Karbon nötrlüğüne giden yolda engelleri ortadan kaldırabilir miyiz? Karbon nötrlüğüne giden yolda engelleri ortadan kaldırabilir miyiz?

RECAI 58: Yenilenebilir enerjinin hızla büyümeye devam etmesi için koşullar olgunlaştı ancak ilerlemenin önündeki engeller devam ediyor.

Bu makale Yenilenebilir Enerji Ülke Çekicilik Endeksi'nin (RECAI) 58. sayısından alıntıdır.

Özet
  • Piyasa koşulları, politika, yatırım ve teknoloji yenilenebilir enerjinin hızla büyüdüğünü gösteriyor ancak sektör önlem alarak geçiş süreci sorunlarını önleyebilir mi?
  • Tartışma Kasım ayında yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı öncesinde hız kazandı, ancak küresel iklim politikasında bir dönüm noktası sağlanabilir mi?
  • 2020 yılında rekor kırılarak kurumsal YETA (Yenilenebilir Enerji Tedarik Anlaşmaları Endeksi) ile 23,7 GW yenilenebilir enerji satın alındı. Bu, bizim yeni RECAI kurumsal YETA Endeksimizde piyasaların YETA potansiyeli açısından ne anlama geliyor?

Düşük karbona geçiş hızlanıyor Piyasa koşulları, politika kararları, yatırım ve teknoloji iyileştirmeleri temiz enerjiyi yeni boyutlara taşıyarak yenilenebilir enerjiyi öne çıkarıyor. COVID-19 salgını ve durgunluğuna rağmen, yenilenebilir enerji kapasitesine yapılan yatırımlar geçen yıl %2 artışla 303,5 milyar ABD dolarına ulaştı, yenilenebilir kapasite kurulumları 2019 yılına kıyasla %45 artarak 265GW'a yükselerek 1999'dan bu yana en hızlı büyüme oranının sinyalini verdi. Uluslararası Enerji Dairesi beklentilerini bu yıl daha da yükselterek yenilenebilir elektrik üretiminin %8'in üstünde bir artışla 8,300 TWh'a ulaşacağını tahmin ediyor; bu 1970'lerden bu yana yıllık bazda en hızlı büyüme olacak.

Ayrıca iklim kriziyle mücadelede de bir dönüm noktasına yaklaşıyoruz. 2021 Birleşmiş Milletler Taraflar İklim Değişikliği Konferansı (COP26) Kasım ayında İngiltere'de düzenlendi; biz de RECAI 57'de, Paris Anlaşması hedeflerinin gerçekleştirilmesi için COP26'-da gerekli temel şartları ele aldık. İklim eyleminin aciliyeti Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin son raporunda vurgulanmış ve küresel ısınma bu hızla artmaya devam ederse küresel ısınmanın 2030 gibi yakın bir tarihte 1.5°'ye ulaşabileceği uyarısında bulunulmuştu. Konferansa hazırlanırken tartışmalar hızlandı ve Nisan ayında, Çin ve ABD'nin iklim değişikliği konusunda birlikte ve diğer ülkelerle beraber çalışmayı taahhüt etme sözü iklim politikasında ilerlemeye yönelik bir iyimserliğe yol açtı.

Yenilenebilir kaynaklar için artan yatırım ve politika desteği sayesinde yenilenebilir enerjinin yüksek hızda büyümeye devam etmesi için koşulların olgunlaştığı görülüyor. Ancak sektör, devam eden hızlı büyümeyi tehdit edebilecek darboğazlardan geçerken dikkatli davranmalı.

Artan değişken kaynak hacminin entegre edilmesi, şebeke altyapısını önemli bir stres altına sokacak. Sürdürülebilirlik hedeflerini karşılamak için, pazarlar net sıfır geleceğe uyum sağladıkça önümüzdeki on yılda şebeke harcamalarında%50'lik bir artış gerekebilir. RECAI'nin bu sayısında, sektörün iletim altyapısını genişleterek ve yenileyerek büyük bir engelin üstesinden nasıl gelebileceğini inceliyoruz.

