İç Denetim, kuruluşların güven oluşturmasına nasıl destek oluyor?

9 dakika okuma süresi 8 May 2020
9 dakika okuma süresi 8 May 2020
İlgili konu başlığı Danışmanlık

İç Denetim fonksiyonları; yeni teknolojiler ortaya çıkarken aksaklıkların bir adım önünde olup, kuruluş içinde güveni korumalılar.

Günümüz iş dünyasında, dönüşüm ve güven el ele ilerliyor. Şirketler, haklı olarak; verinin gücünü kullanmak, sistemleri ve süreçleri yeniden şekillendirmek ve yeni iş modelleri geliştirerek dönüşmek için, ezber bozan teknolojilerin yükselişinden faydalanıyorlar. Dönüşümün etki sahasının büyüklüğü ve yatırımcılar, müşteriler, işverenler, tedarikçiler, düzenleyiciler ve kamuyla birlikte etkilenen paydaş yelpazesinin genişliği düşünüldüğünde; başarılı olabilmek için temel unsur güven oluyor.

Bir bağımsız teminat fonksiyonu olarak İç Denetim (İD); kuruluşların, dönüşüm yolculuklarında güvenilir bir marka inşa etmelerini sağlamak için, doğal olarak kilit bir rol oynuyor.

Fakat, işletmede karmaşa ve bozulma arttıkça; İç Denetim, paydaşların kuruluşa olan güveninin sarsılmaması için danışmanlık konusunda daha büyük bir rol almalı. İç Denetimin, kuruluşun karşı karşıya olduğu riskler konusunda daha geniş değerlendirmeler ve tavsiyeler sunması gerekebilir. Bunlar; yalnızca faaliyet alanına giren bilindik, önlenebilir ve aşağı yönlü riskler değil; yönetimin incelemesi gereken inovasyonlar ya da ufukta beliren demografik değişimler, iklim değişiklikleri ve küreselleşme gibi dış riskler de olabilir.

Gelecekte, 'teminat' kelimesi yepyeni bir anlam kazanacak. Teminat; yalnızca finansal ve işlevsel konfor tedarik etmek anlamına gelmeyecek. Aksine; yönetim, İç Denetim fonksiyonundan daha önce asla değerlendirmesini istemediği risklerin idaresi konusunda teminat bekleyecek. Peki; İç Denetim, bu iş dönüşümüne nasıl ayak uydurabilir ve güvenin koruyucusu olarak pozisyonunu koruyabilir?

İlk etapta, bu soruya bir cevap olarak; İç Denetim, artık eskiden olduğu gibi küçük değişimlerle kendisini dönüştüremeyecektir diyebiliriz. İç Denetimin, kendi yaşam döngüsünü ve etrafındaki işletme çevresini pozitif anlamda alt üst edeceği, bütünsel ve planlı bir dönüşümden geçmesi gerekiyor. Bu dönüşüm ile birlikte; fonksiyonlarda veriye dayalı çalışmanın ve yeni çıkan teknoloji kullanımının artması, dinamik süreçlerin çoğalması ve daha esnek bir insan modeli çizilmesi gerekiyor. Dönüşüm yolculuğunun aşamaları boyunca yetenek stratejileri, süreçler ve teknolojiye, tüm çevrenin aklına yatacak şekilde tasarlanan bir aksamayla eş zamanlı olarak meydan okunmalı. 

Elbette ki, tek bir hamlede bütünü etkileyecek kökten bir değişim beklemek gerçekçi olmaz. Ancak, birçok şirket için bu değişime başlayabilmek bile büyük bir zorluk. Esasında bunun anahtarı; dönüşüm için uzun vadeli bir plan oluştururken, aynı zamanda hızlı kazanç sağlayacak kolay kazanımların hedeflenmesi. Ardından; bu hızlı kazanımlar, dönüşümün erken safhalarında başarıyı göstermekte kullanılabilir. Böylece, daha karmaşık ve stratejik ögelere geçmek için gereken istek uyandırılabilir. Dönüşüm; davranışlardaki bireysel düzeltmeler ve teknolojik gelişimlerin birleşimiyle tamamlanıyor. Ek olarak, dönüşüm; küçük ve hedeflenmiş, büyük ve stratejik veya her ikisi sekilde de olabilir.

