Önümüzdeki 3–5 yıllık dönemde, halka arz piyasasında nicelikten çok niteliğin ön plana çıktığı daha seçici bir dönem bekliyoruz. Halka arz işlemleri devam edecektir; ancak genel makroekonomik ortama da bağlı olarak yatırımcıların daha seçici olduğu bir yatırım ortamı olacaktır.
Bu dönemde güçlü iş modeli olan, kurumsallaşmasını büyük ölçüde tamamlamış, büyümesini finansal disiplinle destekleyebilen ve değişen sektör trendlerine ayak uydurabilen şirketlerin öne çıkmasını öngörüyoruz. Piyasa koşulları, şirketleri daha gerçekçi değerlemelere ve daha net yatırım hikâyelerine yönlendirecektir.
Dolayısıyla bu dönemde, orta ve uzun vadede getiriye odaklı sürdürülebilir bir halka arz ekosistemi oluşmasını bekliyoruz.
Buna ek olarak, özellikle değişen jeopolitik dengelerde artan yabancı yatırımcı ilgisi görebiliriz. Burada enerji, teknoloji ve savunma sanayi gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin de ön plana çıkabileceğini söyleyebiliriz.
Diğer taraftan, son piyasa araştırmalarında 2025’e göre başvuruların artması, faizlerdeki düşüş ve piyasa tabanının genişlemesi sayesinde 2026’da halka arz piyasasının daha canlı olacağı öngörülüyor. Başvurusu devam eden yaklaşık 150 şirkete karşılık önümüzdeki dönemde gerçekleşmesi beklenen faiz indirimleriyle birlikte 2026’da da yaklaşık 30 halka arz tahmin ediliyor. Bu durum da SPK’nın kabul süreçlerinin 2–3 yıla yayılmasına yol açabilecek bir birikmiş arz havuzu yaratıyor.
Öte yandan SPK’nın kriterleri yükseltmesi, özellikle aktif büyüklüğe dayalı eşikler nedeniyle küçük ölçekli şirketleri sistem dışına itebilirken, öne çıkan stratejik sektörlerde kriterlerin diğer sektörlere göre daha düşük tutulması bu alanlarda arzı teşvik ediyor. 2025’te işlem sayısı sert düşerken ortalama halka arz büyüklüğünün yükselmesi, piyasanın küçük ölçekli halka arzlar yerine orta ve büyük ölçekli halka arzları tercih ettiğini, kalite eşiklerinin yükseldiğini ve daha seçici olduğunu gösteriyor.
Tüm bunlar göz önüne alındığında yüksek başvuru stoğuyla beraber bir halka arz dalgası için potansiyelin hazır olduğu görülüyor. Ancak yatırımcıların kârlılık beklentisi, SPK’nın mali performans kriterleri eşiğini yükseltmesi ve jeopolitik belirsizlikler göz önüne alındığında bu dalganın belirli sektörler ve nitelikli şirketler için öne çıkacağı görülmektedir. Bu nedenle önümüzdeki dönem, başvuru stoğunun getirdiği potansiyel arz dalgası ve seçicilik bileşimiyle ilerleyen hibrit bir halka arz döngüsü olarak şekillenebilir.