Veriler tıbbi teknolojileri kişiselleştirirken, yarının tüketicisine nasıl hizmet edebilirsiniz?

11 dakika okuma süresi 19 Ağu 2020
İlgili konu başlığı Sağlık Yaşam Bilimleri

Tıbbi teknoloji şirketleri; dinamik ve bağlantılı bir ekosistemde, güvenilir bir ortak olarak kalmalarını sağlayacak yeni iş modelleri geliştirmeliler.

2019 yılı içerisinde herhangi bir kriz yaşamayan küresel tıbbi teknoloji endüstrisinin gelirleri ve değerleri artmaya devam ediyor. Ancak; şirketlerin sektörde geçerli kalabilmesi için, hasta/tüketiciler ve hizmet sağlayıcılarının mevcut ihtiyaçlarını karşılamaya devam ederken; bir yandan da gelecekte talep edilecek ürünlere yönelmeye başlamaları gerekiyor. Bu durum; ürün satmaya dayalı mevcut iş modellerinden uzaklaşıp, tıbbi teknolojilerin dinamik ve bağlantılı bir sağlık hizmeti ekosisteminde güvenilir bir ortak olarak kalmasını önceliklendirecek modellere geçilmesi anlamına geliyor.

Endüstrinin Nabzı isimli raporun 13. baskısında (pdf); sektörün bugünkü durumu, hala kat etmesi gereken mesafe ve oraya ulaşmak için izlemesi gereken yollar gösteriliyor.

Yakında sağlık sektörünü, hasta/tüketici taleplerini güçlendiren kişisel hasta bakım modelleri yönlendirecek. Bu modeller, geleneksel iş modellerinin konfor alanının dışında çalışmayı sağlayan tıbbi teknoloji ile mümkün olacak. Tıbbi teknoloji, daha iyi müdahale ve hasta bakımı sağlamak için; cihazların birlikte güvenle çalışabilir olmasına, verilerin gerçek zamanlı olarak elde edilip, analiz edilmesine ve çevik ve veriye dayalı tedarik zincirlerine ihtiyaç duyacak.

Tıbbi teknolojinin dijitalleşmesi; giderek değere dayalı bir hal alan ödeme ortamında, hem hastaların hem de sektörün yararlanacağı sonuçlara ulaşmayı sağlayabilir.

ey man receiving medical scan rear view
(Chapter breaker)
1

Bölüm 1

Tıbbi teknoloji kendi geleceğine yeteri kadar yatırım yapıyor mu?

Tıbbi teknoloji geliri ve değerleri 2019 yılı içinde tekrar yükselse de; asıl önemli olan sektörün gelecekteki büyümesini koruması.

2018 ve 2019 yıllarında, tıbbi teknolojinin kolektif gelirleri; üç yıl üst üste %7 oranında artarak 407.2 milyar ABD dolarına yükseldi. Değerlemeler de buna paralel olarak güçlendi: Medikal teknoloji kümülatif kamu değerlemesi; 30 Haziran 2019 tarihine kadarki 18 aylık dönemde, %38 artarak yaşam bilimleri sektörünün çok üzerinde bir seviyeye ulaştı.

Teknolojiler birleştikçe; tıbbi teknoloji, sağlık hizmetlerine devrim niteliğinde yenilikler getirecek. Peki ya sektör kendi geleceğine yatırım yapıyor mu? Bu noktada rakamlar, daha az umut verici.

Ar-Ge harcamaları bu yıl %11 oranında artmasına rağmen; uzun vadeli tabloya bakıldığında ,hem Ar-Ge harcamaları hem de şirket gelirlerindeki büyüme; 2007'nin mali çöküşü öncesi sektörün kaydettiği seviyelere henüz ulaşamadı.

Sektör; sermayesinin çoğunu Ar-Ge harcamalarından ziyade, geri ödemeler ve yatırımcı temettülerine ayırıyor. 2018 yılında paydaşlara geri ödenen nakit payı, tıbbi teknolojinin büyüme faaliyetlerine yaptığı yatırım seviyelerine erişecek kadar arttı. Geleceği inovasyona bağlı bu strateji; paydaşları kısa vadede memnun etse de, uzun vadede dezavantajlı. Sektörün paydaşlara geri ödeme yapma isteği, büyümeye nasıl yatırım yapacağını bilmediğinin belirtisi.

2019'da geleneksel tıbbi teknolojide milyar dolarlık fırsatlar, bugüne kıyasla daha azdı. Yine de, fırsatlar hala var. Günümüzde, Abbott'un satın alma ve yatırımlarında artış sağlayan mitral kapak tamir cihazı MitraClip ile yaptığı önemli atılıma tanık oluyoruz. Geleneksel cihazlardaki ilerlemelerin kısıtlılığına bakılırsa, MitraClip bu alanda atılmış takdire şayan bir adım.

Net olarak söylenebilir ki; bir sonraki büyük cihaz yeniliğine kadar tıbbi teknoloji şirketleri, özellikle hedef şirketlerin güçlü değerleri göz önüne alındığında, satın alma konusunda temkinli davranacaklar. Birleşme ve satın alma harcamaları 30 Haziran 2019 tarihine kadarki 12 aylık dönemde artsa da; tıbbi teknoloji firmaları cesur veya dönüştürücü anlaşmalardan ziyade gizli anlaşmalar ve portföy optimizasyonunu önceliklendirdiği için, anlaşmalar azalıyor.

Teknolojiler birleştikçe; tıbbi teknoloji, sağlık hizmetlerine devrim niteliğinde yenilikler getirecek. Peki ya sektör, kendi geleceğine yatırım yapıyor mu?

Kanıtlanmamış yeni teknolojilere yönelik tedbirler, tıbbi teknoloji inovasyonu için yerel yakıt sağlayan start-uplara zarar vermeye devam ediyor. Günümüzün birleşme ve satın alma ortamında, yeni şirketlerin; çıkış yolu olarak büyük bir tıbbi teknoloji şirketi tarafından satın alınma yolunu seçmeden önce, harcamalarını karşılamaları gerekiyor. Girişim sermayesi tıbbi teknolojiye akmaya devam etse de, genel anlamda sektör finansman seviyeleri 2018'in ikinci yılında geriledi. Artırılmış sermayedeki bu küçük daralma, Gıda ve İlaç İdaresi’nin PMA ve 510 (k) onayları yoluyla pazara bu yıl ulaşan yeni ruhsatlardaki düşüşü yansıtıyor.

Bu sırada, ekosistem genelinde sektörün başlıca müşterisi olan paydaşlar zor günler yaşıyor. Hizmet alıcılarının hizmet sağlayıcılarına geri ödeme yapmaması sebebiyle, hastane ağları ihtiyatlı bir şekilde harcama yapıyor ve sektörde değer yaratmak yerine, pahalıya getirmeye yönelik çabaların devam etmesi sebebiyle memnuniyetsizlikler dile getiriliyor. Kısacası; tıbbi teknoloji paydaşları, sektörü işbirliği yapabilecekleri gerçek bir ortak olarak görmüyor. Nihai son kullanıcılara gelirsek; tıbbi teknoloji henüz hasta/tüketicileri gerçek müşteriler olarak görmüyor. Sektör, hala tedarikçi sistemlere odaklanıyor.

ey man receiving medical scan rear view
(Chapter breaker)
2

Bölüm 2

Tıbbi teknolojinin geleceğini şekillendiren temel eğilimler neler?

Tıbbi teknoloji şirketleri kazançlı anlaşma fırsatlarını kovaladıkça; teşhis, dijital teknoloji ve veriler şirkete değer katmanın anahtarı olacak.

2019 yılında sektör için göze çarpan değerlerin ötesinde, sektörün daha kişiselleştirilmiş, veri odaklı bir geleceğe yönelmesini sağlayan dört önemli eğilim ortaya çıktı.

1.  Portföy optimizasyonu

Tedbirli birleşme ve satın alma ortamı, genel anlamda sektör büyümesi için olumsuz olsa da; tıbbi teknoloji şirketlerinin portföylerini optimize etme konusundaki stratejik yaklaşımını geleceğe hazırlamak için iyi bir ilk adım olabilir.

Sermayenin kısıtlı, kalkınma sürecininse uzun ve pahalı olduğu bir ortamda; şirketler kazanmak ve hatta kazanmayı sürdürmek için, sermayelerini akıllıca kullanmak zorunda. Şirketler düzenli bir satın alım yerine; daha yüksek kazanç potansiyeline sahip olarak gördükleri anlaşmalara daha çok yatırım yapmak istiyor. Şirketlerin doğru ve yeni teknolojiler ile inovasyona yatırım yapmak için büyük çaba harcamaları gerekse de; portföy optimizasyonu, tıbbi teknoloji şirketlerinin mutlak suretle kazanması gereken alanları belirlemelerine ve daha uzun vadeli stratejik planlara yatırım yapmalarına imkan sağlıyor.

2. Uzaktan tanı

Tanı koymak, tıbbi teknoloji şirketlerinin hasta/tüketiciye doğrudan erişimini sağlayan en iyi yol. Günümüzde tanı hizmeti, sektörde ciddi bir biçimde gelişme gösteriyor. %11 gelir artışıyla, uzaktan tanı hizmeti sağlayan şirketler; sektördeki herkesi geride bıraktı. Buna karşılık, tedaviye yönelik cihazlardan kaynaklanan gelir artışı ise sadece %6 oranında seyretti. Bu yüksek gelir rakamları; alanda faaliyet gösteren start-up'ların yüksek faizli risk sermayelerine de yansıdı. Thrive Earlier Detection, Click Diagnostics ve uBiome gibi tanı girişimleri; 2018'in en büyük finansmana sahip start-up'larından oldu.

Uzaktan tanının kazançlı alt sektörü olan genom bilimi, dikkatleri üzerine topluyor. Kasım 2018'de Illumina'nın, 1.2 milyar ABD Doları karşılığında Pasifik Biyobilim Şirketini satın alma anlaşmasına vardığını duyurması ile, 2019 yılında genom biliminin kitlesel pazarda erişilebilirliği arttı.

3. Dijital sağlık

Dijital sağlık teknolojilerinin olanaklarını yasal hale getirmek için bir dizi yeni ruhsat onaydan geçiyor. Ekim 2018'de ABD Gıda ve İlaç İdaresi; Novarad ve Microsoft HoloLens işbirliğine dayanan OpenSight sistemi ile, cerrahi eğitim için ilk artırılmış gerçeklik sistemini onayladı. Aynı zamanda, İdare geçtiğimiz yıl boyunca bir dizi yapay zeka algoritması akışını da onaylamıştı. Yapay zeka, merkezsizleşmiş bakımın en önemli faktörlerinden biri.

Diyabet ise hala dijital sağlık pazarına ayak uydurmaya çalışan bir tedavi alanı. Geçtiğimiz yıl Dexcom ve Tandem'in ürettiği birlikte işlem gören sistemi; pazar başarısının yalnızca cihazın başarısı olmadığını, aynı zamanda birlikte çalışan hasta merkezli cihazların ve veri analiz ağlarının pazar başarısında etkisi olduğunu gösterdi.

4. Yenilikçi hizmet sağlayıcıları ve alıcılar

Sağlık ekosistemindeki tüm şirketler, iş modellerini yeniden tasarlıyor. Uzaktan izleme, tahmine dayalı analizler ve bunlara entegre klinik ekipler ile yataksız bir hastane fikrini savunan Mercy, buna en iyi örnek. Diğer hizmet sağlayıcılar ve alıcılar da, verileri entegre etmenin yolları üzerine çalışıyorlar.

Şirketler için sağlık verilerine uygun ve uzun vadeli bir model oluşturmak; elektronik sağlık kayıtları gibi temel unsurları içeren ve eskiden kalma ürünlere mecbur bırakmayan bir açık veri mimarisini benimsemesini gerektiriyor. Hizmet alıcıları da benzer şekilde; United Healthcare ve Aetna’da olduğu gibi değer odaklı yaklaşımları izleyerek, yeni iş modelini denemeye ve keşfetmeye devam ediyor.

Bu eğilimlerin tümü, tıbbi teknoloji iş modelinin geleceği için önemli olmakla birlikte, bu şirketler için asıl sorun; sağlık hizmetlerinde daha veri odaklı, dijital bir çağın ortaya çıkması durumunda, acilen atılacak adımları belirlemek.

medical product designer inspecting hip joint model
(Chapter breaker)
3

Bölüm 3

Tıbbi teknoloji geleceğe nasıl hazırlanabilir?

Tıbbi teknoloji; güvenli bağlantıya sahip cihazlara, çevik tedarik zincirlerine ve doğru iş modeline ihtiyaç duyar.

Sağlık ekosistemi teknolojiyle daha bağlantılı hale geldikçe; uzaktan tanı, genom bilimi, yapay zeka ve veri teknolojilerinde ortaya çıkan diğer gelişmeler birbirini güçlendirecek ve tüm bunlar bireysel tedavi hizmetleri açısından hızlı bir gelişmeye neden olacak. Nihayetinde bu durum, tıbbi teknolojiyi henüz öngörülemeyecek biçimde dönüştürecek. Yine de; başarıya giden yolda bir şirketin sahip olması gereken bazı temel unsurları belirleyebiliriz.

Veri değişimi için siber güvenlik ekosistemi

 Yalnızca ABD genelinde bile, 2018-2019 yıllarında neredeyse her gün bir sağlık hizmeti veri ihlalinin yaşandığına dair kayıtlar tutuldu. Bu düzeydeki bir güvenlik açığının; teknolojiyle bağlantılı bir sağlık ekosistemi yaratılmadan önce, mutlak surette giderilmesi şart. Tıbbi cihazların, bu çözümün bir parçası olması gerekiyor.

Güven kazanmak isteyen şirketler, düzenleyicilerin öncülük etmesini beklememeli: Bu şirketler; hem ürünlerini hem de ürünlerini çevreleyen veri ekosistemini güvence altına almak adına, adım attıklarını göstermek için proaktif bir şekilde hareket etmeliler. Sadece kendi zafiyetlerini düşünmeyip konuya daha geniş perspektiften bakarak, verilerin ekosistemde sorunsuzca taşınması için güvenli ağlar oluşturmayı amaçlayan şirketler; gelecekte çok iyi pozisyonlara gelerek, bu alandaki en güvenilir ortaklar olacaklar.

Tedarik zincirinin güvenliğini sağlama

Verilerin erişilebilirliği ve paydaşlar arasındaki güven eksiklikleri; tıbbi teknoloji tedarik zincirinin etkinliğini sınırlayarak, onu dönüşüm için birincil hedef haline getiriyor. Tedarik zinciri boyunca, çift yönlü bir veri akışı sağlayan birbirine bağlı cihazlar yardımıyla; şirketler, daha çevik lojistik yeteneklere sahip olabilecekler. Bu; yalnızca ürünün pazarda nerede olduğunu değil, bir sonraki aşamada nerede olması gerektiğini anlamak için de gerçek zamanlı verilerin kullanılması anlamına geliyor.

Hasta bakım hizmeti, geleneksel yollardan ve alışılageldik kurumlardan ayrıldıkça; veri tedarik zinciri, ürün tedarik zinciri kadar önemli hale gelecek ve tıbbi teknoloji şirketleri bu veri akışını hem kendileri hem de paydaşları için güvence altına almak zorunda kalacaklar.

İş modelinin güvenliğini sağlama

Sağlık hizmetleri veri paylaşımı üzerine kurulu daha dinamik bir ekosisteme doğru ilerledikçe; tıbbi teknoloji şirketleri gelecekteki değeri en iyi şekilde müşterilerine sunabilmek için, kendilerini bu amaca ulaştıracak en iyi aracı temsil eden iş modelini belirlemeliler. Tıbbi teknoloji şirketlerine ilişkin, her biri son derece spesifik veri içeren ve analitik ihtiyaçları olan dört farklı iş modelini açıklayan aşağıdaki analizimize göz atabilirsiniz:

  1. Çığır açan yenilikçiler: Bilindiği üzere; tıbbi teknoloji alanı, klinik çalışmalarda test edilen yenilikçi cihazlar geliştirerek değer yaratıyor. Tıbbi teknolojinin başarısı, sadece var olan donanımına bağlı değil. Aynı zamanda; daha iyi sağlık sonuçları elde etmek amacıyla, daha geniş bir veri ekosistemine bağlanma yeteneğine de bağlı. Artık asıl önemli olan nokta; yenilikçi cihazlar yaratmak değil, bu cihazların kullanımıyla daha iyi sonuçlar elde etmenin yollarını araştırmak olacak.
  2. Hastalık yöneticileri: Birbirine bağlı cihazlar yoluyla veri elde etme fırsatları arttıkça; cihazlar, hastalığın iyileştirmesi için yüksek derecede kişiselleştirilmiş araçlar haline gelecek. Bu; diyabet pazarında şimdiden görülen bir trend. Gelecekte hastalık yöneticilerinin; bütünsel bakım sağlamak için tedavi alanlarıyla sınırlı kalmadan, hastanın tüm kronik durumunu ve hastalık geçmişini en iyi şekilde irdelemesi ve bu süreçte veri kullanımını artırması gerekecek.
  3. Yaşam tarzı yöneticileri: Tüketicilerin kullandıkları elektronik cihazlar; yaşam tarzlarını daha etkili bir şekilde yönetmelerini tıbbi seviyede ve gerçek zamanlı geri bildirim sağlayarak destekliyor ve şimdiden yalnızca birer fitness ve beslenme uygulaması olmanın ötesine geçiyorlar. Sensörlerin, giyilebilir cihazların ve akıllı telefon yazılımının yaygınlığı; şirketlere kişiselleştirilmiş tıbbi teknolojinin 'daha yumuşak' tarafını geliştirmeleri için büyük bir fırsat sunuyor.
  4. Verimli üreticiler: Tedarik zinciri dönüşümü yoluyla, öncelikli olarak marjları kesmeye odaklanan şirketler; düşük teknolojili bir pazar ve ticari tıbbi teknoloji ürünlerini elde etmeyi hedefliyorlar. Tıbbi teknoloji şirketlerinin bu pazarda başarılı olması için; bu faaliyetleri olabildiğince verimli bir şekilde yürütmesi ve çok yönlü veri analizlerinden faydalanması gerekiyor.
man receiving radiotherapy treatment
(Chapter breaker)
4

Bölüm 4

Tıbbi teknoloji, gelecek değeri yaratmak için işbirliğine hazır mı?

Veri odaklı, kişiselleştirilmiş bir gelecek; paydaşların birlikte çalıştığı dinamik bir ekosisteme ihtiyaç duyar.

İçinde bulunduğumuz 2019 yılında tıbbı teknoloji, şimdiden birbirine bağlı cihazlar yaratıyor. Tıbbi teknolojinin zorlandığı tek şey; bu cihazları bağlayabileceği bağlantılı bir ekosistem oluşturmak. Bu durum; çalışan, bağlantılı bir eko-sistem oluşturmanın sektörün tek başına üstleneceği bir görev olmamasından kaynaklanıyor. Çünkü bu süreç; sektör, düzenleyiciler, sağlayıcılar, hizmet alıcıları ve hasta-tüketicilerin birlikte çaba göstermesini ve sektör dışında faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin de büyük rol oynamasını gerektiriyor. Kısacası; tıbbi teknoloji şirketleri diğer paydaşlarla olan bağlantılarını güçlendiremezse, teknolojiye bağlı cihazlardan tam anlamıyla değer sağlayamazlar.

