Yapay zekâ DYY projeleri; büyük yapay zekâ şirketlerinin yatırımlarını, yapay zekâ dışı şirketlerin kurduğu AR-GE merkezlerini ve veri merkezlerini kapsıyor. Örneğin, Anthropic’in Paris ve Münih’te ofis açması bu kapsamdadır.
Bu artışa rağmen, işletmeler Avrupa’yı yapay zekâ yatırımı açısından diğer bölgelere kıyasla daha az cazip (%43) bulma eğilimindedir. Avrupa’yı daha cazip bulanların oranı ise %32’de kalmıştır. Ankete katılan şirketler, Avrupa’nın yapay zekâ alanındaki erken dönem ivmesini sürdürebilmesi için düzenleme, teknoloji yetkinlikleri ve teknoloji altyapısı konularında politika yapıcıların kararlı adımlar atmasını beklediğini belirtmiştir.
Savunma alanındaki DYY projeleri ise %84 artarak yaklaşık 7.000 istihdam yaratmıştır. Avrupa ülkelerinin Ukrayna’daki savaş ve ABD’nin NATO’ya bağlılığı konusundaki artan belirsizlikler karşısında yeniden silahlanmaya yönelmesiyle yatırımlar artıyor.
Yatırımlar en çok Birleşik Krallık, Fransa ve Ukrayna’da yoğunlaşırken; hava sistemleri, insansız hava araçları ve uzay (savunma DYY projelerinin üçte birinden fazlası), mühimmat ve füze sistemleri (%21) ve tank gibi kara sistemleri (%21) gibi birçok alt sektörü kapsıyor.
Savunma alanındaki birçok DYY projesi, çift kullanımlı (hem sivil hem askeri) teknolojilere odaklanıyor. Bu durum, komşu sektörlerde inovasyonu teşvik edebileceği gibi Avrupa’nın güvenlik hedeflerine ulaşmasına da katkı sağlayabilir. Örneğin, İspanya merkezli uzay yazılım şirketi INTEGRASYS, Fransa’da hem ticari hem de savunma amaçlı uzay teknolojileri geliştirecek bir mükemmeliyet merkezi kurmuştur.
Savunma değer zincirinin belirli alanlarında bağımsızlık sağlama isteğini yansıtır şekilde, savunma DYY’sinin üçte ikisi Avrupa içinden gelirken, bu oran tüm sektörlerde %57’dir.
Düşük karbonlu enerji sektöründeki DYY ise 2025 yılında %25 artmıştır. Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar, yenilenebilir enerji ve nükleer enerji gibi düşük maliyetli, yerel üretim alternatif enerji kaynaklarına olan ihtiyacı artırmıştır. Ayrıca yapay zekâyı desteklemek için gereken yüksek enerji tüketimli veri merkezlerinin büyümesi de önemli bir etkendir. Avrupa’nın yeşil enerji dönüşümündeki mevcut liderliği, daha fazla yatırım çekmesini destekleyecektir.
Geleneksel sektörler zorluklarla karşı karşıya
Uzun vadeli yapısal sorunlar, 2025 yılında Avrupa’nın en büyük ve köklü sektörlerinden bazılarında yabancı yatırımların azalmasına neden olmuştur. Otomotiv sektöründe yatırımlar yıllık %11, kimyada %19 ve sağlık üretiminde (ilaç üretimi ve tıbbi cihazlar) %28 oranında düşüş göstermiştir.
Bu sektörler, özellikle enerji olmak üzere artan üretim maliyetlerine, dalgalı girdi fiyatlarına, daha zorlu hâle gelen ABD ihracat pazarına ve artan küresel rekabete oldukça açıktır. Otomotiv sektörü ayrıca Çin’den gelen talebin zayıflaması ve elektrikli araçlara (EV) beklenenden yavaş geçiş gibi zorluklarla karşı karşıya. Sağlık üretimi sektörü ise ABD’ye kıyasla daha kısıtlayıcı regülasyonlar ve finansman ortamından özellikle etkileniyor.
ABD ve Almanya kaynaklı yatırımlar azalıyor
2019–2025 yılları arasında ABD ve Almanya’nın Avrupa’ya yönelik yatırımları sırasıyla %38 ve %28 oranında azalmıştır.
ABD şirketleri, gümrük vergilerine ilişkin belirsizlikler ile yerli yatırımı teşvik eden sübvansiyon ve vergi avantajlarını içeren “America First” politikaları nedeniyle Avrupa’ya karşı daha temkinli hâle gelmiştir. Ayrıca Asya’nın hızlı ekonomik büyümesi, genişleyen orta sınıfı ve büyüyen üretim kapasitesi Asya’yı, ABD yatırımcıları için giderek daha cazip bir alternatif haline getiriyor. Sürdürülebilirlik yatırımlarına yönelik küresel tepkiler de düşük karbonlu enerji gibi sektörler başta olmak üzere DYY’yi olumsuz etkiliyor.
Alman şirketlerin yatırımları ise artan üretim maliyetleri, Çin’den gelen talebin zayıflaması ve daha güçlü uluslararası rekabet nedeniyle gelir ve kârlılıklarının düşmesi sonucu azalmıştır. Almanya’da sanayiyi yeniden canlandırmaya yönelik politikaların da daha çok yurtiçi yatırımlara odaklanması bu eğilimi güçlendirmiştir.