RECAI 58, Doğu Avrupa'daki pazarların net sıfıra çıkma hızlarını nasıl yüksek vitese aldıkları konusuna da ışık tutuyor. Batı Avrupa ekonomileri ile karşılaştırıldığında, Doğu Avrupa'nın da yeşil enerji altyapısı geliştirmede sıralamaya girmeye başladığı görülüyor: RECAI ilk 40 arasında sadece Polonya ve Macaristan yer alıyor. Her ülke, AB'nin son tarih olarak belirlediği 2050 yılı karbon nötralitesi hedefine ulaşmak için kendi ekonomik, sosyal ve siyasi engellerini aşmaya çalışırken bir yandan da – Adil Geçiş Fonu gibi enstrümanlar vasıtasıyla – net-sıfır geleceğe geçişi kolaylaştırmak ve Avrupa Yeşil Anlaşması'nı gerçekleştirmek için çeşitli finansmanlar tahsis ediliyor.

RECAI'nin bu sayısında yer alan kurumsal Yenilenebilir Enerji Tedarik Anlaşmaları (YETA) Endeksi (pdf),  ulusların kurumsal YETA pazarlarını ve büyüme potansiyelini mikroskop altına alıyor. Mevcut RECAI modelinin bir uzantısı olan YETA Endeksi, bu defa tüm yenilenebilir enerji endüstrisi değil kurumsal YETA odaklı yeni bir sıralama sunuyor.

Düşük karbonlu dönüşümün nasıl hızlandırılabileceğini keşfetmek için dünyanın dört bir yanından yenilenebilir enerji alanındaki bazı önemli gelişmeleri özetlediğimiz bu makaleyi okumaya devam edin. 

  • RECAI metodolojisi

    Endeks sıralamaları, yenilenebilir enerjinin karbonizasyon ve sübvansiyonlara bağlılığın ötesinde değerlendirildiği bir dünyada pazar çekiciliğini yönlendiren faktörlerin EY tarafından değerlendirmesini yansıtır.

    • Sorulan soruları, yatırım ve dağıtım önceliklerini etkileyen küresel pazar eğilimleri ve EY müşterilerini etkileyen zorluklar ve başarı faktörleri temelinde tanımladık.
    • Uzun vadeli bir ek veya yedek enerji tedariğine ihtiyaç var mı? Eğer varsa özellikle yenilenebilir kaynaklardan enerji için sağlam bir dayanak mevcut mu?
    • Politikalar bir ülkedeki yenilenebilir enerji fırsatlarından yararlanma yeteneğini engeller mi yoksa yardımcı mı olur?
    • Uzun vadeli sözleşmeler, şebeke altyapısı (depolama dahil) ve finansman kullanılabilirliği gibi proje oluşturmaya yönelik gerekli bileşenler mevcut mu?
    • Güçlü doğal kaynak, geçmiş performansı ve hazırdaki proje belirlenen yenilenebilir teknolojilere yönelik bakış açısı hakkında neler söyler?
    • Diğer tüm unsurlar yerinde olsa bile, makro istikrar ve yatırım ortamı bir ülkede iş yapma kolaylığı mı sağlar yoksa engel mi teşkil eder?

    Bu nedenle, endeks sütunları enerji gerekliliği, politika istikrarı, proje üretimi (sermaye kullanılabilirliği dahil) ve doğal kaynak çeşitliliği gibi temel prensiplere vurgu yapar; – bu faktörler piyasalar şebeke paritesine doğru ilerledikçe ve devlet hedefleri veya teknolojilerin korunması gibi "yapay" motivasyonlar daha önemsiz hale geldikçe, temel pazar farklılaştırıcıları olarak daha fazla öne çıkacaklardır.

    Çoğu COVID-19 etkileri artık kullandığımız veri kümelerine dahil edildiği için COVID-19 etki parametresinin (Mayıs 2020 sayısında tanımlanmıştı) RECAI'den kaldırıldığını unutmayın.

    Ülke sıralamasının belirlenmesi

    Beş sütun içindeki her bir parametrede bir dizi veri kümesi bulunur, bunlar (bir ila beş arası) bir skora dönüştürülür ve parametre skoru oluşturmak için ağırlıklandırılır. Bunlar daha sonra sütun skoru oluşturmak için RECAI puanı ve sıralama toplamı ile yeniden ağırlıklandırılır. Ağırlıklandırmalar, yatırım ve dağıtım kararlarının yönlendirilmesinde her veri kümesinin, parametrenin ve sütunun göreceli öneminin EY değerlendirmesine dayanır. Aynı zamanda her teknolojiye tarihsel ve öngörülen yatırım seviyesine göre bir ağırlıklandırma tahsis edilir.

    Ana endeksden ayrı olarak, EY teknoloji-bazlı endeks sıralamaları, teknolojiye özgü parametreler ve diğer makro parametreleri ve enerji piyasası parametrelerini kapsayan bir bileşik skordan oluşan ağırlıklı bir ortalama puanı yansıtır. Bunun nedeni, bazı pazarlar belirli teknolojiler açısından son derece çekici olmasına rağmen buralarda başka önemli engellerle karşılaşılmasıdır.

    Veri kümeleri, kamuya açık veya satın alınan verilere, EY analizine veya üçüncü taraf verilerine yönelik ayarlamalara dayanır. Endeksleri üretmek için kullanılan temel veri kümelerini veya ağırlıklarını kamuya açık hale getiremiyoruz.

    EY RECAI analizinin iş kararlarınıza veya işlemlerinize nasıl yardımcı olabileceğini öğrenmek için lütfen raporun kıdemli danışmanı Phil Dominy ile iletişime geçin.

(Chapter breaker)
1

Bölüm 1

Yeni EY analizi en iyi 30 YETA pazarını açıklıyor

Yeni RECAI sıralaması kurumsal YETA büyüme potansiyelini göstermektedir.

Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) faktörleri şirketler ve yatırımcılar için bir üst gündem maddesi haline gelmeye başlayınca, kurumsal YETA'lar temiz enerji büyümesinin kilit bir unsuru olmaya başladı – geçen yıl kurumsal YETA'lar aracılığıyla rekor miktarda 23,7 GW yenilenebilir enerji satın alındı. Bu, geliştiricilere yeni bir projeyi finanse etmek için alınan borcu geri ödeyebilecek güvenli bir gelir akışı sağlarken aynı zamanda bir kuruluşun yeşil kimlik bilgilerini ortaya koyabilmesinden kaynaklanıyor. EY'nin — RECAI'nin bu sayısında ilk kez yayınlanan — yeni kurumsal YETA Endeksi, bir ülkenin kurumsal YETA pazarının büyüme potansiyelini analiz etmek ve sıralamak üzere dört sütunun  (pdf) temel parametrelerini kullanır.

(Chapter breaker)
2

Bölüm 2

Hollanda: Teknoloji grupları yeşil hidrojen hamlesine yardımcı oluyor

Rotterdam ve Amsterdam'ın açık deniz rüzgar enerjisi konusunda güçlü hedefleri var (RECAI Sıralamasında 11.).

Hollanda, Fitch Solutions tarafından yeşil hidrojen üretimi için pazar lideri olarak lanse edilerek, ileri yönetmelikleri, politikaları ve strateji destekleri ile övgü aldı. Ülkede halen faaliyet gösteren yaklaşık 300 hidrojen teknolojisi firması ve Amsterdam ve Rotterdam limanlarındaki gruplarla birlikte ülke, bu yeni sektörde birçok Avrupalı komşusundan bir adım önde gidiyor.

Önemli gelişmeler  NortH2; Kuzey Denizi'nde Equinor, Hollandalı gaz şebekesi operatörü Gasunie, RWE ve Shell'in oluşturduğu bir konsorsiyum tarafından 10 GW'lık bir açık deniz rüzgardan hidrojen elde etme projesi geliştiriliyor. Dünyanın en büyük yenilenebilir hidrojen projelerinden biri olacak olan proje şu anda araştırma aşamasında.

Eylül 2021'de çıkan bir habere göre Uniper, Rotterdam Limanı'nın Maasvlakte bölgesinde 100 MW'lık bir elektrolizör fabrikası kurarak  yeni bir hidrojen üretim tesisi inşa edecek. Yatırım kararı 2022 yılında alınacak ve tesis potansiyel olarak 500 MW birime kadar ölçeklendirilebilecek.

Gasunie ve Shell ortak girişimi tarafından gene Rotterdam Limanında 200 MW'lık bir yeşil hidrojen tesisi daha geliştiriliyor. 2023 yılına kadar faaliyete geçmesi planlanan tesis, günde yaklaşık 50.000 kg—60.000 kg hidrojen üretecek. Buna ek olarak, BP ve Nouryon tarafından aynı yerde  H2-Fifty  projesi dahilinde 2025 yılında faaliyete geçmesi beklenen 250 MW'lık bir elektrolizör tesisi inşa edilecek. Hollanda 2030 yılına kadar 11,5 GW, 2040 yılına kadar 38GW gibi iddialı açık deniz rüzgar enerjisi hedefleri belirledi. 2030 geliştirme planına eklenecek ilk projenin, Rotterdam'da karaya çıkacak olan mevcut 4GW IJmuiden Ver Rüzgar Çiftliği Bölgesi'nin kuzeyindeki 2GW'lık alan olması bekleniyor.

(Chapter breaker)
3

Bölüm 3

İngiltere: Yenilenebilir kapasiteyi artırmak için en büyük CfD turu

Açık deniz rüzgar enerjisine destek en fazla hükümetten gelecek (RECAI Sıralamasında 5.).

İngiltere, rekor bir yenilenebilir enerji kapasitesine ulaşmaya çalışırken şimdiye kadarki en büyük fark sözleşmeleri (CfD) ihale turunun bütçesini 265m £ (366 milyon ABD Doları) olarak açıkladı. Plan, yatırımları yeşil enerjiye yönlendirmeyi teşvik etmek amacıyla, yüksek başlangıç maliyetli projelerin geliştiricilerine dalgalı enerji fiyatlarından koruma sağlıyor.

200 milyon £'luk (276m ABD Doları) proje desteğinden en fazla açık deniz rüzgar enerjisi yararlanacak. Gelişmekte olan yenilenebilir teknolojilere 55 milyon £ (76 milyon ABD Doları) yatırım yapılacak ve bunların 24 milyon £ (33 m ABD Doları) kadarının açık deniz yüzer rüzgar projelerinde kullanılması mecburi olacak. Kurulu karaüstü rüzgar, güneş enerjisi ve hidroelektrik teknolojileri için ek bir 10 milyon £ daha verilecek.

Fonlama sonucu tahmini 7 GW açık deniz rüzgar kapasitesi eklenerek sekiz milyon eve enerji sağlanacak; hükümet karaüstü rüzgar ve güneş enerjisi için 5 GW'a kadar ek kapasite düşünüyor. Bu, geçenlerde yapılan ve büyük bir başarıyla sonuçlanan dört turluk İskoçya açık deniz rüzgar ihalesinden sonra geldi; bu ihalede 15 alanda deniz tabanı kiralama hakkı için 74 teklif alındı. Teklif sahipleri ilk teklifleri
Ocak 2022'de alarak açık artırmaya başlayacaklar.

Birleşik Krallık, Ağustos ayında hidrojen stratejisini açıkladı; burada da CfD mekanizması kullanılacak. Strateji, hem sıfır karbonlu yeşil hidrojeni hem de düşük karbonlu mavi hidrojeni destekleyecek şekilde çift yollu bir yaklaşımı benimsiyor. İngiltere, endüstri, nakliye ve ısıtmada kullanılmak üzere 2030 yılına kadar 5GW hidrojen kapasitesi oluşturmayı hedefliyor. Yeni düşük karbonlu hidrojen üretim tesislerinin ticari dağıtımını desteklemek üzere 240 milyon £'luk (332m ABD Doları) Net Sıfır Hidrojen Fonu oluşturmak için danışmanlık süreci devam ediyor.

(Chapter breaker)
4

Bölüm 4

ABD: Güneş enerjisi kurulumları 2022 yılında rüzgarı sollayacak

Ülkede toplam kurulu güneş enerjisi kapasitesi 100 GW'ı geçti (RECAI Sıralamasında 1.).

Enerji Bilgi İdaresi (EIA) tahminine göre ilk kez 2022'de ABD'de büyük ölçekli güneş enerjisi kurulumları rüzgar enerjisi kurulumlarını geçecek. Karaüstü rüzgar enerjisine hükümet desteğinin azalmasıyla, şebeke ölçeğinde güneş enerjisi kapasite kurulumunun 16 GW ile 6 GW'lık rüzgar enerjisini gölgede bırakması bekleniyor. EIA 2021'de yeni rüzgar kurulumunun güneş enerjisini 18 GW'a 16 GW ile kılpayı geçmesini bekliyor. Güneş enerjisi kurulumunun hızlanmasıyla ABD'nin, bu yılın ilk çeyreğinde toplam kurulu kapasitesi 100 GW'ı geçti .

Ülkenin altyapı bütçesine temiz enerji için 73 milyar ABD doları tahsis edilerek şebeke ölçeğinde yenilenebilir enerji kaynaklarının bu yıl elektrik karışımındaki payını rekor seviyede %21'e ve 2022'de %23'e çıkarması bekleniyor. Bu arada, COVID-19 salgınının neden olduğu proje gecikmelerini karşılamak üzere Gelirler İdaresi mevcut projelerin inşaatını tamamlamaları ve 2016 ile 2020 yılları arasında inşaatı başlayan projelerde federal vergiden mahsup hakkı kazanmaları için rüzgar ve güneş enerjisi şirketlerine bir ila iki yıl daha süre verecek.

Net sıfıra giden yolun bir parçası olarak, Energy Earthshot girişimi kapsamında 31 adet yeni nesil temiz hidrojen AR-GE projesi için 52,5 milyon ABD Doları destek verileceği duyuruldu. Projeler üretim, depolama, dağıtım ve kullanımdaki teknik boşlukları doldurma potansiyeline göre seçildi; kullanılan teknolojiler elektroliz inovasyonu ve yeni yakıt hücresi tasarımlarından yerli tedarik sistemlerine kadar farklı alanları kapsıyor.

(Chapter breaker)
5

Bölüm 5

Endonezya: Enerji talebi arttıkça yenilenebilir enerjilere olan ilgi artıyor

2030 yılına kadar %48 yeşil enerji hedefliyor ve dizel santrallerini kapatmayı planlıyor (RECAI Sıralamasında 39.)

Endonezya, enerji karmasındaki yenilenebilir enerji oranını 2030 yılına kadar en az %48'e çıkarmayı hedefliyor – 2028 yılına kadar olan bir önceki %30'luk hedefinden yükseliş var. Bu açıklama, fosil yakıtlara yapılan yatırım 2016'dan 2019'a kadar yenilenebilir enerjiye yapılandan üç kat daha fazla olduğu için, önemli bir U dönüşü sembolize ediyor.

Endonezya'da enerji talebi artıyor ve 2060'a kadar beş kat daha artarak 1,800 TWh'a yükselmesi bekleniyor; ülke bu tarihe kadar karbon nötr olmayı hedefliyor.

Ancak –önde gelen bir termal kömür üreticisi ve ihracatçısı olan– Endonezya, toplam 41 GW kapasiteye kadar enerji santrali eklemeyi planlarken, %48 yenilenebilir enerji santraline karşılık %52 oranında fosil yakıt santrallerine öncelik vermeye devam edecek.

Endonezya, 2030 yılına kadar %48 yenilenebilir enerji hedefine ulaşmak için dizel enerji santrallerini yenilenebilir enerji tesislerine dönüştürmeyi planlıyor ve eski tesisleri yavaş yavaş kapatıyor. Bununla birlikte, enerji santrallerinin çoğunun bağımsız enerji üreticisi modeli altında geliştirildiği göz önüne alındığında, yasal düzenlemeler ve sözleşmelerden kaynaklanan sorunlarla karşılaşılabilir.

(Chapter breaker)
6

Bölüm 6

Yunanistan: Lisanslama rejimiyle gelen reformlar ihalelerde rekorların kırılmasına neden oluyor

Önceki ihalelerde istekli sayısının az olması nedeniyle rekabetçi sözleşmelere sıcak bakılıyor (RECAI Sıralamasında 24.).

Yunanistan'ın Mayıs ayındaki son yenilenebilir enerji ihalesi, 37,6 €/MWh (44,5 US$/MWh) ortalama tarife ile 20 MW'ı fotovoltaik güneş enerjisi projelerine olmak üzere 350 MW kapasitelik sözleşmelerle sonuçlandı.

Tarifeler 32,97 €/MWh (38,99 US$/MWh) ile 51,2 € /MWh (60.55 US$/MWh) arasındaydı. Yerli firma Egnatia Group'un 19,3 MW'lık bir güneş çiftliği için verdiği teklif Yunan piyasasında verilen en düşük teklif olarak rekor kırdı. Toplamda, şirket 130 MW, EcoSolar ise 90 MW kapasite kazandı. Rüzgar enerjisi projelerinde herhangi bir kapasite kazanılamadı.

Başarılı ihaleye toplamda 1,1 GW kapasiteye yakın ve birbirlerine karşı yarışan 126 proje girdi. Önceki ihalelerde yeterli teklif alınamadığı için sözleşmeler arası sert rekabet memnuniyetle karşılandı.

