EY Girişimcilik Barometresi 2026

EY Girişimcilik Barometresi 2026


İlgili konular

EY Girişimcilik Barometresi 2026; Türkiye’nin de aralarında yer aldığı Europe Central bölgesi çapında 14 ülkeden 1.000’i aşkın girişimciyle gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırmanın bulgularını ortaya koyuyor. Bölgedeki girişimcilik ekosisteminin mevcut görünümünü değerlendirmeyi, gelişim alanlarını belirlemeyi ve girişimcilerin karşı karşıya olduğu fırsat ve zorluklara ilişkin içgörüler sunmayı amaçlayan araştırma, iş dünyasının dönüşen dinamiklerine ışık tutuyor.

Raporumuz, bölgesel görünümün yanı sıra Türkiye’deki girişimcilerin önceliklerini ve beklentilerini de ortaya koyuyor. Araştırma bulguları, Türkiye’de dijital dönüşümün hız kazanarak özellikle yapay zekâ ve makine öğrenimi alanlarında belirginleştiğini gösteriyor. 

Özet

  • İnovasyon öncelikleri 2026 yılında pazar odaklı ve uygulama ağırlıklı bir dağılım gösteriyor. Türkiye’de stratejik ve pazarlama odaklı inovasyon %50 oranıyla bölge genelinin üzerinde seyrederken; ürün ve süreç inovasyonu %48, İnovasyon planlamayanların oranı ise %5 seviyesindedir.
  • Türkiye’de girişimcilik ekosistemine yönelik güvenin yıllık bazda belirgin şekilde iyileşme göstererek bölge ortalamalarının üzerine çıktığı görülüyor. Olumlu koşulların payı %34’e yükselirken, olumsuz değerlendirmelerise %51’den %25’e gerilemiş durumda. Türkiye’de olumsuz algı oranı %25 ile bölgenin önemli ölçüde altındadır.
  • Türkiye’de yatırım eğilimi temkinli seyretmekte olup bölgeye kıyasla büyüme odaklı bir görünüm daha sınırlıdır. BT yatırımları %50, otomasyon %45, ekipman yatırımları %36 ve yeni tesis yatırımları %13 seviyesindedir.

Anket bulguları

Türkiye’deki girişimciler, satış ve müşteri erişim kanallarını dönüştürmek ve rekabet güçlerini artırmak için strateji ve pazarlama inovasyonlarını önceliklendiriyor.

Önümüzdeki 12 ay için temel inovasyon alanlarınız nelerdir? 

girisimcilik-barometresi-2

Gözlemler

  • Türkiye’nin inovasyon gündemi dengeli bir yapı sergilemekle birlikte, bu alanın ticari öncelikler doğrultusunda şekillendiği görülüyor. Stratejik ve pazarlama inovasyonu %50 oranıyla öne çıkarken, ürün ve süreç inovasyonları %48, organizasyonel inovasyon ise %45 seviyesindedir. 
  • İnovasyon eğilimi geniş tabanlı bir görünüm sunmakta olup yalnızca %5’lik bir kesim herhangi bir inovasyon planı olmadığını belirtiyor. Bu durum, şirketlerin büyük çoğunluğunun önümüzdeki dönemde belirli bir değişim gündemini önceliklendirdiğinin altını çiziyor. 
  • Bu dağılım, “pazara erişim ve operasyonel uygulama” odaklı bir yaklaşımı gözler önüne seriyor. Şirketler pazarda öne çıkmak adına satış ve rekabet yöntemlerini geliştirmeye odaklanırken, bir yandan süreç ve ürün iyileştirmeleriyle organizasyonel inovasyona da önemli seviyede anlam yüklemeyi sürdürüyor.

Dijital teknolojilerin benimsenmesi

Türkiye, dijital temellerini hızla güçlendiriyor. Bu durum, deneme aşamasından değer üretimine geçişi mümkün kılan temel ayrıştırıcı unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Son 12 ayda işletmenizde aşağıdaki dijital teknolojilerin kullanımında ne tür bir değişim yaşanmıştır? 

gb-15

Gözlemler

Bölgesel karşılaştırma

  • Türkiye’deki girişimciler, büyük bir dijital hızlanma sürecinden geçmekte olup bu dönüşüm özellikle veri analitiği, yapay zekâ ve makine öğrenimi alanlarında belirginleşiyor.
  • Türkiye, yapay zekâ ve makine öğrenimi kullanımı geçen yıla göre 74’ten %82’ye yükselerek bölge ortalamasının üzerinde belirgin bir hızlanmaya işaret ediyor.
  • Veri analitiği kullanım oranının %79 ile bölgenin (%66) üzerinde olması, veri odaklı dönüşüm gündeminin daha ileri bir seviyede konumlandığını gösteriyor.
  • Bulut bilişimde benimseme oranı da bölge ortalamasının üzerine çıkarak altyapı modernizasyonunda daha hızlı ilerlemeye işaret ediyor. Dijital müşteri deneyimi platformları %70 ile bölgenin (%43) oldukça üzerinde olup, müşteri odaklı dijitalleşmeye yönelik güçlü bir önceliklendirmeyi ortaya koyuyor. 

Yapay zekâ yatırımları ve değer üretimi 

Türkiye’de yapay zekâ yatırımları daha öncelikli hale geliyor. Yalnızca %18’lik bir kesim herhangi bir yatırım yapmadığını belirtirken, şirketlerin büyük çoğunluğu yapay zekâya kaynak ayırıyor.  

Son 3 yıl içinde işletmenizin yapay zekâya yaptığı yatırım aralığını belirtiniz. 

gb-5

Gözlemler

  • Türkiye’de yapay zekâ yatırımları daha öncelikli hale geliyor. Yalnızca %18’lik bir kesim herhangi bir yatırım yapmadığını belirtirken, şirketlerin büyük çoğunluğu yapay zekâya kaynak ayırıyor.
  • Yatırımlar ağırlıklı olarak giriş seviyesinde yoğunlaşıyor. %57’lik bir kesim 25.000 ABD dolarına kadar harcama yapıyor. Bu durum, geniş bir tabanda pilot uygulamaların ve erken aşama kullanım senaryolarının hayata geçirildiğini gösteriyor.
  • Orta ölçekli yatırımlarda sınırlı bir yönelim görülüyor. Bu görünüm, yapay zekânın pilot aşamadan ölçekli kullanıma geçişini mümkün kılan entegrasyon ve operasyonel model dönüşümüne yatırımların görece sınırlı kaldığına işaret ediyor.
  • Yüksek ölçekli yatırımlar sınırlı bir segmentte kalıyor. 250.000 ABD doları üzerinde yatırım yapanların oranı %7 olup, bu grup kurumsal ölçekli yapay zekâ programlarını hayata geçirmeye odaklanan daha dar bir şirket kitlesini temsil ediyor.

Girişimcilik ekosistemi

Türkiye’de girişimcilik ekosistemine yönelik algı dengeli ve pozitif yönlü bir görünüm sergiliyor. Olumlu ve nötr değerlendirmelerin toplamı %70’e ulaşarak mevcut ortama ilişkin genel algının iyileştiğini gösteriyor. 

Girişimcilik faaliyetleri açısından mevcut koşulları nasıl değerlendiriyorsunuz? 

gb-6

Bölgesel karşılaştırma

  • Türkiye, girişimcilik ortamına ilişkin olumlu bir algı sunuyor. %34’lük olumlu değerlendirme oranının bölge ortalaması olan %28’in üzerinde olması, bölge geneline kıyasla daha güçlü bir güven düzeyine işaret ediyor. 
  • Olumsuz algı ise %25 ile bölge genelinin (%45) oldukça altında kalıyor. Bu durum kötümserliğin bölgeye kıyasla belirgin şekilde daha düşük olduğunu ortaya koyuyor.

Yatırım ve finansman

Türkiye’nin mevcut yatırım yaklaşımı temkinli ancak seçici bir görünüm sergiliyor; şirketler genişleme odaklı yatırımlar yerine modernizasyona ve otomasyona öncelik veriyor.

Önümüzdeki 12 ay içerisinde aşağıdaki yatırımlardan herhangi birini yapmayı planlıyor musunuz? 

yonetim-kurulu-barometresi-7

Gözlemler

  • Türkiye’de yatırım eğilimi büyümeden ziyade dijital dönüşüme ve otomasyona odaklanıyor. BT sistemleri ve sistem uygulamaları (%50) ile süreç otomasyonu (%45) en yüksek öncelikler olarak öne çıkarken, yeni tesis yatırımlarının %13 seviyesinde kalması şirketlerin kapasite artırımı konusunda daha temkinli hareket ettiğini gösteriyor. 
  • Fiziksel sermaye yatırımları tamamen geri planda kalmamakla birlikte daha seçici bir yaklaşım söz konusu. Ekipman ve makine yatırımlarının %36 seviyesinde olması, şirketlerin geniş çaplı yatırım programlarından ziyade verimlilik ve üretkenliği destekleyen yatırımlara yöneldiğine işaret ediyor. 
  • Öte yandan, katılımcıların %18’inin herhangi bir yatırım planlamadığını belirtmesi dikkat çekiyor. Bu durum, belirsizlikler ve finansmana erişim kısıtlarının etkisiyle şirketlerin belirli bir bölümünün yatırım kararlarını ertelediğini gösteriyor.

Yatırımların önündeki temel zorluklar 

Türkiye’de yatırımların önündeki zorluklar ağırlıklı olarak makroekonomik koşullar ve finansman kısıtlarından kaynaklanıyor.

Ekonomik risk ve piyasa belirsizliği ile finansman yetersizliği, yatırım kararlarını sınırlandıran başlıca unsurlar olarak öne çıkarken; yatırım iştahının temel belirleyicilerinin güven ortamı ve likidite koşulları olduğunu gösteriyor.

Finansman koşulları da önemli bir baskı unsuru oluşturuyor. Elverişsiz borçlanma şartları %41 seviyesinde olup, sermaye maliyetinin yatırım kararları üzerinde doğrudan etkili olduğunu ortaya koyuyor.

Jeopolitik belirsizlikler %45 ile yatırımcılar açısından önemli bir risk alanı olmaya devam ederken, regülatif ve siyasi belirsizlikler de %39 seviyesinde seyrediyor. Bu görünüm, dışsal risklerin ve politika belirsizliğinin yatırım kararlarını şekillendiren temel faktörler arasında yer aldığını gösteriyor

Önümüzdeki 12 ay içinde kuruluşunuzun yatırım planlarını potansiyel olarak hangi faktörler engelleyebilir?

gb-13

Finansman yapısı

Türkiye’de iç kaynaklarla finansman temel yaklaşım olmaya devam ediyor. Yeniden yatırılan kârlar ve özkaynakların %61 ile en yaygın finansman kaynağı olması, şirketlerin büyümeyi ağırlıklı olarak kendi kaynaklarıyla finanse etmeyi tercih ettiğini gösteriyor.

Banka kredileri %20 ile ikinci sırada yer alıyor. Borçlanma önemli bir finansman aracı olmaya devam etmesine rağmen, şirketlerin birincil finansman tercihini oluşturmuyor.

Kamu destekleri ve teşviklerin %14 ile dikkat çekici bir paya sahip olması, hibeler ve kamu destekli programların Türkiye’deki şirketler için anlamlı bir finansman kanalı oluşturduğunu gösteriyor.

Buna karşılık, dış yatırımcıların ve özel sermaye fonlarının payının %5 seviyesinde kalması, öz sermaye yatırımlarının şirketler için öncelikli finansman kaynağı olmadığını ortaya koyuyor.

Şirketinizin temel finansman kaynağı hangisidir? 

gb-8

İş gücü dinamiği

Türkiye’de tam zamanlı işe alımdaki düşüşe karşın, dış kaynaklı iş birlikleri ve yarı zamanlı istihdamdaki güçlü artış, şirketlerin büyümeyi daha esnek ve düşük sabit maliyetli iş gücü modelleriyle yönetmeyi tercih ettiğini gösteriyor.

Önümüzdeki 12 ay içinde yeni çalışan istihdamına yönelik planlarınız nelerdir?  

gb-9

Gözlemler

  • Türkiye’nin işe alım yaklaşımı dengeyi korumakla birlikte temkinli bir görünüm sergiliyor. Şirketlerin %34’ü tam zamanlı işe alımı artırmayı planlarken, %30’u mevcut çalışan sayısını korumayı hedefliyor. Bu durum, geniş tabanlı bir işe alım hedefinden ziyade seçici bir büyüme yaklaşımına işaret ediyor.
  • Bununla birlikte, iş gücü planlamasında esneklik belirgin şekilde öne çıkıyor. Dış kaynaklı iş birlikleri (%25) ve yarı zamanlı istihdam (%13) planları, şirketlerin belirsizlik ve talep dalgalanmalarını daha esnek iş gücü modelleriyle yönetmeye yöneldiğini gösteriyor.
  • Çalışan sayısını azaltmayı planlayanların oranının yalnızca %5 seviyesinde olması, yaygın bir küçülme eğiliminin bulunmadığına işaret ediyor.

Sürdürülebilir büyüme

Türkiye’de artan maliyetler ve finansmana erişim zorlukları, şirketlerin finansal dayanıklılığı üzerinde eş zamanlı baskıya sebep oluyor.

Önümüzdeki 12 ay içerisinde aşağıdaki unsurların şirketinizin finansal güvenliği üzerinde ne düzeyde etkisi olacağını öngörüyorsunuz?

gb-10

Gözlemler

  • Artan operasyonel maliyetler, enflasyon baskıları ve yükselen iş gücü maliyetleri, kârlılık üzerindeki baskının tüm maliyet tabanına yayıldığını gösteriyor.
  • Makroekonomik ve dış kaynaklı riskler de üst sıralarda yer alıyor. Jeopolitik belirsizlikler ve döviz kuru dalgalanmaları, girişimcilerin belirsizliklerin kârlılık ve nakit akışına doğrudan yansıyacağını öngördüğüne işaret ediyor.
  • Finansman ve talep kaynaklı riskler de belirgin önem taşıyor. Tüketici harcamalarındaki zayıflama, yüksek faiz oranları ve krediye erişim, önümüzdeki 12 aylık dönemin şirketler tarafından eş zamanlı bir talep, finansman ve maliyet baskısı testi olarak değerlendirildiğini gösteriyor.

Birleşme ve satın almalar

Türkiye, hızlı bir çıkış arayışındaki bir pazardan ziyade, iş ortaklıkları ve stratejik iş birlikleri için güçlü bir zemin sunan bir pazar konumunda.

Önümüzdeki 12 ay içinde şirketinizin bir kısmını satma olasılığınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

gb-11

Gözlemler

  • Türkiye’de şirketlerin bir kısmını elden çıkarmaya yönelik yaklaşım olmakla birlikte, bu eğilim ağırlıklı olarak azınlık hisse satışları veya kısmi likidite seçeneklerinin değerlendirilmesi şeklinde ortaya çıkıyor. 
  • İşlem eğilimi daha çok seçenekleri değerlendirme aşamasına odaklanıyor. “Biraz olası” diyenlerin oranının, “çok olası” diyenlerin oldukça üzerinde olması, birçok kurucunun kısa vadeli bir işlem planından ziyade olası fırsatlara açık bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor.
  • Kısa vadede işlem gerçekleştirme ihtimali yüksek olan şirketlerin oranı %7 ile sınırlı kalmakla birlikte, piyasada belirli ölçüde bir işlem potansiyelinin varlığına işaret ediyor.

Aile şirketleri perspektifi

Türkiye’de halefiyet planlamasına ilişkin olgunluk artış eğilimi göstermekle birlikte, “henüz planlamaya başlanmamış” segmentinin varlığı da dikkat çekiyor. 

Aile işletmenizde halefiyet planlamasını nasıl yönetiyorsunuz? 

gb-12

Gözlemler

  • Katılımcıların %39’u halefiyet planlaması konusunda henüz yeterli adımları atmadığını belirtiyor.
  • Resmî halefiyet planlarına sahip olanların oranının %22, aile içinde yürütülen resmi olmayan görüşmeler yürütenlerin oranının ise %28 olması, birçok şirket için planlamanın belgelendirilmiş süreçlerden ziyade görüşme aşamasında olduğunu gösteriyor.
  • Aile şirketlerinin halefiyet süreçlerinde, üçüncü taraf yönetişim, vergi veya hukuk danışmanlığı gibi alanlarda profesyonel danışmanlara ihtiyaç olduğuna işaret ediyor.

Stratejik öneriler

1

Kademeli büyüme disiplini

Belirsizlik ortamında sermayeyi aşırı taahhüt altına almadan büyümeyi sürdürebilmek için, pilot uygulamalardan ölçekli yaygınlaştırmaya geçişi net yatırım geri dönüşü (ROI) kriterleriyle yöneten kademeli bir yatırım yaklaşımı benimsenmelidir.

2

Kârlılık ve likiditenin korunması

Verimliliği artıran, fiyatlandırma disiplinini güçlendiren ve işletme sermayesinin etkin yönetimini destekleyen uygulamalarla kârlılığı korumaya yönelik kapsamlı bir maliyet ve nakit yönetimi programı hayata geçirilmelidir.

3

Finansal risk yönetimi

Döviz kuru, faiz oranları ve finansmana erişim kaynaklı riskler operasyonel riskler olarak ele alınmalı; öngörü ve planlama kabiliyetleri güçlendirilmeli, risk pozisyonları etkin şekilde yönetilmeli ve finansman kuruluşlarına yönelik raporlama altyapısı geliştirilmelidir.

4

Müşteri değerinin gelire dönüştürülmesi

Müşteri deneyimi alanındaki gelişmeler; dönüşüm oranı, müşteri elde tutma ve çapraz satış gibi ölçülebilir ticari göstergelerle ilişkilendirilerek müşteri etkileşimi ve dijital yatırımlar gelir artışına dönüştürülmelidir.

 

5

Yetenek stratejisi ve esnek iş gücü yapısı

Hedefli ödül ve yan haklar, hızlandırılmış yetkinlik geliştirme programları ve yapılandırılmış dış kaynak kullanımı uygulamalarını bir araya getiren güçlü bir çalışan değer önerisi ve esnek iş gücü modeli oluşturulmalıdır.



Bu makale hakkında

Yazarlar