Basın bülteni
02 Nis 2026  | Istanbul, Türkiye

EY/IIF Küresel Bankacılık Risk Yönetimi 2026 Araştırması’nın sonuçları açıklandı

EY ve IIF araştırmasına göre, bankacılık sektöründe geleneksel riskler geri dönerken yeni tehditler de ortaya çıkıyor

EY ve IIF’in (Uluslararası Finans Enstitüsü) 15. Küresel Bankacılık Risk Yönetimi Araştırması, kredi riski (%62) ve finansal suçların (%43) yeniden bankacılık sektörünün en kritik gündem maddeleri haline geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, banka CRO’larının %72’si risk yönetiminde yapay zekâ kullanımının hâlâ erken aşamada olduğunu belirtirken, %55’i ileri teknolojileri kritik risklerin yönetiminde öncelikli görüyor.

Uluslararası danışmanlık, denetimgüvencevergi, kurumsal finansman ve strateji hizmetleri şirketi EY ve Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) iş birliğiyle küresel çapta 15’incisi gerçekleştirilen Küresel Bankacılık Risk Yönetimi Araştırması’nın sonuçları açıklandı. Araştırma; bankacılık sektöründe üst düzey risk yöneticilerinin (CRO'lar) günümüzde ve önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği en kritik zorlukları ortaya koyuyor. Araştırmada, kredi ve finansal suç gibi geleneksel risklerin yeniden yükselişe geçtiği; buna paralel olarak siber tehditler, dijital dolandırıcılık ve yapay zekânın hızlı benimsenmesine yönelik denetimin arttığını görülüyor. Küresel çapta 31 ülkeden 101 bankanın katılımıyla gerçekleştirilen      araştırma, jeopolitik gerilimlerin yükseldiği, düzenleyici yaklaşımların farklılaştığı ve teknoloji kaynaklı risklerin genişlediği bir dönemde CRO gündeminin hızla çeşitlendiğini gösteriyor.

Geleneksel riskler yeniden bankaların odağında yer alıyor

Son yıllarda ağırlıklı olarak finansal olmayan risklere odaklanan bankalarda kredi riski (%62) yeniden en kritik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Bu artışta temerrüt endişeleri ve banka dışı finansal kuruluşlardan gelen rekabet etkili oluyor. Burada özellikle finansal suç riskinin önceki yıla göre %23’ten %43’e, dijital dolandırıcılık riskinin ise %23’ten %59’a yükselerek keskin bir artış gösterdiği dikkat çekiyor. Araştırma sonuçlarına göre, bankacılık sektöründeki CRO’lar banka dışı finansmanının hızlı büyümesinin risk değerlendirmelerini karmaşıklaştırdığını belirtiyor. Katılımcıların üçte birinden fazlası bu durumun risk analizini zorlaştırdığını, %26’sı ise kredi ve karşı taraf riskinde yoğunlaşmasının arttığını ifade ediyor. Bu nedenle, birçok banka kredi tahsis limitlerini yeniden gözden geçiriyor ve banka dışı finansal kuruluşlara yönelik senaryo analizlerini güçlendiriyor.

Teknoloji hedefleri büyüyor, ancak uygulama geride kalıyor

Diğer yandan siber güvenlik %86 oranıyla bankalar için kısa vadede en büyük  risk alanı olmaya devam ediyor Bankacılık sektöründeki CRO’ların %55’i ileri teknolojileri öncelikli görmesine rağmen, %72’si risk fonksiyonunda yapay zekâ kullanımının hâlâ erken aşamada olduğunu belirtiyor. Bu oranın 2024’ten bu yana kayda değer bir değişim göstermediği görülüyor. Araştırmaya göre;  bankalar yapay zekâyı en çok dolandırıcılık ve finansal suç tespiti (%61), siber ve operasyonel risk izleme (%41) ve kredi ile piyasa riski modelleme (%33) alanlarında kullanıyor. Veri kalitesi ve erişilebilirliği ise banka CRO’larının %80’i tarafından en büyük engel olarak gösteriliyor. Gelecek dönemde yapay zekâ kullanımının özellikle dolandırıcılık tespiti, siber risk izleme ve kredi modelleme süreçlerinde artması bekleniyor.

Bankacılık sektöründe yetenek baskısı artıyor

Bankacılık sektöründe, CRO’ların beklentileri genişlerken özellikle yapay zekâ, veri ve dijital yetkinliklere duyulan ihtiyaç hızla artıyor. Buna rağmen CRO’ların %30’u önümüzdeki üç yılda risk ekiplerinin küçüleceğini öngörüyor Bu oran geçen yıl %16 olarak kaydedilmişti. 2024’te katılımcıların %68’i işe alımın hızlanacağını düşünürken, bu sene oran %49’a gerilemiş durumda. Dijital yetkinlikler (%71) bankalardaki risk ekipleri için en kritik beceri olarak öne çıkarken, uyum sağlama becerisi (%56) de hızla önem kazanıyor.  Bankacılık CRO’larının %64’ü manuel işlerin otomasyonunu, %55’i ise insan ve yapay zekânın iş birliğiyle ortaya çıkan hibrit rollerin artmasını bekliyor Ayrıca %79’u, artan beklentileri karşılamak için veri ve AI becerilerinin geliştirilmesini kritik görüyor.

