dünya görseli

2026 yılı vergi gündemi: Enflasyon muhasebesi ve Küresel Asgari Vergi


İlgili konular

2026 yılında vergi gündemini şekillendirecek konular arasında enflasyon muhasebesi, vergi affı beklentileri ve global asgari kurumlar vergisi önemli bir yer tutuyor.


Kısaca
  • 2025 yılında enflasyon muhasebesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmaları sürerken, dördüncü geçici vergi uygulaması geri getirildi ve enflasyon muhasebesi 2025 yılı için geçerli olacak.

  • Hazine ve Maliye Bakanı, vergi affı veya yapılandırmanın gündemde olmadığını belirtse de, ekonomik koşullar nedeniyle mükellefler arasında bu yönde beklentiler devam ediyor.

  • Türkiye'de 2024'te yürürlüğe giren global asgari kurumlar vergisi uygulaması, çok uluslu işletmeler için yeni beyanname ve yükümlülük süreçlerini beraberinde getiriyor.


2025 yılını çok yoğun bir vergi gündemi ile geçirdik, birçok yeni düzenleme gördük, yorumlayıp uyguladık; özellikle sonbaharda Vergi Denetim Kurulu’nun Kurgan Sistemi açıklamalarını takip ettik; aslında teknoloji tarafından VDK’nın ne kadar ileri seviyelere ulaştığını da tekrar gördük ve anladık. Tabi ki yoğunluk 2025 yılında kalmadı; anlaşılan o ki 2026 da belki de daha da yoğun bir vergi gündemi bizleri bekliyor. Zaten halihazırda 2026’ya hızlı bir giriş yapmamızı sağlayacak yeter sayıda konu var elimizde. Bu yazıda kısaca 2025’in kalan günleri ile 2026 yılında yine gündemi yoğun tutacak 4 konuya yer vermek istedim. 

Enflasyon muhasebesi ve dördüncü geçici vergi uygulaması 

Enflasyon muhasebesi, enflasyon şartlarının ilk oluştuğu 2021 yılından beri belki de en çok tartışılagelen konuların başında geliyor. Enflasyon muhasebesini, oluşan kâr veya zarar matrahı etkilemeyecek şekilde 2023 yılında toplu olarak gerçekleştirdik, 2024 yılında ise farklar vergiye tabi olacak şekilde yıllık olarak yaptık. 15.02.2025 tarihinde yayımlanan 582 nolu VUK Tebliği ile de 2025 yılının birinci, ikinci ve üçüncü geçici vergi dönemlerinde enflasyon muhasebesi yapılmayacağı belirlendi. 

Hal böyle iken, 2025 yılının kapanmasına çok az bir süre kalan şu günlerde hala 2025 yılında enflasyon muhasebesi uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıyor. İlginç bir şekilde piyasada enflasyon muhasebesinin 3 yıl erteleneceği yönünde bir beklenti oluştu. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın Plan ve Bütçe Komisyonunda kurumlar vergisi gelirlerinde yaşanan düşüşün büyük ölçüde enflasyon muhasebesi uygulamasından kaynaklandığını açıklaması da sanki kamunun da ertelenmesinden yana olacağı yönünde bir algıya neden oldu. Bütün bu beklentiler aslında Aralık ayında kanunlaşan Torba Kanunda bir düzenleme yapılacağı yönünde tecelli etti. Ancak hepimizin takip ettiği, 7566 sayılı Kanun’da da enflasyon muhasebesinin ertelenmesi veya kaldırılması yönünde bir düzenleme yapılmadı. Dolayısıyla mevcut durumda yeni bir kanuni düzenleme olmaz ise 2025 yılında enflasyon muhasebesi uygulanacak. Ancak uygulamaya ilişkin başka tartışmalar da gündemde. 

