Gelecek zaten belli ise, değişim nerede başlar? Gelecek zaten belli ise, değişim nerede başlar?

6 dakika okuma süresi 24 Oca 2019

Dağıtım sistemi operatörleri, değişimin katalizörü haline gelirken; enerji üretmenin, dağıtmanın ve tüketmenin yeni yollarına ayak uydurmalılar.

Ekonomik ve endüstriyel büyüme ve nüfus artışına rağmen; sağlam mühendisliğin altyapıyı güçlendirmesi ve dağıtım şebekesinin iyi çalışması sayesinde dünya, yenilenebilir enerji üretiyor. Geleneksel hızlandırma yöntemi; 'bağla ve güçlendir,' ek ağ kapasitesini yönetiyor. Enerji sektöründeki ilerlemeye bakılırsa, şimdiye kadar her şeyin yolunda olduğu söylenebilir.

Fakat beş yıl sonra her şey değişecek.

Elektrik talebi üzerindeki yükü artıracak olan karbonsuzlaşma yönünde hızla ilerliyoruz. Bu sırada, teknoloji tüm hızıyla ilerleme kaydediyor. Ve enerjiyi daha temiz, daha akıllı ve pazarlanabilir hale getiren akıllı yenilikler sayesinde; mümkün olanı yeniden tanımlıyor. Tüketiciler, enerjiyi kendi kendilerine üretip depoladıkları için; enerji modeli giderek merkezsizleşiyor. Fiyatlar düştükçe, dağıtılmış enerji kaynaklarının (DER) benimsenmesi artıyor. Uygun fiyatlı elektrikli araçlar (EV), depolama ve kapasite sağlayıcısı olma potansiyeli ile ana akım haline geliyor.

Geçişin kapsamı çok büyük.

Enerji endüstrisi bu duruma razı geliyor. Elektrik sektöründen 117 profesyonel ile yaptığımız anketimiz, dağıtım sistemi operatörleri için önemli zorluklar olduğunu tespit etti.

Şimdi, tamamen farklı bir enerji geleceğine hazırlanma zamanı.

Enerjinin geleceği; karbonsuz, merkezsizleşmiş ve elektrik olacak

Enerjide karbonsuzlaşmaya yönelik bir gelecek henüz yapım aşamasında. Avrupa'nın enerji sektörü, karbonsuzlaşmanın 2045 yılına kadar gerçekleşebileceğini söylüyor. Bu iddialı hedef, dağıtım sistemi operatörlerini belli bir düzeye getirmek için; önemli yatırım, yenilik ve yeni iş modelleri gerektiriyor.

Sonuç olarak, yenilenebilir enerji üretimi, Avrupa'nın gelecek enerji ihtiyacının %80'nden fazlasını karşılanmasına katkıda bulunacak. 2045 yılına kadar; karada rüzgar kapasitesinin 640GW'a, açık deniz rüzgarınınsa 470GW'a çıkması bekleniyor. Güneş pili kapasitesi; yedi katına çıkacak şekilde, 950GW'a ayarlandı. 2045'e kadar, yük taşıma, ısıtma ve sanayinin elektrifikasyonuyla; AB ekonomisinin %63 kadarı, karbonsuzlaştırılmış olabilecek.

Kaynak: Eurelectric,'Karbonsuzlaşma Yolları,' 8 Aralık 2018

Talep tarafında konut tüketicileri, ticari ve endüstriyel tüketiciler; enerji elverişliliği ve fiyatı ile ilgili piyasa sinyallerine cevap verecekler. 2045 yılına kadar, şebekeye ek 120GW-150GW esnek yük sağlayacaklar.

Aynı zamanda, batarya teknolojisinin ekonomik olarak uygulanabilirliği ve EV şarj noktalarının piyasaya sürülmesiyle birlikte; elektrikli araç penetrasyonu hızla artıyor.

Bu üretim kapasitesi ve yeni yükleme, çoğunlukla mevcut dağıtım şebekelerine bağlanacak.

AB'nin karbonsuzlaşması

%63

2045'e kadar; yük taşıma, ısıtma ve sanayinin elektrifikasyonuyla birlikte, AB ekonomisinin tahmini karbonsuzlaşma oranı.

Enerji geçişinin merkezinde yer alan dağıtım sistemi operatörleri (DSO)

Enerji geçişi için sahne; iletim sistemi operatörü (TSO) ve tüketici arasında arayüz görevi gören DSO'lara kaldı.

DSO'ların öncelikli sorumluluğu; yeni kapasitenin şebekeye zamanında bağlanması ve sistem esnekliğinin takviye yoluyla arttırılması. Ancak bu operatöreler; inovasyon ve sayısallaştırma yatırımlarını da hızlandıracaklar.

Guiding principles for tomorrow’s DSO v5

Kaynak: EY.

Clean Energy Wire'a göre, şimdiye kadarki yatırımlar Avrupa ağlarını, dünyanın en güvenilir ağları haline getirdi. DER teknolojileri, bundan ancak beş yıl sonra daha uygun fiyatlı hale gelecek ve yaygın olarak benimsenecek. Rüzgar, güneş ve depolama ile daha fazla dağıtılmış üretim yapılacak. Avrupa'da EV'ler, en geç 2020'lerin ortasına kadar maliyet paritesine ulaşacak şekilde ayarlandı. Bu talepler doğrultusunda DSO'lar; şebeke altyapısını koruyup, geliştirirken, şebekelerin sorunsuz çalışmasını sağlamak ve enerji akışını ve voltajı düzenlemek için dönüşüm gerçekleştirmeliler.

Uzun vadeli karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşmak için; geleneksel şebeke güçlendirmesi ve enerji sisteminin esnekliğinin sağlanması arasında denge kurulması gerekiyor. Bu; iş süreçleri, fiyatlandırma ve tarife belirlemede köklü değişiklikler yapılmasını gerektirecek. Bu değişiklik, ancak doğru bir düzenleyici çerçeve mevcutsa gerçekleşebilir.

Hazırlık: DSO 2.0

Bütün bu değişikliklerin birleştiği noktada, DSO'ların sorumlulukları:

  • Şebeke kapasitesini artırmak için, olgunlaşan ağlara yatırım ihtiyacı
  • Değişken yenilenebilir üretimde yoğunlaşma, EV'lerin talebinde artış ve şebekeler arası elektrik akışı üzerinde daha fazla görünürlük ve kontrol ihtiyacı
  • Şebekelerin dijitalleşmesini bir öncelik haline getiren; ağ müşterileri, esneklik sağlayıcıları ve profesyonel tüketicilerin etkileşime girdiği pazarlar

DSO'ları; artan trafikle başa çıkacak şekilde yol ağını genişletirken, bir noktada akışı kontrol etmek için sakinleştirici önlemler uygulamak zorunda olan şehir planlayıcılarıyla kıyaslayın.

DSO ağı; güvenilir, ekonomik ve sürdürülebilir bir şekilde çalışmaya devam etse de; büyüyen ve çok yönlü enerji akışlarını yönetmek için, çok geçmeden akıllı kontrollere ve istihbarata ihtiyaç doğacak.

Sonuçta DSO'lar enerji geçişini etkinleştirecekse; mevcut işletim modeli, dahili süreç ve yeterlilikler değişmeli. Önümüzdeki birkaç yıl içinde araç, insan ve altyapı yatırımlarına; kültürel düşünce yapısında değişim ve diğer oyuncularla ortaklık ihtiyacı eşlik edecek.

Bugünün enerji sistemini yarınınkinden ayıran nedir?

Mevcut enerji sistemi Geleceğin enerji sistemi
Merkezi üretim Enerji çok yönlü hareket eder
Birkaç bağlantı Yeni sektörlerin taleplerindeki artış (EV, ısı pompaları ve veri merkezleri gibi) ve dağıtım seviyesinde birleşen, dağıtılmış varlıklarda muazzam artışlar
Reaktif yönetim

Gelişmiş ağ otomasyonu ve kontrolü

Dağıtım seviyesinde bağlantıların sınırlı görünürlüğü DSO ve TSO'lar arasında koordinasyon ve bilgi alışverişi
Sınırlı müşteri kazanımı İlişki kurma ve rekabeti ve yeniliği kolaylaştırma ihtiyacı
Maksimum şebeke talebini karşılayacak boyutta ağ Alternatif esnek çözümler kullanan, optimize edilmiş ağ yatırım kararları

DSO ağı; güvenilir, ekonomik ve sürdürülebilir bir şekilde çalışmaya devam etse de; büyüyen ve çok yönlü enerji akışlarını yönetmek için, çok geçmeden akıllı kontrollere ve istihbarata ihtiyaç doğacak.

EY'ın anketine katılanların da belirttiği gibi; geleceğe dönük herkese uyan bir model tabi ki yoktur. Çıktılar; yerel koşul, olgunluk ve dinamikler ile şekillenecek. Bazıları yüksek EV benimseme seviyeleri; bazıları ise düşük teknoloji uygulaması ve daha düşük dağıtılmış enerji kaynağı seviyeleri ile nitelendirilecek. Kimi işlek kentsel topluluklara hizmet ederken; kimi ise kırsal kullanıcıları destekleyecek. Bazı pazarlar birden fazla DSO'ya, bazıları ise daha azına ev sahipliği yapacak. Ancak; her koşulda enerji geçişini sağlama sorumluluğu, DSO'lara düşüyor.

TSO'ların yanı sıra DSO'lar; tüm ağ müşterilerinin enerji hizmetlerini birleştirebileceği, takas edebileceği ve değer kazanabileceği pazarlar tasarlayacak. Yerel paydaş etkileşimini optimize edecek ve bölgesel, ulusal ve sınır ötesi ticarete erişim sağlayacaklar. Gelecek enerji sistemine geçiş, aşamalı olarak yapılacak.

  • Faz 1: Şebekeyi; dağıtılmış enerji kaynağı, EV şarj altyapısı, veri merkezleri, ısı elektrifikasyonu ve diğer modifikasyonları karşılayacak kadar; sağlam, esnek ve akıllı hale getirmek için yatırım yapın. Toplam kapasiteyi artırarak, yenilenebilir üretimde zirve yapmak için talep görünümünü düzenleyin. Birden çok bağlantı noktasında görünürlük sağlayın.
  • Faz 2: Ağı otomatize etmek ve kontrolünü sağlamak için; farklı üretim ve talep kaynaklarından gelen, esneklik değerlemesini içeren dijital çözümlere ve teknolojiye yatırım yapın. DSO'lar ve TSO'lar; dağıtılmış enerji kaynağı sahipleri ve toplayıcılarının katılımını teşvik etmek için ekstra hizmetlerde maliyet yansıtıcı tarifeler ve çerçeveler geliştiriyorlar.
  • Faz 3: Enerji geçişini sağlamak için, optimize edilmiş sistem ve ağlara yatırım işe yarayabilir. Şebeke tutarlılığını sağlamak için; aktif ağ yönetimi yeteneklerini, tüm AB güç sistemlerine entegre edin. Gelişmiş dağıtılmış şebeke istihbaratı, kontrol sistemleri, enerji ticareti için platformlar ve mikro şebeke hizmetleri sunun.

Mevzuatın işlemesini sağlayın

Enerji geçişini mümkün kılma arzusu orada olmasına rağmen; geçerli ve uyarlanabilir bir mevzuat ve politika çerçevesi yeterli değil. Tüm endüstri, mevzuatın gidişatını etkileyebilir. Endüstri çevresine, mevzuata dair nelerin değişmesi gerektiğini sorduğumuzda, cevapları şöyle oldu:

  • DSO'ların rolünü kabul edin
  • Yüksek yenilenebilir enerji bazlı sisteme yatırımı teşvik edin ve ödüllendirin
  • Yatırımcıların adil getiri sağladığından emin olun
  • Yeni teknolojileri benimsemeleri için DSO'ları teşvik edin
  • DSO'ların tarafsız pazar kolaylaştırıcıları olmalarını mümkün kılan mekanizmalar ortaya koymak

Yatırım cephesinin normlarını oluşturanlar, bu yeni teknolojilerin ve baştan uca 'iyileştirici' ağların geri bildirimlerini alacakları süreleri çok iyi hesaplamalılar. Süre zarfında CAPEX ile OPEX arasındaki geçişler için de tarafsızca uygulanabilecek teşviklerin arayışında olmalılar.

Özellikle dağıtılmış enerji kaynağının artışıyla, üretim esnekliğinin sağlanması kritik olacak. Bu nedenle mevzuat; dağıtılmış jeneratörlerin, esneklik sağlayıcıların, kendinden harcayanların ve toplulukların rollerini kabul etmeli ve adil bir oyun alanı oluşturmalı.

Ertelemeyin

Kırmızı bayraklar sallanıyor; karbonsuzlaşmanın bedeli ödeniyor. Üretim ve teknolojide yapılacak değişiklikleri öngörememek; ileride enerji geçişinin finansman gücünü zayıflatma ve enerji güvenliği ve arzını tehlikeye atma risklerini doğuruyor.

Çok farklı bir enerji dünyasının eşiğindeyiz. Değişim kaçınılmaz; gecikmek ise bir seçenek değil.

Özet

Enerjinin; üretim, tüketim ve depolama şekli dönüşüyor. Önümüzdeki beş yıl çok kritik: Teknolojinin hızlanması, dağıtılmış enerji kaynaklarının yaygınlaşması, elektrikli araçlar ve diğer yeniliklerle bizi hızla karbonsuzlaşan bir geleceğe taşıyor. Ancak ağ, artan bu yükü dağıtmak için yeterli mi? Tüm şebeke ve sistem maliyetleri, müşteri grupları arasında adil bir şekilde tahsis ediliyor mu? Dağıtım sistemi operatörleri, kesintili ve merkezsizleşmiş enerji kaynaklarını entegre etmeye nasıl devam edecek? Neyin değişmesi gerekiyor ve bunun için ne kadar süremiz var? Doğru cevap; radikal müdahale ve yeni bir mevzuat modeli olmadan, yeterince uzun süremizin olmadığı yönünde.

Bu makale hakkında