Dijital varlıklara ilişkin riskler de hızla yükseliyor. Araştırma sonuçlarına göre; siber güvenlik riskinin %83, finansal suç riskinin ise %78 seviyesinde olduğu görülüyor. Buna rağmen bankaların %60’ının hâlâ bir dijital varlık stratejisi bulunmuyor. Strateji geliştiren bankalar daha çok müşteri maruziyeti (%29) ve dijital varlık hizmetleri (%16) alanlarına odaklanıyor.

Araştırmaya göre, belirsizlik ortamında etkin bir yol haritası oluşturmak için banka CRO’larının odaklanması gereken 3 öncelik şu şekilde sıralanıyor:

  1. Yaygınlaşan yapay zekânın sorumlu ve güvenilir kullanımı sağlanmalı
  2. Temel yetkinliklerinin yanı sıra dijital becerileri yüksek hibrit risk ekipleri geliştirilmeli
  3. Gelecekteki olası değişkenliklere hazırlıklı olmak için senaryo planlaması güçlendirilmeli

 

EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan araştırma ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“EY/IIF Küresel Bankacılık Risk Yönetimi Araştırması sonuçlarına göre, küresel çapta geleneksel risklerin geri dönüşüyle beraber teknoloji kaynaklı risklerin aynı anda yükselmesi, bankacılık sektöründe risk yönetimi fonksiyonunun çevikliğini ve öngörü kapasitesini her zamankinden daha kritik kılıyor. Türkiye’deki bankalar için de benzer bir tablo söz konusu; özellikle kredi riski ve finansal suç alanlarında artan baskı, daha bütünleşik ve veri odaklı risk yönetimi yaklaşımlarını zorunlu hale getiriyor.  Banka CRO’larının bu dönemde hem teknolojik yatırımları hızlandırması hem de risk kültürünü kurum genelinde güçlendirmesi gerekiyor. Yapay zekâ ve ileri analitik, doğru veri altyapısıyla birleştiğinde risk fonksiyonunun etkinliğini çarpan etkisiyle artırabilir. Ancak bu dönüşümün başarılı olabilmesi için yönetişim, etik çerçeve ve insan kaynağı boyutlarının da aynı hızda gelişmesi şart. Önümüzdeki dönemde CRO’ların rolü, yalnızca riskleri kontrol eden değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümeyi mümkün kılan stratejik bir iş ortağı olarak daha da güçlenecek.”

EY Türkiye Finansal Risk Yönetimi Hizmetleri Şirket Ortağı Ezgi İvecan ise şunları ekledi:

“Finansal risklerin doğası hem küresel hem de yerel ölçekte hızla değişmeye devam ediyor. Kredi riski tarafında artan temerrüt olasılıkları bankaların portföylerini daha dinamik ve ileri analitikle desteklenen modellerle yönetmesini zorunlu kılıyor. Türkiye’de özellikle değişken piyasa koşulları, faiz hareketleri ve sektör bazlı kırılganlıklar, risk modellerinin daha sık güncellenmesini ve stres senaryolarının genişletilmesini gerektiriyor. Finansal suç ve dijital dolandırıcılık risklerindeki yükseliş ise bankaların hem teknolojik hem de operasyonel savunma hatlarını yeniden yapılandırmasını gerektiriyor. Yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleri, anomalileri tespit etmede önemli avantaj sağlasa da veri kalitesi ve bütünlüğü hâlâ en kritik başarı faktörü olarak yer alıyor. Önümüzdeki dönemde finansal risk yönetimi, yalnızca düzenlemelere uyum sağlama fonksiyonu olmaktan çıkıp, bankaların dayanıklılığını ve rekabet gücünü belirleyen stratejik bir alan haline gelecek. Bu nedenle bankacılık CRO’larının teknoloji, veri ve insan kaynağı yatırımlarını eş zamanlı olarak güçlendirmesi büyük önem taşıyor.”

 

İlgili araştırmanın tamamına internet sitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz.


EY Hakkında

EY olarak amacımız; müşterilerimiz, çalışanlarımız ve toplum için değer yaratırken aynı zamanda sermaye piyasalarında güvenin ve daha iyi bir çalışma dünyasının oluşmasına katkıda bulunmaktır. Dünya çapında 150’den fazla ülkede, sahip olduğumuz veri ve teknoloji ile hizmet veren ekiplerimizle, denetimde güveni sağlarken müşterilerimizin gelişmesine ve dönüşmesine destek oluyoruz. Bağımsız denetim, danışmanlık, hukuk, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetlerimizle iş dünyasının karşılaştığı zorluklara yeni çözümler sunacak doğru soruları soruyoruz.

EY adı küresel organizasyonu temsil eder ve Ernst & Young Global Limited’in her biri ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olan, bir veya daha çok, üye firmasını temsil edebilir. Sınırlı sorumlu bir Birleşik Krallık şirketi olan Ernst & Young Global Limited müşteri hizmeti sunmamaktadır.

Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) kapsamında; EY’ın kişisel verileri nasıl topladığı, kullandığı ve bireylerin sahip olduğu haklara dair bilgilere ey.com/tr_tr/privacy-statement adresinden ulaşabilirsiniz. EY üye şirketleri yerel kanunların yasakladığı bölgelerde hukuk hizmeti sunmaz.

© 2026 EY Türkiye

Tüm Hakları Saklıdır.