Bilindiği üzere, 7338 sayılı Kanun ile 2022 hesap döneminden itibaren verilecek dördüncü dönem geçici vergi beyanı kaldırıldı. Enflasyon muhasebesinin ertelenmesine ilişkin beklentiler sürerken, 7556 sayılı Kanun ile dördüncü dönem geçici vergi uygulaması 2025 yılında da uygulanmak üzere geri getirildi. 2025 yılında enflasyon muhasebesinin uygulanacağını kabul ettiğimizde ve 582 nolu Tebliğ’le yapılan sınırlamanın birinci, ikinci ve üçüncü dönem geçici vergilerinde enflasyon düzeltmesi yapılmamasına ilişkin olduğunu dikkate aldığımızda, 2025 yılı dördüncü döneminde enflasyon muhasebesi uygulanmış finansallar esas alınarak beyanname verilmesi gerekecektir. 

Vergi affı ve yapılandırma beklentileri 

Kasım ayının başlarında, Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek; yapılandırmanın vergi uyumunu bozduğunu ve mükelleflerin bilançosunu, gelir tablosunu sunup zorda olduğunu göstermeleri halinde, zaten taksitlendirme yapıldığını ve yeni bir yasal düzenlemenin gündemlerinde olmadığını belirterek vergi affı veya yapılandırmaya kapıyı kapattı. Aslında yapılandırmaların ve afların vergi uyumunu bozduğu ve hatta geçmişte ciddi şekilde kötüye kullanımlar da olduğu şüphesiz. Ancak ciddi bir süredir yaşadığımız olağan üstü ekonomik koşulların (ki asgari kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararında da bu husus asgari vergi uygulaması için bir gerekçe olarak kabul edilmiş idi) birçok mükellefi finansal güçlüklerle karşı karşıya bıraktığı da bir gerçek. Hele ki ödenmeyen borcun üzerine eklenen gecikme faizlerinin de yüksekliği dikkate alınınca, aslını ödeyememiş birçok mükellefin faiz dahil vergi borcunu ödeyemez hale geldiği de şüphesiz. Bildiğimiz kadarıyla STK’lardan da bu şekilde beklentiler dile getirilmeye devam ediyor. 2026 yılında gelişmeleri takip ediyor olacağız. 

Yeniden değerleme oranı ve vergi artışları 

Yine Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in yaptığı “Bütçe imkânları doğrultusunda, 2026 yılı için vergi ve harçlardaki güncellemenin, enflasyon hedeflerini dikkate alarak yeniden değerleme oranından daha düşük oranda yapılması hususu gündemimizde.” açıklaması piyasada tabi ki ciddi bir beklenti yarattı. Açıklamayı takiben Kasım ayı bütçe gerçekleşmeleri de aslında oldukça pozitif geldi. Dolayısıyla bütçe performansı da dikkate alındığında beklentilerin ciddi şekilde sürdüğünü söylemek mümkün. Önümüzdeki günlerde açıklanacak 2026 yılı vergi güncellemelerinde beklentilerin ne ölçüde karşılanacağını gözlemliyor olacağız. 

Diğer taraftan aslında piyasada uzun zamandır tartışıla gelen bir başka hususu da hatırlamakta fayda var. Bilindiği üzere gelir vergisi uygulamamız artan oranlı bir vergileme rejimine tabi. Vergileme %15’ten başlayıp %40’lara kadar çıkıyor. Özü itibariyle daha çok kazanandan daha çok vergi alınması tabi ki herkesin kabullendiği bir durum. Ancak piyasada uzun zamandır konuşula gelen ve hatta yakınılan durum ise; gelir aralıklarının düşüklüğü. Umuyoruz Bakanlığımız gelir vergisi vergi dilimlerindeki gelir aralıkları belirlenirken de bu serzenişleri dikkate alır. 