Bir önceki rejimde Yunanistan Enerji Düzenleme Dairesinin (EDD) tüm projelerin üretim lisanslarını düzenlemesi gerekiyordu ve bu da 6GW kapasitenin üstünde başvurunun birikmesine neden oldu. Bu da yalnızca birkaç projenin üretim lisansı almasına yol açarak ihalelerin yeterli teklif alamaması ve tahsis edilen enerji kapasitesinin tam miktarına ulaşılamamasıyla sonuçlandı. Yunanistan'ın geçen yıl hızlandırılmış bir dijitalleşme süreciyle lisanslama rejimini yenilemesi piyasa görünümünü iyileştirmede kilit rol oynadı.

 Eylül 2019'da sistemin basitleştirilmesi sonucu üretim lisansı taleplerinde bir patlama yaşayan Yunanistan, geliştiricilerin izin başvurularının yanında teminat mektubu sunmasını gerektiren bir yasa çıkardı. Buna göre, son 18 ay içinde verilenler dahil tüm yeni teklifler, MW başına 35.000 €'luk (41.000 ABD Doları) teminat mektubu içerecek.

EDD, lisanslamadaki bu yeniden yapılanma sonrası, 85 GW kapasitenin üzerinde başvuru alarak Yunanistan'ın planlama halindeki yenilenebilir enerji kapasitesini 100 GW'ın üzerine çıkardı. Başvuruların önemli bir kısmının deneyimsiz geliştiriciler tarafından yapılan spekülatif hamleler olduğu düşünülüyor. İzin verme sistemindeki +100 GW kapasite, ülkenin 2030 elektrik karmasında minimum %61 yenilenebilir enerji hedefini karşılaması için gereken 19 GW yenilenebilir enerji kapasitesini kat kat aşıyor.

(Chapter breaker)
7

Bölüm 7

İspanya: Açık deniz yüzer türbin platformlarında başrolü kapmaya yönelik planlar

İspanya, Avrupa Komisyonu'nun 7 GW kapasitelik hedefinin büyük bir kısmını tedarik edebilir (RECAI Sıralamasında 10.).

İspanya, 2030 yılına kadar 3 GW'lık bir kapasiteye sahip açık deniz yüzer rüzgar türbini geliştirme planı olduğunu açıkladı; 2021 ve 2023 yılları arasında, limanlarda altyapının geliştirilmesi de dahil olmak üzere açık deniz rüzgar teknolojilerine 200 milyon Euro'dan fazla (237 milyon ABD Doları) para enjekte edilmesi hedefleniyor.

Finansmanın Toparlanma, Dönüşüm ve Dayanıklılık Planından gelmesi bekleniyor. Plan gerçekleşirse, Avrupa Komisyonu'nun 2030 yılına kadar ulaşmayı hedeflediği 7GW kapasiteli açık deniz yüzer rüzgar türbinlerinin önemli bir kısmını İspanya sağlayacak.

İspanyol firmaları çoktan harekete geçti. BlueFloat Energy, Katalonya kıyılarında Güller Körfezinde 1 GW'lık yüzen bir rüzgar çiftliği geliştirmek istediğini açıkladı. Parc Tramuntana projesi 500 MW'lık iki fazda inşa edilecek ve her seferinde 40 kadar yüzer rüzgar türbini kurulacak. İzin aşamasının 2023 yılına kadar tamamlanması ve ilk aşamanın 2026 yılına kadar faaliyete geçmesi bekleniyor.

Bu gelişmeler sırasında İspanya'nın rüzgar enerjisi sektörü, elektrik fiyatlarındaki keskin artışın tüketici faturalarına daha az yansıtılması için önerilen yasayla ilgili sorunlarla karşı karşıya kaldı.  Uygulanacak önlemler arasında, 10 MW kapasiteden az olmama koşuluyla, herhangi bir düzenlenmiş ücret planı kapsamında olmayan ve yönetmeliğin yayınlanmasından önce üçüncü şahıslarla herhangi bir ikili sabit fiyat sözleşmesi imzalamamış olan İspanyol anakarasında sera gazı yaymayan elektrik üretim tesislerinin ücretlerinde geçici indirim yapılması bulunuyor.

(Chapter breaker)
8

Bölüm 8

Tayvan: Açık deniz rüzgar ihalesinin 3. turunda tavan fiyat belirlendi

2035 yılına kadar 15GW'lık kapasite tahsis edilmesine yönelik planlar mevcut (RECAI Sıralamasında 30.)

Tayvan, açık deniz rüzgar projesi ihalelerinin 3. turu kapsamındaki planlarını açıkladı; 2035 yılına kadar 15 GW'lik kapasite tahsis edilecek. Plan iki aşamada gerçekleşecek: 2026 ile 2031 yılları arasında 9 GW eklenerek, her biri iki yılı kapsayacak üç ihale ile her yıl 1.5 GW kapasite tahsis edilecek. 2032 ve 2035 yılları arasında bir 6 GW daha tahsis edilecek. Her bir açık deniz rüzgar santrali, ek 100 MW'a kadar bir ayarlama toleransıyla 500 MW kapasiteyle sınırlandırılacak. Ayrıca teklif verenler bir performans kabiliyeti incelemesine tabi tutulacaklar.

Yetkililer fosil yakıtlar dahil ortalama elektrik üretim maliyeti olan Taipower'ın “kaçınma maliyetini” kullanma planını iptal ettiler. Onun yerine, 2,49 NT$/kWh'lık (0,09 US$/kWh) yeni bir tavan fiyatı sınırı belirlediler. Önceki plan, tavan fiyatı kurumsal YETA'lara ağır bir yük getireceği için geliştiricilerden eleştiri almıştı. Sonuç olarak, geliştiricilerin teknoloji şirketleri ve yeşil enerjiye muhtaç diğer büyük elektrik kullanıcılarıyla anlaşmalar yapmaları ve son çare Taipower'ı alıcı olarak kullanmaları sağlanacak.

Bu arada, geliştirici Swancor Renewable Energy ve üç tedarik zinciri şirketinden oluşan Tayvanlı bir konsorsiyum, yurt içinde ve Asya genelinde “mega ölçekli” sabit ve yüzer rüzgar enerjisi geliştirmeyi hedefleyeceğini açıkladı. Ortakların, Formosa 5'te yüzer temeller inşa etmeden önceki ilk işbirliği Swancor Renewable Energy'nin sabit tabanlı Formosa 4 Açık Deniz Rüzgar Çiftliği projesi olacak. Proje, Tayvan'ın kuzeybatısındaki Miaoli İlçesi kıyılarının yaklaşık 20 km açıklarında yer alıyor ve 4.4 GW toplam potansiyel kapasiteyle 4,5 milyondan fazla eve enerji sağlayacak.

(Chapter breaker)
9

Bölüm 9

Kazakistan: Dünyanın en büyük yeşil hidrojen tesisi planı

Rüzgar ve güneş paneli dizileri 30 GW elektrolizör tedarik edebilir (RECAI Sıralaması 36.).

Alman yatırımcı ve proje geliştiricisi Svevind, Kazakistan'ın yatırım teşvik dairesi ile dünyanın bugüne kadar planlanan en büyük tek uluslu yeşil hidrojen tesisini geliştirmek üzere bir mutabakat anlaşması imzaladı.

Önerilen proje kapsamında Svevind, batı ve orta Kazakistan'daki düz bozkır bölgelerine 45GW karma kapasiteli rüzgar ve güneş enerjisi dizileri kuracak. Bunlar yılda yaklaşık üç milyon ton yeşil hidrojen üretmek üzere 30 GW elektrolizer sağlayacak. Tesis Kazakistan'ın geniş doğal kaynaklarından yararlanarak, Avrasya pazarlarına ihraç edilmek üzere veya yurt içinde fosil yakıta bağlı olmayan amonyak, çelik veya alüminyum üretiminde kullanılmak üzere yeşil hidrojen üretecek.

Projenin geliştirme mühendisliği, tedarik ve finansman aşamalarının üç ila beş yıl sürmesi öngörülürken, inşaat ve devreye alma aşamasının yaklaşık beş yıl sürmesi bekleniyor. Projeye ilişkin nihai yatırım kararının 2025-2027 yılları arasında verilmesi bekleniyor.

(Chapter breaker)
10

Bölüm 10

Almanya: 2021 başında karaüstü rüzgar kurulumları arttı

Yenilenebilir enerji sektörü hidrojen stratejisinin onaylanmasıyla destek aldı (RECAI Sıralamasında 6.).

Almanya'nın karaüstü rüzgar pazarı 2021 yılının ilk yarısında verimli bir dönem geçirdi; bu dönemde 2020'nin ilk yarısından %62 artışla 971 MW'lık kapasite eklemesi yaptı. 140 MW kapasiteli türbinler hizmetten alındığı için net ekleme kapasite 831 MW oldu. Almanya'nın karaüstü rüzgar enerjisi üretim kapasitesi şu anda 55 GW'ı aşıyor ve rüzgar enerjisi kurulumunun
2,2 GW—2,4 GW arasında olması beklentisiyle olumlu görüntü yıl boyunca devam ediyor.

İzinlerin yavaş çıkması ve karaüstü rüzgar enerjisi için yetersiz arazi tahsisi geçen yıllarda sektörün çökmesine, yetersiz istekli alan ihalelerin artmasına ve yeni kurulumların azalmasına neden oldu. Yeni bir devlet-eyalet işbirliği komitesi kurulması ile yapılacak yasa yenilemeleri sayesinde geliştirme için daha fazla arazi tahsis edilmesi ve hızlandırılmış bir izin alma sürecine gidilmesi umuluyor.

Almanya'nın yenilenebilir enerji sektörü de Ulusal Hidrojen Stratejisinin onaylanması sonucu destek aldı. Strateji, araştırma ve pilot projeler için mevcut finansmana ek olarak 9 milyar € (10.2 milyar ABD Doları) yeni destek tahsis etti. Almanya 2030 yılına kadar 5GW elektrolizör kapasitesi hedefliyor ve en geç 2040 yılına kadar buna 5GW daha ekleyecek.

(Chapter breaker)
11

Bölüm 11

Japonya: İlk açık deniz rüzgarı temelli türbinini inşa edecek

Düşen güneş enerjisi maliyetleri, yenilenebilir enerji sektörü için umut veriyor (RECAI Sıralamasında 8.).

Ülke açık deniz rüzgar kapasitesini genişletme hedefleri arasında yerel bir tedarik üssü inşa etmeyi planlarken yerli bir mühendislik holdingi olan JFE Engineering Corporation, Japonya'nın ilk sabit temelli açık deniz rüzgar tesisini kuracağını duyurdu.

Başlangıçta, firma tek kazıklı temel ve geçiş parçaları inşa edecek daha sonra bunlara kafes temel inşalarını da ekleyerek Japonya'nın açık deniz rüzgar enerjisi platform temelleri üretmesi için tüm aşamaları içeren bir sistem oluşturacak. Tesis ve geçiş parçalarının üretileceği ikincil bir alanın maliyeti 40 milyar JPY (362 milyon ABD Doları).

Açıklama, açık deniz rüzgar projelerinde %60 yerli üretim için atılan önemli bir adımı işaret ediyor. Japonya açık deniz rüzgar kapasitesine 2030 yılına kadar 10 GW, 2040 yılına kadar 45 GW eklemeyi planlıyor.

Ülkenin yenilenebilir enerji sektörü, yenilenebilir enerjide yerli üretim kapasitesinin artması ve maliyetlerin düşmesi ile yola çıkmaya hazır görünüyor. Hükümet, güneş paneli maliyetlerinin daha da düşmesiyle güneş enerjisinin, 2020 yılındaki 12 JPY/kWh (0,10 USD/kWh) fiyattan 2030'a kadar 8 JPY/kWh (0,07 USD/kWh) ile 11 JPY/kWh arası bir fiyata inerek tüm enerji kaynaklarının en ucuzu haline geleceğini tahmin ediyor.

Açık deniz rüzgar enerjisinin maliyetinin 30 JPY/kWh'dan (0,27 USD/kWh) 26 JPY/kWh (0,24 USD/kWh) seviyesine düşmesi bekleniyor.

Özet

Yenilenebilir elektrik üretiminin bu yıl 1970'lerden bu yana en yüksek oranda artması öngörülüyor. Bunun için değişken kaynakların etkin bir şekilde entegre edilmesi ve sürdürülebilirlik hedeflerinin karşılanması amacıyla şebeke altyapısına yapılan harcamaların da önemli ölçüde artması gerekiyor. Emisyonda hızla yaklaşan hedef tarihleri, net sıfır hedeflerini hızlandırmaya başlayan pek çok Doğu Avrupa ülkesi gibi hala kömür yakıtlı enerjiye bağımlı ekonomiler için güçlükler oluşturuyor. Bu arada kurumsal YETA'lar temiz enerjinin artmasında daha önemli hale gelirken, yeni RECAI kurumsal YETA Endeksi (pdf), ülkelerin YETA pazarlarını inceleme altına alıyor.

Bize ulaşın

Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçin.