EY Küresel Ticaret ekibi olarak, gelenekselleşen "Gümrükte Gündem" etkinliğimizin 16.’sını yoğun bir katılımla gerçekleştirdik. 2026 yılına ilişkin mevzuat değişiklikleri üzerine değerlendirmelerde bulunduğumuz etkinliğimizde, en öne çıkan konulardan biri de ürün güvenliği denetimlerindeki kapsam dışı beyanına ilişkin değişiklikler oldu. TAREKS sistemine kapsam dışı olan ürünlerin beyan edilmesinin, üretim ve ihracat tarafında olumsuz yansımaları oluyor. Birçok şirket, üretim yapacak girdilerinin gümrük işlemlerini tamamlayamadığı üretim süreçlerinde gecikmeler yaşıyor. Bu durum ihracata da olumsuz yansıyor.
Diğer yandan, yeni yıla başlarken geçen yılın hem dünyada hem de ülkemizdeki dış ticaret rakamları açıklandı. Dünya mal ticareti hacminin, 2025 yılının ilk yarısında yıllık bazda %4,9 oranında arttığı görülüyor. Bu artışın yarısının yarı iletkenler, sunucular ve telekomünikasyon ekipmanları olduğu görülmekle birlikte yapay zekâ ile ilgili ürünler de oldukça önemli yer kaplıyor. Dünya mal ticareti hacmindeki büyümenin, 2024’teki %2,8’den 2025’te %2,4’e ve 2026’da %0,5’e yavaşlaması bekleniyor. Bunun en önemli nedenlerinin, ABD tarife kararları, bölgesel savaşlar ve küresel tedarik zincirindeki kırılmaların devam etmesi olduğunu söyleyebiliriz.
Türkiye’nin dış ticaret rakamlarına baktığımızda ise, 2025 yılı için ihracatın %4,5 oranında artışla 273 milyar 434 milyon dolar; ithalatın %6,3 oranında artış ile 365 milyar 524 milyon dolar olarak gerçekleştiği görülüyor ve Orta Vadeli Programdaki hedefe ulaşıldığı anlaşılıyor.
Hem gümrükte kontrol arttı hem de vergiler yükseldi
Dış ticaret mevzuatı her yıl yenileniyor ve 1 Ocak itibarıyla yeni mevzuatlar yürürlüğe giriyor. Yeni bir ek vergi ya da yükümlülük geldiğinde, 1 Ocak tarihinden önce yüklenmiş eşyalar için ay sonuna kadar eski kurallar uygulanabiliyor. Bu nedenle, değişikliklere ilişkin eski kuralların ve vergilerin tatbik edilmesi için taşıma belgelerindeki tarihlere dikkat etmek gerekiyor.
Bu yılki düzenlemelerde yine korumacılık politikasının ve ek vergi artışlarının ana gündem olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin; daha önce İlave Gümrük Vergisi (İGV) uygulanmayan 72 adet GTİP’te sınıflandırılan ürünlere bu yıl İGV (ve dipnotlar kapsamında Ek Mali Yükümlülükler) getiriliyor. Bu kapsamda ortalama artışın %10 olduğu görülüyor. Ancak en önemli nokta, valf gibi ara malı olan eşyalara da bu ek vergilerin gelmiş olması. Diğer taraftan, 90 adet GTİP’te sınıflandırılan ürünlerin de İGV oranı artırılıyor. Bu artış oranları %3,2 ila 20 puan arasında gerçekleşiyor. Bu arada, 6 adet GTİP’te sınıflandırılan ürünün İGV oranı 9 puan düşürülmüş olup 43 adet GTİP’te sınıflandırılan ürüne ise 2026 yılında İGV oranı uygulanmayacak.
Diğer taraftan, uzun süredir konuşulan ve bir koruma önlemi olarak gizli bir ithalat vergisi tatbik edilen gözetim uygulamasında ciddi değişiklikler gerçekleşiyor. Gözetim belgesi uygulamasında yerli üreticileri korumak adına bazı ürünlerin birim kıymetlerinin belirli bir tutarın altında olması istenmiyor. Birim kıymetlerin tespit edilen eşiğin altında olması halinde ya gözetim belgesi talep ediliyor ya da bu belge alınmadan fiktif bir artış yapılarak ithalat matrahı söz konusu birim kıymetin üzerine çıkarılıyor. Bu şekilde ithalat işlemi gözetim belgesi alınmadan sonuçlandırılıyor, ancak hem matrah artışından kaynaklı ilave bir vergi ödeniyor hem de bu ek ödenen vergi için de katma değer vergisinin (KDV) indirimi söz konusu olmuyor. İthalatçı açısından iki yönlü bir maliyet artışı ile karşılaşıyor. Burada kritik olan nokta, bu ürünlerin içinde yakıt filtresi, kompresör gibi üretim girdilerinin olması. Bu da yerli üreticilerin üretim maliyetlerini artıran bir unsur oluyor.