Küresel asgari kurumlar vergisi 

Türkiye’de Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi (“ATV”) uygulaması 1 Ocak 2024 ve sonrası başlayan hesap dönemlerine uygulanmak üzere 2 Ağustos 2024 yapılan düzenlemeyle yürürlüğe girmişti. OECD’nin başlattığı çok uluslu işletmelerin faaliyette oldukları her ülkede en az %15 vergi yükü taşımasını öngören bu düzenleme sadece belli bir eşik üzerinde konsolide geliri olan çok uluslu işletmeler için geçerli. 

Türkiye’de hesap dönemi takvim yılı olan mükellefler için, Yerel ATV 2024 yılı beyanlarının 31 Aralık 2025 tarihine kadar verilmesi gerekiyordu. Ancak bu süre 15 Ocak 2026 tarihine uzatıldı. Gelir İdaresi güvenli liman testleri geçilsin geçilmesin, vergi yükü çıksın çıkmasın her durumda beyanname verilmesini öngörüyor ve beyanname formatı bu şekilde hazırlanıyor. 

Konuyla ilgili Uygulama Genel Tebliği yazımız tarihi itibarıyla yayımlanması için Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi ve fakat henüz yayımlanmadı. Beyanname içinse Dijital Vergi Dairesinden mükellefiyet tesis ettirilmek suretiyle test aşamasındaki beyanname formatına ulaşılması mümkündür. Yazımız tarihi itibarıyla test aşamasında olan beyanname ile ilgili iyileştirme çalışmalarının devam ettiği söylenebilir. Süreyle ilgili ilave bir uzatma olup olmayacağı henüz belli değil, ancak Ocak ayına geldiğimizde bu konunun netleşeceğini düşünüyoruz. 

Yerel yükümlülüklere ilave olarak 30 Haziran 2026’ya gelindiğinde Küresel ATV beyan ve bildirim yükümlülüklerinin takip edilmesi önem arz edecektir. 

Yukarıda belirttiğimiz konular 2026 yılına hazır gündem olarak 2025 ten devreden konular aslında. Yeni gelişmeleri hep beraber takip ediyor olacağız. 

Makaledeki bilgi ve açıklamalardan dolayı EY ve/veya Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.’ye sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.


Özet

2026 yılına girerken vergi gündemimizde enflasyon muhasebesi, vergi affı beklentileri ve global asgari kurumlar vergisi gibi önemli konular öne çıkıyor. 2025 yılında enflasyon muhasebesinin uygulanması ve dördüncü geçici vergi döneminin geri getirilmesi, vergi mükellefleri için dikkat edilmesi gereken düzenlemeler arasında yer alıyor. Hazine ve Maliye Bakanı'nın vergi affı veya yapılandırmanın gündemde olmadığını belirtmesine rağmen, ekonomik koşullar nedeniyle bu yönde beklentiler sürüyor. Ayrıca, global asgari kurumlar vergisi uygulaması, çok uluslu işletmeler için yeni beyanname ve yükümlülük süreçlerini beraberinde getiriyor.

İlgili makaleler

Yasa teklifinde vergi düzenlemeleri ve değişiklikler

Vergi mevzuatında önemli değişiklikler içeren yasa teklifi, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı. Kira geliri istisnası, geçici vergi ve emlak vergisi gibi konularda yapılan düzenlemeler hakkında detaylar için yazımızı inceleyin.

Vergi ekiplerinin kuantum bilişime hazırlanmak için atması gereken üç adım

Vergi fonksiyonları, vergi modellemesi, denetim çözümü ve dolandırıcılık tespitinde devrim yaratabilecek kuantum bilişime nasıl hazırlanabilir? Daha fazla bilgi edinin.

2026 Bütçe Kanunu: Vergi gelirleri ve mali politikalar

2026 bütçe kanun teklifi, vergi gelirlerinin %97,5'ini hedefliyor. Gelir vergisi, kurumlar vergisi ve dolaylı vergilerdeki değişiklikler ve TBMM bütçe görüşmelerinin detayları için yazımızı inceleyin.



    Bize ulaşın
    Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçin.