5 dakika okuma süresi 6 Oca 2020
Yapay zekâ kamu sektörünü nasıl etkiler?

Yapay zekâ kamu sektörünü nasıl etkiler?

Tarafından Serhat Akmeşe

EY Türkiye Kamu Sektörü Lideri

EY Türkiye, Kamu Sektörü Lideri ve Danışmanlık Hizmetleri Yardımcı Ortağı, evli ve 1 kız babası, motosiklet ve klarnet meraklısı.

5 dakika okuma süresi 6 Oca 2020
İlgili konu başlığı Kamu sektörü

Estonya deneyimi - Dijital alanda öncü olan bir ülke, yapay zekâ alanında da söz sahibi haline geliyor! 1.5 Milyon nüfusu ile küçük bir ülke olan Estonya yapay zekâ alanındaki büyük planları nasıl gerçekleştirebilir?

Estonya’nın yapay zekâ alanındaki planları, geçmişteki dijital dönüşüm ve inovasyon tecrübelerine dayanarak şekilleniyor. Yapay zekâ, otomasyon ve veri uygulamalarının hızlı bir biçimde büyümesi, kamu hizmetlerinin geliştirilmesi için önemli bir potansiyel yaratıyor. Bu noktada, Estonya Hükümeti Bilgi Teknolojileri Başkanı (CIO) Siim Sikkut, geçmişteki kazanımların günümüzdeki başarıyı garanti etmeyeceğini düşünüyor.
Wired1’e göre Estonya’nın dünyada en gelişmiş dijital topluma sahip olduğunu ve ülkenin dijital devlet alanında küresel anlamda lider pozisyonda bulunduğunu vurgulayan Sikkut, yirmi yıl önce, Estonya’nın özellikle kamu hizmetlerinin kalitesini ve verimliliğini artırmada dijital teknolojileri benimseme kararı aldığını belirtiyor. Buna ek olarak Sikkut, bu taahhüdün karşılığının alınmaya devam edildiğini, ancak teknolojik gelişmelerin fırsat ve zorluklarına karşı gelecek adımların dikkatli bir biçimde planlanması gerektiğini paylaşıyor.

Günümüzde Estonya devletinin her vatandaş için özel olarak oluşturduğu kullanıcı sayfaları sayesinde, mahkeme belgelerine erişim, belgelerin onaylanması ve tıbbi reçetelerin doldurulması gibi çeşitli alanlarda vatandaş ile çevrimiçi olarak gerçekleştirilen etkileşimin oranı: %99

Estonya, şimdiden devlete ilişkin internet trafiğindeki siber anormallikleri tespit eden makine öğrenimi teknolojisi, insanları ve iş imkanlarını bir araya getiren algoritmalar, polisin çalınan araçların yerini tespit etmesine yardımcı olan ve gerçek zamanlı veri sağlayan algoritmalar gibi birçok yapay zekâ teknolojilerini uygulamaya koymuş durumda.

Ülkenin yapay zekâ ve diğer gelişen teknolojileri uygulama açısından hazır olmasını sağlayan etmenler etkin dijital altyapı ve inovasyon kültürüdür. Ancak, kamu ve özel sektör kuruluşlarındaki pek çok lider gibi, Sikkut ve meslektaşları kısıtlı kaynakları ve diğer ulusal öncelikleri dengelerken, bu yenilikleri optimal etki için kullanmaya çalışmaktadır.

İvme kazanan teknolojik evrimin bilincinde olan Sikkut, teknolojilerin hükümetin geliştirebileceği herhangi bir stratejinin çok ötesine geçmeden ülkenin önceliklerini yerine getirmek için hızla hareket etmesi gerektiğini biliyor ve keşfedilmemiş alanlardaki risklerin kontrol edilebilmesi için de dikkatli olunması gerektiğini düşünüyor.

Uzun bir dijital inovasyon tarihi üzerine inşa edilmiş olan Estonya şimdi yeni bir soruya cevap arıyor:

“Yapay zekadan nasıl fayda sağlarız ve yapay zekanın etkilerinden nasıl korunuruz?

 

Küresel bir bakış açısı, ileriye dönük ulusal stratejilere şekil verir.


Yeni teknolojileri kullanarak değer yaratmaya odaklanan Estonya, vatandaşlarına yönelik hizmet kalitesini büyük ölçüde artırmayı başardı.

Dijital devlet olma alanında öne çıkmak isteyen hükümetlerin önünde, hızla değişen teknolojilerin getirdiği planlama zorluğu, yasal konuların getirdiği karmaşa, siber risklerin artışı ve yükselen küresel rekabet gibi hususlardan kaynaklanan belirsizlikler bulunmaktadır.

EY, kamu ve özel sektör alanlarında yapay zekaya ilişkin küresel çapta deneyimi, etik, gizlilik ve yasal konular ile ilgili bilgi birikimi ile Estonya hükümetinin bu belirsizlikleri etkin şekilde yönetebilmesi ve ulusal yapay zekâ eylem planının hazırlanmasında en önemli iş ortağıydı.

EY ekipleri, Estonya’nın yapay zekâ ve diğer veri teknolojilerine ilişkin mevcut durumunu anlamak için hızlıca harekete geçti ve aşağıdaki üç temel aşamadan oluşan çalışma gerçekleştirildi.

  1. Estonya Ulusal Yapay Zekâ ekibini desteklemek için programların belirlenmesi,
  2.  Yapay zekâ eylem planını şekillendirmek için kamu politikası ve özel sektördeki eğilimler, gelişmeler ve kilometre taşları hakkında analiz ve değerlendirmelerin gerçekleşmesi,
  3. Ulusal bir yapay zekâ yasal çerçevesinin geliştirilebilmesi için gerekli hukuki süreçlerin tasarlanması,

Bakanlıklar, politika paydaşları, uzmanlar ve özel sektör temsilcileri, ulusal yapay zekâ stratejisini şekillendirecek etkiler, engeller ve değerlendirmeler hakkında tartışma ortamları yaratarak iş birliği yaptılar. Bir noktadan sonra, ekibe makine öğrenimi uzmanları, veri ve teknoloji uzmanları, özel sektör liderleri ve farklı uzmanların da katılımı sağlandı.

Yapay zekâ ile sağlanabilecek hizmet kalitesine odaklanan çalışma grubu, bu tür teknolojilerin deneyimleri nasıl geliştirebileceğini ve vatandaşa nasıl daha iyi hizmet verilebileceğini tartıştılar.

Ayrıca, otonom araçlardan siber yükümlülüklere, veri koruma gibi geleceğin teknolojileriyle ilgili kritik yasal, gizlilik ve ilgili diğer hususları incelemek üzere çalışmalar planlandı.

Yeni endüstriyel devrimde söz sahibi olmak

Kapsayıcı bir ulusal yapay zekâ stratejisi, vatandaşlara daha iyi hizmet verebilmek için yeni teknolojilerden faydalanmayı gerektiriyor.

Gelişmekte olan teknolojiler, küresel ekonomik rekabetçiliğin temelini değiştirmekte, işin ve insan amacının doğasına meydan okumaktadır.

Hükümetlerin bu tür teknolojilerden fayda sağlayabilmeleri için hangi alanlara odaklanacağına, hangi teknolojilere yatırım yapacağına ve yasal ve etik sorunları nasıl yöneteceğine hızlı bir biçimde karar vermesi gerekiyor.

Yapay zekanın ekonomik politika, ulusal güvenlik, kamu hizmet deneyimi, ulaştırma, enerji ve altyapı, yargı sistemi ve sanayi gibi birçok alanla kesişmesi, kamu kurumlarımız için bir fırsat ve diğer taraftan da bir zorluk olarak değerlendirilmektedir. Bu alandaki riskleri etkin şekilde yönetmede kritik faktör önceliklendirme ve odaklanmadır.

Özet

Yapay zekanın ekonomik politika, ulusal güvenlik, kamu hizmet deneyimi, ulaştırma, enerji ve altyapı, yargı sistemi ve sanayi gibi birçok alanla kesişmesi, kamu kurumlarımız için bir fırsat ve diğer taraftan da bir zorluk olarak değerlendirilmektedir. Bu alandaki riskleri etkin şekilde yönetmede kritik faktör önceliklendirme ve odaklanmadır.