Sınırda Karbon Mekanizması (SKDM/CBAM) düzenlemesi hayata geçiyor
Sınırda Karbon Mekanizması Düzenlemesi (SKDM) , kapsam dahilindeki ürün kategorilerinin AB’ye ihraç edilirken sahip olduğu karbon yoğunluğuna göre vergilendirilmesini hedefleyen bir mekanizma. Aynı zamanda SKDM, mevcut AB Emisyon Ticaret Sistemi’ndeki (EU ETS) ithal malları kapsayacak şekilde genişletilen iklim önlemi oluyor. Şu an için elektrik, demir ve çelik, çimento, alüminyum, gübre ve hidrojen ürün kategorilerini kapsayan bir CBAM uygulanıyor.
Ayrıca, 2025 yılında Omnibus kapsamında ciddi anlamda basitleştirme ve muafiyetlere yer verildi. İlk olarak, CBAM'a tabi mallar AB'ye ithal edilirken küçük ithalatçılar üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak adına bir düzenleme getirildi. Yılda 50 tondan az SKDM kapsamındaki mal veya yılda 100 ton gömülü karbon emisyonu içeren mal ithal eden şirketler bu uygulamadan muaf tutuluyor.
Gelecek için stratejik adımlar
2026 yılında yeni PEM kuralları gündemimizde önemli bir yer kaplayacak gibi duruyor. Menşe kurallarının sektörel bazda daha esnek hale gelmesiyle herkesin üretim, tedarik yapılarını ve menşe kurgularını yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Ayrıca, yeni PEM 1 Ocak’ta yürürlüğe girse de ülke bazlı menşe protokolleri hâlâ tamamlanmayanlar bulunuyor. Bu nedenle, mevcut ticarette ikili kümülasyonlar devam etse de ülke bazlı menşe protokolleri tamamlanmayan ülkelerin içinde bulunduğu ülke gruplarında çapraz kümülasyon uygulanamayacak. Özellikle AB’den ATR ile ithal edilen PEM üyesi diğer ülke menşeli ürünlerde bir İlave Gümrük Vergisi (İGV) olacak. Bu durumun yaşanmaması için öncelikle PEM’i tam anlamıyla imzalamak ya da tedarik zincirindeki mal akışlarını gözden geçirmek gerekiyor.
Diğer bir konu, gümrük birliği dolayısıyla TEV’in AB’ye yönelik ihracatlarda hâlâ devam ediyor olması. Gümrük birliği ile PEM farklı düzenlemeler olduğu için bir düzenlemenin kaldırdığı TEV’i diğeri devam ettirebiliyor. Bu durumda, AB ihracatlarında üçüncü ülke girdisi kullanma açısından FAS, Mısır, Tunus gibi ülkelere kıyasla Türkiye dezavantajlı durumda oluyor. Bu husus, bizim açımızdan gümrük birliğinin güncellenmesini kaçınılmaz kılıyor. Öncelikle, PEM kapsamında menşe kazanılması durumunda sadece TEV alınmamasının sağlanması gerekiyor.
Son olarak ise çevre konularının bu yıl da gündemde olacağını söyleyebiliriz. İklim Kanunumuzun hayata geçmesi memnuniyet verici ama bir an önce ETS, SKDM gibi uygulamaların da hayata geçirilmesi gerekiyor. Kapsamdaki ürün gruplarını AB’ye ihraç eden şirketler için bu maliyet artık yansıtılıyor olacak. Bu nedenle, hem üretim maliyetleri hem üretimlerinin dönüşmesi hem de bu dönüşümün daha ucuz finansman ile yapılması için artık daha odaklı ve sistematik ilerlemek gerekiyor.
*Sercan Bahadır'ın Ekonomi Gazetesi için hazırladığı makaleden alınmıştır.