Daha iyi tedavi sonuçları sunma, erişimi iyileştirme ve genel bakım maliyetlerini düşürme yolculuğunda; risk dayalı sözleşmelerde işbirliği, operasyonel uyum ve veri şeffaflığı temel gereksinimlerdir.
John Liddicoat
Medtronic Amerika Bölge Başkanı ve Başkan Yardımcısı

İki büyük engel, sektörün diğer paydaşlarla daha yakın işbirliği zinciri kurmasını önlüyor:

  • İlk teknik zorluk: Sağlık hizmetlerinde kullanılan veri yönetim sistemleri arasındaki işbirliği eksikliğinin, verilerin silolarda kilitli kaldığı anlamına gelmesi. Paylaşılan bir dijital altyapı olmadığında, verilerin paydaşlar arasında sorunsuz bir şekilde akmasına izin veren herhangi bir mekanizma bulunmuyor.
  • İkincisi: Diğer paydaşlar, tıbbi teknoloji şirketinin değer algısının kendi değerleriyle uyumlu olduğunu düşünmezse, dijital altyapıyı geliştirmek için birlikte çalışmıyor. Gereken ölçekte işbirliği yapan paydaşlarla ilgili çok az örnek bulunuyor.

Tıbbi teknoloji şirketlerinin güvenilir bir ortak olup olmadığıyla ilgili paydaş şüphelerinin aşılması, bu aşamada süregelen bir zorluk olmaya devam ediyor. Daha yakın işbirliğinin göstergesi olarak; tıbbi teknolojinin değere dayalı ödemeyi daha fazla benimsemesine yardımcı olacak adımlar atılabilir. Medtronic America Bölge Başkanı ve Başkan Yardımcısı John Liddicoat'un da dediği gibi, 'daha iyi tedavi sonuçları sunma, erişimi iyileştirme ve genel bakım maliyetlerini düşürme yolculuğunda; risk dayalı sözleşmelerde işbirliği, operasyonel uyum ve veri şeffaflığı temel gereksinimlerdir.'

Bazı yenilikçi tıbbi teknoloji girişimcileri, şimdiden çok bağlantılı ve veri odaklı bir gelecek planlıyor. Illumina'nın ürün geliştirme Kıdemli Başkan Yardımcısı Susan Tousi, şirketin amacını şu şekilde açıklıyor: 'Zengin veri akışları oluşturmak, yeni analitik olasılıklar yaratmak ve dijitalleşen biyoloji çağına öncülük etmek' niyetiyle 'akıllı sıralayıcılarımızı internete, birbirlerine ve iş ortaklarımızın uygulamalarına kesintisiz bir veri dokusuyla bağlıyoruz.'

Daha geniş ölçekte, tüm paydaşlar tarafından kabul edilebilecek ve kullanılabilecek bir 'dijital omurga' inşa etmeye yönelik teknik ve lojistik talepler; sektörün mevcut yetkinliğinin dışında kalan, veri sistemleriyle ilgili uzmanlık gerektiren ve daha uzun vadede aşılması gereken bir zorluk olarak karşımıza çıkıyor.

Bununla birlikte; tıbbi teknoloji şirketleri, verileri güvenli bir şekilde elde eden ve paylaşan cihazlar oluşturarak, gerçek müşterilerinin ihtiyaçlarını anlamak için onlarla yakın bir şekilde çalışarak ve bu müşterilere yarar sağlamak amacıyla verileri kullanarak, bu sorunların her ikisini de yerel ölçekte ele alabilirler. Teknolojiyle bağlantılı ekosistemin inşasına yönelik ilk adımları atma yükümlülüğü sağlık sektörü üzerinde olsa da, bu fırsatı değerlendirecek şirketler için potansiyel ödüller büyük önem arz ediyor.

Özet

Dördüncü Sanayi Devrimi sağlık hizmetlerini dönüştürürken; hasta/tüketiciler, yeni teknolojiler sayesinde her zaman her yerde bireysel tedavi talep etme ve bu tedaviyi alma şansına sahip olacaklar. Şirketlerin; sektörde güncel kalabilmek için hasta/tüketiciler ve hizmet sağlayıcılarının mevcut ihtiyaçlarını karşılamaya devam ederken, bir yandan da gelecekte talep edilecek ürünlere yönelmeye başlamaları gerekiyor.