Man is walking along a bridge

IBOR Reformu: Dönüşüm kaçınılmaz! Risk mi yoksa bir fırsat mı?

Geçmişte IBOR oranlarının zaman zaman manipüle edilmesi, bankalar arası teminatsız fonlama piyasalarında yaşanan düşüşler ve IBOR kullanımının risk içermediğine dair genel kanının kırılmaya başlamasıyla birlikte IBOR Oranlarından Alternatif Referans Oranlarına (ARR) geçiş ihtiyacı doğmuştur.

Bilindiği üzere, IBOR oranlarının yayımlanmasının sona erecek olması geniş bir finansal ürün ve piyasa grubunda büyük değişikliklere yol açması beklenmektedir. IBOR reformu, IBOR’a dayalı ürün ve araçlardan, sözleşmelerden, süreçlerden, modellerden ve sistemlerden etkilenen küresel çapta birçok finansal ve finansal olmayan kurum için önemli ve uzun soluklu bir dönüşüm girişimidir.

IBOR dönüşümü sürecinin 2021 sonuna kadar tamamlanması beklenmektedir.

LİKİDİTE RİSKİ

%58

EY Bankacılık Risk Anketi katılımcılarının %58'i, ARR bazlı enstrümanların likiditesini bu dönüşümün en büyük risklerinden biri olarak görüyor.

IBOR dönüşüm programında, öncelikle kurum olarak nereden başlamanız ve nereye ulaşmanız gerektiğini anlamalı ve sizi A noktasından B noktasına ulaştıracak yol planınızı çizmelisiniz.

Bu dönüşüm programında sizin yalnızca “Nasıl uyum sağlarım?” diye sormak yerine “Süreçlerimi geliştirebilir miyim?“; “Bu dönüşüm sayesinde işleri nasıl daha iyi yapabilirim?”; “Katlandığım bazı maliyetleri azaltmam mümkün mü?” gibi soruları da sormanızı sağlayacağız. 

PROJE EKİPLERİ

%53

EY Bankacılık Risk Anketi'ne göre, IBOR reformunun kurumlar üzerindeki etkilerine yönelik çalışmalar çoğunlukla merkezi ekipler tarafından koordine edilmektedir.

EY olarak biz, dönüşümün kurumlar için uyum sağlamanın ötesinde ciddi ticari faydalar içerdiğine inanıyoruz.

EY Türkiye Ekipleri tek çatı altında hukuk, finans, muhasebe, vergi, hazine, risk yönetimi ve teknoloji gibi konu özelindeki uzman desteğiyle gerekli hizmeti sağlamaktadır.