Dünyada ve Türkiye'de FinTech

Dünyada ve Türkiye'de FinTech

1. Dünyada FinTech: Yeni bir bankacılık dünyasının yükselişi
2. Türkiye’de FinTech: Gelişmekte olan pazardaki fırsatlar
3. FinTech Yatırımları ve Değerlemeler: Dünyada ve Türkiye’de şirket birleşme ve satın almaları
4. Regülasyona Genel Bakış: Değişimle gelen zorluklar ve fırsatlar
5. Yeni Nesil Dijital Bankalar: Türkiye FinTech pazarında yeni bir dönem

1. Dünyada FinTech: Yeni bir bankacılık dünyasının yükselişi 

“Finansal” ve “Teknoloji” kelimelerinin birleşiminden türetilen FinTech kavramı yeni bir kavram gibi algılansa da, finans ve teknoloji çok uzun zamandır birbiriyle temas hâlindedir. Son yıllarda hem yeni kurulan FinTech şirketlerinin hem de bu şirketlerin ürünlerini kullanan tüketici ve işletmelerin sayısı hızla yükselmektedir. COVID-19 da hem tüketicilerin hem de işletmelerin FinTech ürünlerini kullanım oranlarını önemli ölçüde artırmıştır.

FinTech oyuncuları; para transferi ve ödemeler, kredi / finansman, birikim ve yatırım, bütçeleme & finansal planlama ve sigortacılık gibi finansal hizmetler sektörünün farklı kategorilerine odaklanmaktadır. 

Günümüzde FinTech’ler alışılagelmiş olana meydan okumakta ve finansal hizmetleri yeniden şekillendirmektedir. Yenilikçi FinTech oyuncuları, sağladıkları kullanım kolaylığı ve uygun maliyetler ile müşteri hizmetleri açısından finansal hizmetler sektöründeki çıtayı yükseltmektedir. 

Ayrıca, hem finansal hizmetler sektöründeki hem de diğer sektörlerdeki işletmeler için teknolojik açıkları kapatma görevini de üstlenmektedir. Bunların yanı sıra, farklı coğrafyalardaki FinTech oyuncuları, finansal hizmetlere erişimi artırmak gibi sosyal roller de oynamaktadır. 

FinTech’lerin çevresinde, geleneksel bankalar, büyük teknoloji oyuncuları, yasa yapıcılar ve kullanıcıların da dahil olduğu ekosistemler oluşmuş; ürün geliştirme, tüketicilerin korunması gibi birçok alanda ekosistem katılımcıları tarafından iş birlikleri kurulmuştur.

2. Türkiye’de FinTech: Gelişmekte olan pazardaki fırsatlar 

Türkiye, internete ve akıllı telefonlara erişimi yüksek genç ve kalabalık nüfusu ile, FinTech sektörünün gelişmesi için elverişli bir ortam sağlamaktadır. FinTech’in arkasındaki diğer itici güçlerden olan e-ticaret ve dijital bankacılık kullanımı da 2015’ten bu yana hızla artmıştır. Online ve temassız mobil ödeme hacimleri, pandeminin de etkisiyle yüksek bir ivme kazanmıştır. 2019’da 679 milyon olan online (internet üzerinden kart ile) işlem sayısı 2020’de %41 artarak 956 milyona ulaşmıştır.

Ekim 2021’de Türkiye’deki FinTech kullanımını analiz etmek için yaptığımız araştırmada para transferi ve fatura ödeme işlemlerinin dijital kanallarda en çok kullanılan finansal hizmetler olduğu gözükmektedir. Anket yalnızca FinTech kullanıcılarıyla yapılmış olsa da, Türkiye’de bankaların mobil ve internet bankacılığı kanallarının hâlâ banka dışı FinTech uygulamalarından daha yaygın kullanıldığı görülmektedir. 

Para transferi, Türkiye’de en çok kullanılan FinTech ürünüdür. Yatırım ürünleri gibi henüz gelişkin olmayan bazı FinTech kategorilerinin ise kullanım oranı düşük seviyelerdedir. Ayrıca, katılımcılar COVID-19’un da etkisiyle FinTech kullanımlarının yükseldiğini ve gelecek dönemlerde de giderek artacağını belirtmiştir.

2021 itibarıyla, Türkiye’deki 440’dan fazla FinTech oyuncusunun çoğunluğu para transferi ve ödemeler alanında faaliyet göstermekte olup, global ölçekte örneğini gördüğümüz bazı kategorilerde ise yerel oyuncu bulunmamaktadır. Yalnızca girişimcilerin kurduğu start-up’lar değil, telekomünikasyon, bankacılık, perakende ve e-ticaret firmaları da FinTech endüstrisinin katılımcılarındandır.

3. FinTech Yatırımları ve Değerlemeler: Dünyada ve Türkiye’de şirket birleşme ve satın almaları

FinTech, yatırımcıların erken aşama yatırım (Tohum, A, B Serisi, vb.), birleşme & satın alma ve halka arz gibi alanlara artan ilgisiyle, en gözde sektörlerden biri hâline gelmiştir. 

FT Partners’ın raporuna göre 2020 yılında dünya çapında 1.989 adet erken aşama yatırım işlemi vasıtasıyla 45,1 milyar Dolarlık işlem hacmi yaratılmıştır. Girişim sermayesi (VC) fonları, FinTech start-up’larının ilk tercih ettiği yatırımcılarından olmuştur. Bazı girişim sermayeleri FinTech üzerinde uzmanlaşmakta, düzenli olarak yeni oyuncuları satın almaktadır. 

Birleşme ve satın alma işlemleriyse, stratejik yatırımcılar, SPAC’lar ve özel sermaye fonlarının (PE) artan ilgisiyle 2016’dan beri her yıl yükselmektedir. 2020 yılında 276 milyar Dolarlık toplam 969 işlem gerçekleşmiştir. Özel sermaye fonlarından Warburg Pincus, AnaCap vb. oyuncular da tıpkı girişim sermayesi fonları gibi kendi FinTech imparatorluklarını kurmaktadır.

2020 yılında halka arz işlemi (IPO) sayısında düşüş görülmüş olsa da, toplanan miktar 2016 yılından bu yana yükseliş trendindedir. 2020’de 26 adet halka arz işlemi vasıtasıyla yaklaşık 16 milyar Dolarlık bir işlem hacmi yaratılmıştır.

Türkiye’deyse özellikle melek yatırımcılar, girişim sermayeleri ve stratejik yatırımcılardan gelen erken aşama yatırımları ile yatırım ortamı gelişmesini sürdürmektedir. Birleşme ve satın almalar, iyzico satışının 2019’daki toplam işlem hacmini zirveye ulaştırmasıyla, son beş yılda temposunu arttırmıştır. 

Sektör, artan potansiyeliyle hem stratejik yatırımcılardan (örneğin İş Bankası’nın Moka’yı satın alması) hem de özel sermaye fonlarından (Mediterra Capital ve Actera Group gibi) yatırım çekmektedir. 

4. Regülasyona Genel Bakış: Değişimle gelen zorluklar ve fırsatlar:

FinTech sektöründeki birçok yerel ve bölgesel mevzuat; ABD, İngiltere, AB ve Singapur gibi ülkelerde yasa yapıcıların sektörü düzenlemek ve denetlemek için adımlar atmasıyla oluşmaya başlamıştır. Sektör, 2007’de AB’nin PSD1 mevzuatını yayımlaması, İngiltere’nin uyumu ve sonrasında birbirini takip eden mevzuat gelişmeleri ile evrimini sürdürmektedir. Açık Bankacılık ise gelişimini 2010’da ABD’de ve 2016 yılında Avrupa’da yürürlüğe giren PSD2 mevzuatları ile sürdürmüştür. 

Türkiye, PSD1 mevzuatına 2013’te uyum sağlayarak sektörü düzenlemeye başlamıştır. Özellikle 2020-21 yıllarında, Açık Bankacılık, PSD2’ye uyum, QR kodlu ödemeler, anlık ödeme sistemi, ve dijital bankacılık konularında birçok yeni mevzuat çıkarılmıştır. 2021’de taslak  düzenlemesi yayımlanan Dijital Bankacılık Lisansı’nın ise Ocak 2022’de yürürlüğe girmesi beklenmektedir.

Türkiye’deki FinTech mevzuatları birçok açıdan önde gelen pazarlarla benzerlikler taşımaktadır. Örneğin, yönetişim yapısı İngiltere gibi gelişmiş pazarlara benzer şekilde merkezileştirilmiştir. Türkiye'nin lisanslama yapısı da İngiltere’ye benzemektedir; ancak alternatif lisansların getirilmesi yeni FinTech oyuncularının ortaya çıkmasını destekleyebilir. Türkiye, Açık Bankacılık düzenlemeleri açısından da AB ve İngiltere ile benzer bir yol izlemiştir ve PSD2 ilkelerini kendi düzenlemeleriyle uyarlamıştır.

Türkiye’deki bazı dijital bankacılık düzenlemeleri (1 milyar TL özsermaye gibi) diğer ülkelere kıyasla zorlayıcı görünmektedir. Ayrıca, pazarda şuanda mevcut olmayan ve tartışılmakta olan “sandbox” yapısının da ekosisteme olumlu etki yapabileceği düşünülmektedir.

Mevzuattan tüketici davranışına ve kültüre kadar değişen birçok sebeple, Türkiye’de bazı kategoriler tamamen değerlendirilmemiş veya potansiyelin altında kalmış durumdadır. Yeni nesil dijital bankalar, online kredi platformları, kişiler arasında (P2P) kredi alış-verişi ve sigorta gibi alanlar bu kategorilerden bazılarıdır. Yeni Nesil Dijital Bankalar, kredi ve sigorta gibi diğer kategorilerin gelişimini de destekleyen kapsayıcı bir konumdadır.

5. Yeni Nesil Dijital Bankalar: Türkiye FinTech pazarında yeni bir dönem

Yeni nesil dijital bankalar, teknoloji kullanımıyla bankacılığı dijitale taşıyan ve kolaylaştıran finansal hizmetler oyuncularıdır. Bu oyuncular, geleneksel bankalar gibi fiziksel şubelere sahip olmak yerine, mobil ve internet kanallarını aktif olarak kullanmayı ve kullanıcı deneyimini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Dünya çapında, daha hızlı, daha az maliyetli ve daha kolay olarak algılanmaları sebebiyle, yüz yüze bankacılıktan dijital bankacılığa önemli bir kayma yaşanmaktadır. Yalnızca AB’de, banka şubelerinin sayısı 2015’ten bu yana %39 azalmıştır.

Yenilikçi teknolojilere sahip yeni nesil dijital bankalar İngiltere, Almanya, ABD, Brezilya gibi pazarlarda finansal hizmetler sektörüne güçlü bir giriş yapmıştır. Bazı oyuncular, birkaç yıl içinde çok büyük bir kullanıcı bazına ulaşmıştır. Ayrıca, hem yerel hem de uluslararası pazarlar potansiyel büyüme kaynağı olarak görülmüştür. Bu oyunculardan Revolut 40, N26 ise 22 ülkede faaliyet göstermektedir. Brezilya merkezli Nubank ise 2020 itibarıyla toplam 3 Latin Amerika ülkesinde 34 milyon kullanıcıya ulaşmıştır.

Yeni nesil dijital bankaların vizyonlarında benzerlikler olsa da, bulundukları pazardaki fırsatlar ve tabi oldukları mevzuatlara göre stratejileri birbirinden farklılaşmaktadır. Dünyadaki örneklere bakıldığında, yeni nesil dijital bankalar, lisanslı veya lisanssız olarak hizmet verebilmektedir. Ayrıca bu oyuncular genellikle, pazardaki ihtiyaçlara göre bir veya birkaç temel ürün ile başlayıp (ön ödemeli kartlar, kredi, vb.), kullanıcı talebi arttıkça yeni ürünlere giriş yapmaktadır.

Sektördeki yatırımlar ve değerlemeler bu kategorinin potansiyelini açıkça göstermektedir. Klarna, Revolut, Nubank, Monzo gibi oyuncular ulaştıkları değerlemeler ile dünya çapında en değerli FinTech’ler arasındadır.

Türkiye’de dijital bankacılık yaygın olarak kullanılmaktadır; ancak, bunlar ya geleneksel bankaların dijital kanalları ya da şubesiz bankacılık birimleridir. Revolut, