Köşe Yazıları

Ar-Ge Sayılmayan Faaliyetlerde Vergi Avantajı Olur Mu?

  • Share

View this page in English.

EY - Serdar Altay Serdar Altay

EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı ve Teşvik Hizmetleri Lideri

 


Ar-Ge faaliyetleri ile ilgili teşvik ve destekler alışılagelmiş bir durum. Hemen hemen tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri çeşitli teşvik ve istisnalar ile desteklenmektedir. O zaman Ar-Ge sayılmayan faaliyetlere vergi avantajı sağlanması ne anlama geliyor? Aşağıda bu durumu açıklamaya çalıştık.

Bilindiği üzere 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun (“Kanun”) Geçici 2 nci maddesine göre; bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. Bir başka anlatımla bölgede faaliyette bulunan işletmelerin yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetleri ile ilgili bir kazanç elde etmeleri durumunda, bu kazanç üzerinden gelir veya kurumlar vergisi ödenmiyor.

Söz konusu istisnanın uygulanması için Kanun ve bu kanuna ilişkin Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nde (“Yönetmelik”) pek tabi ki bir takım şartlar ve sınırlamalar bulunmaktadır. Kısaca bu şart ve sınırlamalar şöyle;

  • İstisna sadece Bölgede gerçekleştirilen yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde edilen kazançlar için uygulanmaktadır. Bölge içinde bu faaliyetler dışında elde edilen kazançlar vergiye tabidir.
  • Yönetici şirketin onayı olmadan bölge dışında gerçekleştirilen yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetleri için istisnalardan faydalanılması mümkün değildir.
  • 19 Ekim 2017 tarihinden sonra Bölgede başlatılan projeler için gayri maddi hakların satılması, devri veya kiralanmasından elde edilen kazançların istisna olabilmesi için bu hakların, yetkili kuruma başvurularak patent veya fonksiyonel olarak patente eşdeğer belgelere bağlanması gerekecektir.
  • Yine 19 Ekim 2017 tarihinden sonra başlatılan projeler için patent veya fonksiyonel olarak patente eşdeğer belge alınmış olsa dahi, faaliyet kapsamında katlanılan “Nitelikli Harcamaların” toplam harcama içindeki oranı dikkate alınacak, toplam kazancın bu orana isabet eden kısmı istisnadan faydalanabilecektir.

Görüldüğü gibi Bölgede gerçekleştirilen yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde edilecek kazançlarda gelir veya kurumlar vergisi istisnası uygulanabilmesi için yukarıdaki şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bunları burada neden anlattık?

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5 inci maddesinin son fıkrasında; iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesinin kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm özellikle Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde ayrı bir tüzel kişilik yerine şube şeklinde faaliyet gösteren ve bu faaliyet sonucunda herhangi bir kazanç elde etmeyen (elde edilen yazılım, Ar-Ge ya da gayrimaddi hakkın satılması ya da kiralanması söz konusu olmaksızın işletme bünyesinde kullanılması durumu) mükellefleri yakından ilgilendirmektedir.

Söz konusu mükellefler Bölgede şube şeklinde faaliyet gösterdiği için burada gerçekleştirdikleri faaliyetler için katlandıkları giderler, herhangi bir satış ya da kiralama yapmadıkları için şube zararı olarak karşılarına çıkmaktadır. İşte bu noktada, bu zararın diğer faaliyetleri nedeniyle karlı olan merkezde indirimi yukarıdaki hüküm nedeniyle mümkün değildir. Bunun sebebi, söz konusu faaliyetlerin aslında “kazanç elde edilseydi kurumlar vergisinden istisna olacak” türden faaliyetler olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, bu faaliyetlere ilişkin katlanılan giderler ya da diğer bir ifade ile istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan bu zararların istisna dışı kurum kazancından indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Ancak şu konuyu gözden kaçırmamak gerekmektedir. Söz konusu gider ya da zararların istisna dışı diğer faaliyet kazançlarından indirilmemesinin en önemli nedeni, bu gider ya da zararların istisna faaliyete ilişkin olmasıdır. Eğer bu gider veya zararların içerisinde istisna kazanç şartlarını sağlamayan faaliyetlere ilişkin bir kısım gider veya zarar mevcut ise, bunların istisna dışı diğer kazançlardan indirimine ilişkin herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Yani bu tür giderler diğer kazançlardan indirilebilecektir.

Hal böyle olunca; yazımızın ilk bölümünde belirtmiş olduğumuz istisna kazanç şartlarının gerçekleştirilememesi durumunda, bu faaliyetlere ilişkin giderlerin diğer kazançlardan indirilmesi mümkün hale gelecektir.

Daha açık ifade etmek gerekirse, karlı bir tam mükellef firmanın Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyet gösteren bir şubesi mevcut ve bu şubede bir zarar söz konusu ise, zararın aşağıdaki faaliyetlere isabet eden kısmı tam mükellef kurumun karından indirilebilecektir. 

  • Bölgede gerçekleştirilen ve 4691 Sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge, yazılım ya da tasarım sayılmayan faaliyetlere ilişkin giderler (örneğin yönetici şirket tarafından Ar-Ge olarak kabul edilmeyen proje giderleri gibi)
  • Yönetici şirket tarafından onaylanmayan bölge dışı yazılım, tasarım veya Ar-Ge faaliyetleri,
  • 19 Ekim 2017 tarihinden sonra başlatılmış ancak patent alınması mümkün olmayan projelere ilişkin giderler veya
  • 19 Ekim 2017 tarihinden sonra başlatılmış ve patent alınmış olmakla birlikte, nitelikli harcama sayılmayan harcamalara ilişkin giderler

Teknoloji Geliştirme Bölgesinde bir şubeniz var ise ve buradan bir kazanç elde edilmiyor ise, buradaki Ar-Ge sayılmayan faaliyetler, Ar-Ge sayılan faaliyetler ile mukayese edildiğinde, size kurumlar vergisi avantajı yaratabilecektir.