Varlık barışına ilişkin düzenlemeleri kabul eden kanun teklifi, 20 Mayıs Çarşamba günü gerçekleştirilen genel kurulda Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildi.
Varlık barışı nedir?
Varlık barışı, genellikle bir ülkede yurt dışında bulunan veya kayıt dışı olan varlıkların, belirli bir süre ve şartlar dahilinde beyan edilerek yasal hale getirilmesini sağlayan bir uygulamadır. Bu uygulama, vergi affı veya varlıkların kayıt altına alınması amacıyla yapılır. Varlık barışı sayesinde, kişiler veya kurumlar, yurt dışındaki veya kayıt dışı varlıklarını beyan ederek, geçmişe dönük vergi cezaları veya yaptırımlardan muaf tutulabilirler. Böylece, ekonomik sistemde şeffaflık artar ve vergi gelirleri yükselir.
Yurt içi ve yurt dışı varlıkların beyan ve bildirimini kapsayan ülkemizdeki ilk “Varlık Barışı”, 2008 yılında 5811 sayılı yasa ile uygulanmıştı. Bu düzenleme kapsamında, yurt dışından getirilen varlıklar için %2, yurt içinde beyan edilen varlıklar için ise %5 oranında vergi ödenmişti.
2013 yılındaki barış (6486 sayılı yasa) ise sadece yurt dışındaki varlıkların bildirimini içeriyordu. Bildirilen varlıklar üzerinden ödenmesi gereken vergi oranı yüzde 2 olarak belirlenmişti.
Ardından, 3 yıl sonra, 2016’da 6736 sayılı yasayla bir varlık barışı düzenlemesi daha yapıldı. Bu yasanın diğerlerinden en önemli farkı yurt dışından getirilen varlıklar veya işletme kayıtlarına alınan yurt içi varlıklar üzerinden herhangi bir vergi ödenmemesiydi.
Bundan sonra 2018 yılında 7143 sayılı yasayla, 2019’da 7186 sayılı yasayla ve ardından 2020 yılında 7256 sayılı yasayla yeni varlık barışı düzenlemeleri mevzuatımıza girdi. 2018 yılındaki barışta yurt içi ve yurt dışı varlıklar üzerinden %2 oranında, 2019’dakinde %1 oranında vergi ödenmesi gerekirken 2020 yılındaki varlık barışı vergisiz olarak gerçekleştirildi.
7417 sayılı yasa ile 2022 yılında bir kez daha barış yapıldı. Yurt dışı varlıkların bildiriminde, bildirim tarihine veya mevduatta tutma süresine bağlı olarak %0 ila %3 oranında, yurt içi varlıkların beyanında ise %3 oranında vergi ödenmişti.
Son uygulamanın üzerinden üç yıldan fazla bir süre geçtikten sonra 5 Mayıs’ta yeni bir yasa teklifi Meclis Başkanlığına sunuldu. Yazımızın konusunu oluşturan “Varlık Barışı”nın da içinde bulunduğu bu teklif Genel Kurulun 20 Mayıs tarihli birleşiminde küçük birkaç değişiklikle kabul edildi ve yasalaştı. Cumhurbaşkanının onaylaması durumunda yasanın önümüzdeki günlerde Resmî Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Yurt dışındaki varlıkların bildirimi ve süreler
Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları yasanın kapsamına giriyor. Bu varlıklar Türkiye'deki banka veya aracı kurumlara bildirilecek. Vergi mükellefi olsun olmasın tüm gerçek ve tüzel kişiler bu yasa hükmünden yararlanabiliyorlar. Bildirimin 31 Temmuz 2027’ye kadar yapılması gerekiyor.
Bildirilen kıymetlerin bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması şarttır. Fiziki olarak getirilenler Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgelerle tevsik edilebilecektir.
Yurt içi varlıkların beyan ve kayıt süreci
Yurt içi varlıklarla ilgili hüküm sadece gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri için geçerli. Buna göre söz konusu mükellefler sahip oldukları ve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebileceklerdir.
Bildirilen bu varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunluluğu da bulunuyor.
Defterlere kayıt ve fon hesabı uygulaması
Defter tutan mükelleflerin bildirdikleri varlıkları, bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlerine kaydetmeleri gerekiyor.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz. İşletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecektir.
Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca göstereceklerdir. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.
Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar ise bildirimde bulundukları varlıklarını bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 2 ay içinde Türkiye'ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumun başka bir şart aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Varlık barışında vergi oranları
Banka ve aracı kurumların, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranındaki vergiyi peşin olarak tahsil etmeleri gerekiyor. Bu vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edecekler ve aynı sürede ödeyeceklerdir.
Düşük vergi avantajı: Mevduat ve yatırım şartları
Bildirilen varlıkların vadeli hesaplarda veya 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikaları veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belli sürelerde bulundurulacağının taahhüt edilmesi durumunda aşağıdaki düşük vergi oranları uygulanacak. Ayrıca bu taahhütnameler üzerinden damga vergisi de alınmayacak.
31.12.2026 tarihine kadar bildirilen varlıklar için mevduat veya belirtilen kıymetlere yatırılacağına ilişkin taahhüdün süresi; en az 5 yıl olursa %0, en az 4 yıl olursa %1, en az 3 yıl olursa %2, en az 2 yıl olursa %3 ve en az 1 yıl olursa %4 oranında vergi ödenmesi yeterli olacaktır.
01.01.2027-31.07.2027 (bu tarih dahil) döneminde yapılacak bildirimlerde bu oranlarda yarım puan artırım yapılacaktır. Cumhurbaşkanı tarafından yetki kullanılarak başvuru süresinin uzatılması durumunda ise 31.07.2027 tarihinden itibaren yapılacak bildirimlerde vergi oranı yukarıdaki oranlara bir puan ilave edilmek suretiyle uygulanacaktır.
Satış zararı ve vergilerin gider kaydı
Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmiyor. Ayrıca bu varlıklar üzerinden ödenen vergilerin de gider yazılması ve başka bir vergiden mahsup edilmesi de mümkün bulunmuyor.
Yasada, bu kapsamda bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacağı belirtiliyor. Ancak diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmiyor.
Matrah farkı ile mahsup imkanları ve başvuru süresi
Bu varlıklar nedeniyle inceleme yapılamayacağını söyledik. Ancak diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ve takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespit edilmesi halinde aşağıdaki işlemler yapılacaktır:
- Bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmayacak,
- Bulunan matrah farkının bildirilen varlık tutarlarından büyük olması durumunda ise sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılacaktır.
Bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılacaktır.
- Yurt dışı varlıkların bildirildiği halde, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye'ye getirilmemesi veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi,
- Yurt içi varlıkların bildirildiği halde, 31.07.2027 tarihine kadar banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması,
- Bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi,
- Taahhütlere uyulmaması ve
- Diğer şartların yerine getirilmemesi,
hallerinde inceleme ve tarhiyat yapılmaması hükmünden yararlanılamayacak. Bu durumda ayrıca, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecektir.
Cumhurbaşkanının 31 Temmuz 2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında 6 ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatma yetkisi bulunuyor. Bu yetki çerçevesinde; varlıkların bildirim süreleri ile vergilerin ödenmesine ilişkin sürelerin altışar aydan iki kez yani bir yıla kadar uzaması mümkün. Tabii ki bu kesin değil. Gerekli görülürse süre uzatımına gidilecektir.
*Fatih Köprü'nün Ekonomist için hazırladığı yazıdan alınmıştır.