Peki; kuruluşlar, İç Denetimde dönüşüme nereden başlamayı düşünmeliler?

  1. Teknoloji/Operasyonel model: Şirketler; teknoloji, teknolojinin kullanımı ve bunun İç Denetim operasyonel modeline etkisinden başlayabilirler. Sorulması gereken kilit sorulardan biri şu: Teknoloji; sürecin esnekliğini arttırmak, tekrarlayan görevleri değiştirmek, kapsamı genişletmek veya içgörü sağlamak gibi güncel fonksiyonları nasıl daha etkin hale getirebilir?

    Teknoloji; risk değerlendirmesi ve denetim planlamasından, yürütme ve raporlamaya kadar İç Denetim yaşam döngüsünün tamamını iyileştirecek sayısız fırsat sunuyor. Bu; yalnızca manuel denetimleri daha çevik bir şekilde uygulamak anlamına gelmiyor. Kontrol testleri ve devamlı görüntüleme imkanları için; analitik, robotik ve optik okuma araçlarından yararlanma fırsatlarını kollayın. Hızlıca bilgi toplayıp sonuçları düzenleyecek, risk değerlendirme sürecinin devamlılığına olanak sağlayan işbirliği araçlarının kullanımına dair araştırmalar yürütün. Dijitalleştirme yoluyla raporlamayı geliştirin. Yapay zeka ve süreç madenciliği gibi daha uzun soluklu veya zorlu hedeflerinizde, iş anlayışınızı geliştirecek ve güvenilir ilişkiler kurmanızı sağlayacak ekip çalışmaları yapma ihtimalinizi değerlendirin.
  2. Yetenek: İnsanlar, İç Denetimin temeli olduğu gibi; fonksiyonun dönüşümünün de temelini oluşturuyor. Şu an sahip olduğunuz becerilerin, gelecekte ihtiyaç duyacaklarınız ile aynı olup olmadığını sorgulamanız önem arz ediyor. İç Denetimin, giderek küreselleşen ve hızla yapılanan dünyamızda; bir ofiste yan yana oturan, sabit becerilere sahip insanlardan oluşan bir ekip olması artık yeterli değil. Kuruluşların; çeşitli ve mobil iş gücünü çekebilecekleri, geniş yetenek yelpazesine sahip esnek bir insan modeline ihtiyaçları var. Fonksiyonlar; işe alım kaynaklarını genişletme, dönüşümlü kadro modelini uygulama, birbirini tamamlayan yetenekler için üçüncü taraf tedarikçilerle ortaklık yapma ve kişiye özel öğrenim ve deneyim müfredatı hazırlayarak sosyal ve teknik becerileri geliştirme gibi hızlı aksiyonlarla başlayabilirler.

Bu; yalnızca manuel denetimleri daha çevik bir şekilde uygulamak anlamına gelmiyor. Kontrol testleri ve devamlı görüntüleme imkanları için; analitik, robotik ve optik okuma araçlarından yararlanma fırsatlarını kollayın.

Geleceğin tanımı, yeni teknolojiler ortaya çıktıkça evrilmeye devam edecek ve birçok İç Denetim fonksiyonu, hızlı değişimin önüne geçmek ve kuruluşun içi güveni korumak için yolculuğuna başlayacak. Herhangi iki dönüşüm, birbirinin aynısı olmayacak. Artık organizasyonel hizalanma; geçmiştekinden farklı olarak, her kararın altında yatan neden olmalı.

İç Denetim fonksiyonlarının, şirketin güven kültürünü korumaya devam edebilmeleri için; kendi hızlı değişimlerini tasarlamaya başlamalarının tam zamanı.

Özet

İç Denetim, paydaşların kuruluşa olan güveninin sarsılmaması için danışmanlık konusunda daha büyük bir rol almalı. İç Denetimin; kuruluşun karşı karşıya olduğu aşağı yönlü riskler, yukarı yönlü riskler ve dış riskler konusunda daha geniş yelpazede öngörüler sunması gerekecek.