15 Kas 2021
EYT’de son durum: Talepler ne? Yaşa takılanlar için emeklilik modelleri

EYT’de son durum: Talepler ne? Yaşa takılanlar için emeklilik modelleri

Hakkı Demirci

EY Türkiye Vergi Bölümü Yardımcı Şirket Ortağı

EY Türkiye Sosyal Güvenlik ve İş Mevzuatı Hizmetleri Yardımcı Şirket Ortağı

15 Kas 2021

1. Sorunun ana kaynağı SGK’nın aktüeryal denge bozukluğu

Aktüeryal denge, sosyal güvenlik systeminin gelecekteki (ödeyeceği aylıklar, gelirler,ödenekler) yükümlülükleri ile bugünkü geliri arasındaki farkı ifade eden bir kavramdır. Bu şekilde nesilden nesile bir aktarım bugünkü çağdaş sosyal güvenlik sistemlerinin esasını oluşturmaktadır. Bu sistemde finansman ise aktif çalışanların ödedikleri primler ile mevcut emeklilerin maaşları karşılanmaktadır. Tabi sistemin dengede olabilmesi için en az bir emekliye 4 aktif sigortalının prim ödemiş olması gerekir. Tercih edilen ise bu oranında 1/7 şeklinde olmasıdır. Kayıtdışı istihdam ve erken emekliliğin olduğu ülkelerde bu oranların yakalanması da pek mümkün olmamaktadır. Sistemin açıkları ise hazine tarafından karşılanmaktadır. Türkiye’de 2021 Ağustos itibariyle aktif sigortalı sayısı 23.988.707,pasif sigortalı sayısı ise 12.746.408 olup; aktif/pasif oranı da 1.88 olarak gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu oran sistemin gelecekteki sorumluluklarını sağlıklı şekilde karşılayabilmesi için yeterli değildir. Esasen EYT konusunu gündem yapan 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8.9.1999 tarihinde aktif/pasif oranı 2.02 olup, gelinen aşamada henüz soruna bir çözüm üretilemediği de anlaşılmaktadır. Sistemin tıkanmasında geçmişte uygulanan erken emeklilik uygulamaları, SSK’nın fonlarının sıfır/çok düşük faizle hazine kağıtlarına yatırılmasından kaynaklı birikim sağlanamaması, yönetimsel sorunlar gibi diğer etkenler sayılabilir. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) sorununun özünde bu tablo yatmaktadır.

2. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) Kimler?

a. 4447 Sayılı Kanuna Tabi Olanlar

4447 sayılı Kanun ile 506 Sosyal Sigortalar Kanunu, 2925 Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2926 Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434 Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu değiştirilerek; sayılan Kanunların emekliliğe hak kazanmanın genel koşullarına ilişkin maddelerinde, emeklilik için kademeli olarak 58 ve 60 yaş uygulaması getirilmiştir.

4447 sayılı yasa öncesi emeklilik koşullarının neler olduğuna ve bugüne kadar nasıl değiştiğine 506 Sayılı Yasa Kapsamındaki Sigortalılar (SSK) Açısından kısaca göz attığımızda:

08/09/1999 öncesi SSK’lı erkek için bugüne kadar hiçbir emeklilik düzenlemesi yapılmamış olsa idi:

  • 55 yaş ve 5.000 prim ödeme gün sayısı veya
  • 55 yaş, 15 yıl sigortalılık ve 3.600 prim ödeme gün sayısı veya
  • 25 yıl sigortalılık ve 5.000 prim ödeme gün sayısı ile emeklilik olabiliyordu.
    08/09/1999 öncesi SSK’lı kadın için bugüne kadar hiçbir emeklilik düzenlemesi yapılmamış olsa idi:
  •  50 yaş ve 5.000 prim ödeme gün sayısı veya
  • 50 yaş ve 15 yıl sigortalılık ve 3.600 prim ödeme gün sayısı veya
  • 20 yıl sigortalılık ve 5.000 prim ödeme gün sayısı ile emeklilik olabiliyordu.

