5 dakika okuma süresi 12 Nis 2021
Baba ve oğul evlerinin dışında elektrikli araba şarj ediyor

Neden ekonomik canlanma yeşil büyümeye dayalı olmalı

COVID-19 sonrası bir dünyada yeşil toparlanmayı teşvik etmeye hazır birçok iklim dostu yatırım projesi mevcut.

Özet

  • Avrupa'da önemli sosyal, çevresel ve ekonomik değer yaratma potansiyeline sahip bin yeşil proje seçildi.
  • Dünya çapında COVID-19 salgınından “yeşil toparlanma” için bir fırsat sunan benzer projeler de mevcut.
  • Kriz sonrası ekonomik toparlanma, sosyal açıdan adil bir sürdürülebilir geleceğe geçişi hızlandırma potansiyeline de sahip.

Avrupa Komisyonu Aralık 2019'da Yeşil Mutabakat'ı duyurduğunda bu "Avrupa'nın büyük hayali" olarak tanımlanmıştı. 2050 yılına kadar ilk karbon-nötr kıta olmayı hedefine koyan iddialı paket, Avrupa'yı iklim değişikliğiyle mücadele konusunda lider yapmak için yeşil teknolojilere ve sürdürülebilir çözümlere yatırım içeriyordu.

COVID-19 krizinin ekonomik etkisi, daha sonra sürdürülebilirlik ve karbon nötrlüğüne olan vurguyu azalatarak iş dünyasının toparlanmasının öncelik kazandırılmasına yönelik çağrılara yol açtı. Ancak bu çağrılara karşı konuldu ve AB çevre bakanları Ekim 2020'de 2050 net sıfır emisyonu yasal açıdan bağlayıcı hale getirme konusunda anlaştılar.

Ayrıca Temmuz 2020'de düzenlenen AB Zirvesi, salgından ekonomik olarak toparlanmaya yardımcı olmak üzere 750 milyar Avro'luk bir “Yeni Nesil” fonu önerdi. Bunun yüzde otuzunun iklim önlemlerine harcanmasına ve zarar verme maddesiyle çevresel zarara yol açacağı düşünülen yatırımların yapılmamasına karar verildi.

Paketin Avrupa Parlamentosu ve AB ulusal parlamentoları tarafından onaylanması gerektiğinden, fonların dağıtılabilmesi için hala yapılması gereken işler var. Ama bunun yeşil bir toparlanma potansiyeline sahip olduğu çok açık.

AB Next Generation Fonu

750 milyar €

COVID-19'dan ekonomik toparlanmaya yardımcı olmak için hazır.

Yeşil toparlanmayı hayalden gerçeğe çevirme

Bu kadar istekli olunduğu göz önüne alındığında, yeterli yeşil proje olup olmadığı sorusu sorulmalıdır. Geçmişe bakıldığında – ileri geliştirme aşamasında olan – çevre projeleri her zaman “uygulamaya hazır” değildi ve bu nedenle kurtarma paketlerinde öncelik olarak tanımlanmamıştı.

Avrupa İklim Vakfı tarafından hazırlatılan yeni bir EY raporu (pdf) , bunun böyle olmadığını ve fon bulunursa iki yıl içinde başlatılabilecek – pozitif sosyal ve çevresel etkiye sahip – çok sayıda yeşil plan projesi bulunduğunu ortaya çıkardı. Bu da politika belirleyicilerin çevresel girişimler söz konusu olduğunda isteksizlik göstermemesi gerektiğini gösteriyor.

EY ekipleri 27 AB üyesi ülkede, hükümet temsilcileri, proje geliştirme uzmanları, yatırımcılar ve imalat şirketlerinin dahil olduğu dış paydaşlarla 150'den fazla görüşme yaptı. AB taksonomisini kullanarak 2 bin proje belirlediler ve bunların arasından, Avrupa COVID-19 salgınından kurtulurken önemli sosyal, çevresel ve ekonomik değer yaratma potansiyeline sahip ve uygulamaya hazır 1000 yeşil proje seçtiler.

Rapora göre, bu projeler için kamu ve özel sektörden yaklaşık 200 milyar Avro'luk yatırım gerekiyor, ancak en önemlisi, projeler üç milyona yakın istihdam yaratabilecek. Geleneksel ve fosil bazlı endüstrilerden daha yüksek iş yoğunluğu oranı ile seçilen düşük karbonlu projelerin Avrupa'da yeşil bir toparlanmaya büyük katkıları olabilir.

Burada büyük bir potansiyel var, ama bu buzdağının sadece görünen kısmı. EY analizi, seçilen yeşil projelerin Avrupa'da geliştirme aşamasındaki projelerin sadece %10'unu temsil ettiğini gösteriyor.

Seçilen projelerin yaklaşık %30'u start-up'lar ve KOBİ'ler tarafından geliştirilmiştir ve birçoğu sürdürülebilir mobilite, yeşil hidrojen, arazi iyileştirme ve düşük karbonlu inşaatlar gibi yenilikçi çözümler içerir.

Seçilen projelerin %20'sinden fazlası küçük ölçekli olup 5 milyon Avro kadar yatırım gerektirir. Bu yenilikleri desteklemek, AB ve uluslararası şirketlerin büyüyebileceği ve öncü bir rol üstlenebileceği yeşil projeler için gelecekteki Avrupa piyasalarının oluşturulmasına yardımcı olabilir.

Burada büyük bir potansiyel var ama bu buzdağının sadece görünen kısmı. EY analizi, seçilen yeşil projelerin Avrupa'da geliştirme aşamasındaki projelerin sadece%10'unu temsil ettiğini gösteriyor. Bu da, yeşil projelerin tamamı için AB hazırlığı değerinin, emisyonlarda önemli ölçüde azaltmaya gitme ve daha önce salgın nedeniyle kaybedilen 12 milyondan fazla tam zamanlı işin geri dönmesi ile 1 trilyon Avro'nun üzerinde olabileceği anlamına geliyor.

Avrupa'nın ötesinde yeşil bir iyileşme

Tabii ki, bu sadece Avrupa'nın meselesi değil. 27 AB üye ülkesinden ve Birleşik Krallık'tan gelen emisyonlar küresel üretimin sadece %8,7'sini oluşturuyor. Yeşil bir iyileşme yaratmak için dünya çapında büyük fırsatlar var.

Aralık 2020'den itibaren Avrupa İklim Vakfı'nın da sponsorluğunda Asya ülkelerini kapsayan benzer bir EY çalışması, önümüzdeki iki ila üç yıl içinde sosyal, çevresel ve ekonomik değer yaratma potansiyeline sahip 800'den fazla projeyi ortaya çıkartmıştır.

Bu projeler beş sektör (yenilenebilir enerji, enerji depolama, enerji verimliliği, elektrikli araçlar ve şebeke altyapısı) ve sekiz ülkeyi (Endonezya, Japonya, Malezya, Güney Kore, Tayvan, Tayland, Filipinler ve Vietnam) kapsıyor. 300 milyar ABD dolarından fazla kamu ve özel yatırım gerektirecek olan bu projeler 5,3 milyon istihdam potansiyeline sahip.

Yeni ABD yönetiminin de yeşil girişimleri vurgulaması bekleniyor. Başkan Joe Biden temiz altyapı ve diğer iklim çözümleri için 2 trilyon ABD dolarlık bir iklim ve istihdam planı önerdi. Başkan olarak yaptığı ilk eylemlerden biri, ABD'nin Paris İklim Anlaşması'na tekrar katılması için bir yürütme emri imzalamaktı.

Çin'in 2060 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma taahhüdü ile birleştiğinde, inovasyon ve uygulama için gerekli ortam yaratılmış oldu.

Yeniden canlandırılmış küresel iş birliğiyle sürdürülebilir işler yaratan ve halk sağlığı, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybının getirdiği zorlukları ele alan yeşil bir toparlanma için katalizör olması beklenen COP26 toplantısı küresel ekonominin gelecekteki yönü için bir işaret olabilir.

COP26'da İş birliği

Yeşil toparlanmanın, Kasım 2021'de Glasgow'da yapılması planlanan 26. BM Taraflar Konferansı'nın (COP26) ana teması olması da bekleniyor, ancak toplantı 2022 yılına kadar ertelenebilir. COVID-19 salgını nedeniyle geciken zirve, iklim değişikliğine küresel tepkileri tartışmak üzere dünyanın dört bir yanından delegeleri bir araya getirecek.

COP26 başkanı Alok Sharma'ya göre, “COP26, dünyanın temiz dayanıklı bir toparlanmanın ardında birleştiği an olabilir.”  Bunu zaman gösterecek, ancak yeniden canlandırılmış küresel iş birliğiyle sürdürülebilir işler yaratan ve halk sağlığı, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybının getirdiği zorlukları ele alan yeşil bir toparlanma için katalizör olması beklenen COP26 toplantısı küresel ekonominin gelecekteki yönü için bir işaret olabilir.

COVID-19 krizinden ekonomik olarak toparlanma, sosyal açıdan adil sürdürülebilir bir geleceğe geçişi hızlandırma potansiyeline sahip – ve EY araştırması, bunun için yeterli çevre projesinin mevcut olduğunu gösteriyor. Geçtiğimiz yılın ciddi sağlık ve ekonomik deneyimlerinden olumlu sonuçlar çıkarmak için bir fırsat penceresi var. Bu boşa gitmemesi gereken bir fırsat.

Özet

Yeni bir EY raporunda, Avrupa'da COVID-19 salgınından sonra yeşil bir toparlanmayı teşvik edebilecek 1.000 altyapı projesi bulunduğu vurgulanıyor. Projeler kamu ve özel sektörden yaklaşık 200 milyar yatırım gerektirecek ve üç milyon istihdamı destekleyecek. Benzer fırsatlar, bir EY çalışmasının 800'den fazla uygun proje bulduğu Asya'da da mevcut. Yeşil toparlanmanın Kasım 2021'de gerçekleşecek BM iklim konferansında (COP26) ana tema olması bekleniyor. Daha iyi bir şekilde yeniden inşa ederek geçen yılın ciddi sağlık ve ekonomik deneyimlerinden olumlu sonuçlar çıkarmak mümkün olabilir.

Bize ulaşın

Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçin.