ortamı anlamalarına ve organizasyonlarını düzenlemelerine yardımcı olmak için fikirler sunuyoruz.