08/09/1999 tarihinde 4447 sayılı yasa ile sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısıyla emekli olma olanağı sona ermiştir. İlk kez sigortalı olunan tarihe göre kademelendirilen yaş şartı, sigortalılık süresine ve prim ödeme gün sayısına eklenmiştir.

08/09/1999 tarihi itibariyle 18 yıl (kadın) ve 23 yıl (erkek) sigortalılık süresi olan sigortalıların emeklilik koşulları değişmemiştir. 23/5/2002 tarihine göre tespit edilen sigortalılık süresine göre kadın ve erkeklerin emeklilik yaşları kademeye tabi tutulmuştur.
Kademeli geçişte, 18 yaşında işe başlayan bir sigortalı için;

  • Kadın ise 38 yaşında emekli olabilecekken, 2 yıl ile 18 yıl arasında
  • Erkek ise 43 yaşında emekli olabilecekken, 1 yıl ile 15 yıl arasında

4447 sayılı yasa ile gelen kademeli sistemden olumsuz etkilendiler.

Bu sigortalı grubuna bugün emeklilikte yaşa takılanlar ya da kısaca baş harfleri ile “EYT” diyoruz.

b. 4759 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler

4447 sayılı yasa sonrasında 4759 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile;

08/09/1999-30/04/2008 tarihleri arasında ilk defa sigortalı olanlar için:

  • Kadın için 58, erkek için 60 yaşını doldurmak ve 7000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak,
  • Kadın için 58, erkek için 60 yaşını doldurmak ve 25 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 4500 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak

Koşullarından birini sağlamış olmak emeklilik için gerekli olmuştur.

Böylece 09/09/1999 ve sonrasında ilk defa sigortalı çalışmaya başlayanlar için emeklilik; yaş ve prim ödeme gün sayısına bağlanmıştır. Bu şartlar kişinin ilk kez sigortalı olduğu tarihe göre belirlenmektedir.

01/01/2001 tarihinde ilk defa sigortalı olan bir erkek için; 60 yaş ve 7.000 prim ödeme günü sayısı ile emekli olabilecektir. Bu durumda sigortalı 60 yaşına geldiğinde prim ödeme gün sayısı 7000 değilse ya da prim ödeme gün sayısı 55 yaşında 8000 gün ise emekli olamayacaktır.

c. 5510 Sayılı Kanunla yapılan son düzenlemeler

30/04/2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlar için yaşlılık aylığı bağlanma koşulları 5510 sayılı yasaya tabi olacaktır.

Yaşlılık aylığı bağlatabilmek için:

  • 01/01/2036 tarihine kadar kadın için 58 yaşı, erkek için 60 yaşı bitirmek ve prim ödeme gün sayısının 7200 olması şartı
  • 01/01/2036 tarihinden sonra ise primi ödeme gün sayısının 7200 olmasının yanı sıra, gün koşulunun yerine getirildiği tarih aralığında belirlenen yaş haddi esas alınacaktır.

Bir kişinin emekli aylığı bağlatabilmesi için bugün için iki şartı birlikte sağlanması gerekmektedir. Bu şartlar; prim ödeme gün sayısı ve yaştır. Bu şartlar ise ilk kez sigortalı olunan tarihe göre belirlenmektedir.

3. Emeklilikte Yaşa Takılanların Talepleri Neler?

Emeklilikte yaşa takılan grubun taleplerini ana başlıklar halinde sıraladığımızda;

  • EYT’lilerin öncelikli talebi 08/09/1999 tarihinden önce işe başlayanların, o tarihte yürürlükte olan yasalardaki şartlarla emekli olmalarının sağlanması,
  • Çalıştıkça bağlanacak emekli aylığının düşmesinin önlenmesi. EYT kapsamındaki sigortalıların emeklilik için gerekli prim ödeme gün sayısını sağladıktan sonra, emekli aylıklarının düşeceği gerekçesi ile kayıt dışına yöneldikleri anlaşılmaktadır. Buradaki beklenti prim ödendiği süreçte söz konusu primlerin bağlanacak emekli aylığını arttırmasıdır.
  • İntibak düzenlemeleri ya da seyyanen zamlarla en düşük emekli aylığı tutarının asgari ücrete eşitlenmesi ve
  • Emekli olanların çalışma hayatından çıkmasının sağlanması için emekli olduktan sonra çalışmak isteyenlerin emekli maaşlarının belli oranda veya tamamen kesilmesi böylece işsizler için de iş imkanı sağlanması talep edilmektedir.

4. Yaşa Takılanlar İçin Emeklilik Modelleri

a. Yaşa takılanlar İçin kısmi emeklilik

Bu modelde; 3.600 prim ödeme gün sayısını sağlamış kadınlarda 50 yaşı, erkeklerde ise 55 yaşını doldurmuş olanların başka şart aranmadan emekli edilmeleri hedeflenmektedir. Sigortalılık süresi ile ilgili bir koşul koyulmamaktadır.

Formülü incelediğimizde prim ödeme gün sayısı sınırının tutulabilecek en düşük düzeyde tutulduğu görülmektedir. Özellikle kayıt dışı çalışmanın yaygın olduğu geçmiş yıllarda sigortalı günlerinin biriktirememiş önemli sayıda çalışan için avantajlı olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra, kısmi emeklilik modeline göre; 18 yaşında çalışma hayatına giren ve düzenli olarak primini yatıran bir erkek ise 35 yıl çalışma hayatında kalmasına ve 12.600 prim ödeme gün sayısı olduğu halde 53 yaşında olduğu için emekli olamayacak. EYT’lilerin temel yakınmalarını sonlandıramayacağı görülmektedir.

b. Prim ödeme gün sayısını öne çıkaran model

İşe giriş tarihine göre belirlenmiş/ödemesi gereken prim ödeme gün sayısına sahip sigortalılar için hangi yaşta olduklarına bakılmaksızın emekli aylığı bağlanması amaçlanmaktadır.

Bu formülde; 09/09/1999 öncesinde verilen ilk sigortalı işe giriş bildirgesinin tarihine göre tamamlanması gereken prim ödeme gün sayısına sahip olanların, tamamlamaları gereken 5.000 gün ile 5.975 gün arasında günü doldurmuşlarsa, yaşa bakılmadan emekli edilmeleri hedeflenmektedir. Formülü incelediğimizde; yaş koşulunu ortadan kaldırılıp, sadece kademeli geçişte yer alan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını esas alıdığını görüyoruz. EYT grubu için kapsamı en geniş model olarak karşımıza çıkmaktadır.

c. Sigortalılık süresini öne çıkaran model

09/09/1999 öncesi sigortalı olmuş kadınlarda 20 yıl sigortalılık süresi erkelerde ise 25 yıl sigortalılık süresini doldurmuş olma şartı beraberinde ise zımni olarak bu sürelere ait prim ödeme gün sayısını taşıyan ancak yaşa bakılmadan sigortalıların emekli edilmeleri için bir başka model olarak karşımıza çıkmaktadır.

d. İndirgeme Katsayısı ile aylık bağlamak

Emeklilik yaşını beklenen ömre göre yeniden düzenleyen birçok gelişmiş ülke, yeniden belirlenen emeklilik yaşına gelen tepkileri azaltmak ve çalışma hayatının koşulları karşısında daha esnek kalabilmek için erken emeklilik düzenlemelerine gitmiştir. Kurulan bu yeni sistemde sigortalıya normal emeklilik yaşını beklemeden erken emeklilik olanağı tanınmaktadır. Erken emeklilik hakkını kullanan çalışanların aylıkları aktüeryal yöntemlerle hesaplanarak, normal emeklilikte bağlanacak aylık tutarı düşürülmektedir. Aslında yapılan hesapla erken emeklilikte bağlanan aylık, normal aylığın beklenen ömre göre ödenecek tutarlarının; bugünden ödenmesi için yeniden hesaplanarak indirgenmiş değer belirlenmesidir.

Konuyu bir örnek ile açıklarsak; normal emeklilik yaşı 54 olan sigortalının, 51 yaşında emekli olmayı istemesi durumunda; erken bağlanacak aylığına 3 yıllık indirgeme katsayısı tatbik edilecek. Normalde emekliliğinde 1500 TL aylık bağlanacakken; 3 yıl erken bağlanacak emeklilik aylığı, her yıl için 0,05 aktüeryal indirgeme katsayısı ile düşürülebilecektir. Bu durumda yeni aylık tam aylığın 1500 x 0,85 = 1275 TL aylık alacaktır. Dolayısıyla %15 tenzilatla erken emekli aylığı bağlanmış olacaktır.

5. EYT İçin ülke gerçekleri dikkate alınmalıdır

Her ülkenin nüfus, ekonomik, sosyal, kültürel koşulları birbirinden farklı olup, sosyal güvenlik sistemleri de bu özelliklerle doğrudan ilişkilidir. Örneğin bizde en çok 10 ay olan ve miktarı son derece düşük olan işsizlik sigortası kimi batı Avrupa ülkelerinde 2-3 yıl, bazılarında ise iş bulana kadar devam etmektedir. Devamlı kesinti içeren kısmi emekli aylığı önerileri emekli maaşı düşük olan ülkemiz için çok isabetli değildir. Bu nedenle Almanya’daki modele benzer şekilde sürekli kesinti yapılan kısmi bir emeklilik değil, Finlandiya modeline benzer şekilde (ki orada kesinti tutarı çok daha fazladır) normal emeklilik yaşın dolmasına kadar en çok %15 oranında bir kesinti, yaşın dolması ile maaşın tama iblağ edilmesi gibi bir model daha isabetli olacaktır. Prim gün sayısı ve kalan yaş durumuna göre de bir skala belirlenebilecektir.

Ülkemizde EYT’li olarak mağdur olanların sayısının 6 milyon kişi olduğu tahmin edilmektedir. Düzenleme yapılırsa bu kişilerin tamamının aynı anda emekli olması beklenmemelidir. Bu kapsamda hem SGK’nın bütçesini hem de mağdur olan insanların sosyal-ekonomik durumlarını dikkate alan bir düzenleme yapılması faydalı olacaktır. Bu kapsamda 3-4 yıl kadar bir esneme ile bu kişilere örneğin %15-20 oranında kesintili bir emekli maaşı önerilmesi, normal emeklilik yaşına gelindiğinde de aylıklarının tam olarak ödenmesi kabul edilebilir olacaktır. Sosyal güvenlik sisteminin yaşaması aktüeryal hesaplara bağlı olduğundan 5510 sayılı Kanun ile getirilen yaş düzenlemesinden, 8.9.1999 öncesi sigortalı olanlar için yapılacak istisnai ve sınırlı bir düzenleme hariç, ödün verilmesi sürdürülebilirlik bakımından rasyonel olmayacaktır. Gelinen aşamada EYT konusunda Çalışma Bakanlığında bir çalışmanın kısa vade planlanmadığı, asgari ücret ve kamu görevlileri için 3.600 ek gösterge konusuna öncelik verildiği ifade edilmektedir. Bu konu seçim yaklaştıkça çok daha fazla gündemde kalacak ve bir şekilde (tarafları çok memnun etmese de) bir düzenlemeye tabi olacak gibi gözükmektedir.

Kaynak

Bu makalede yer alan açıklamalar, yazarının konu hakkındaki kişisel görüşünü yansıtmaktadır. Makaledeki bilgi ve açıklamalardan dolayı EY ve/veya Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.’ye sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.

Özet

1. Sorunun ana kaynağı SGK’nın aktüeryal denge bozukluğu

2. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) Kimler?

a-4447 Sayılı Kanuna Tabi Olanla

b. 4759 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler

c. 5510 Sayılı Kanunla yapılan son düzenlemeler

3. Emeklilikte Yaşa Takılanların Talepleri Neler?

4. Yaşa Takılanlar İçin Emeklilik Modelleri

a. Yaşa takılanlar İçin kısmi emeklilik

b. Prim ödeme gün sayısını öne çıkaran model

c. Sigortalılık süresini öne çıkaran model

d. İndirgeme Katsayısı ile aylık bağlamak

5. EYT İçin ülke gerçekleri dikkate alınmalıdır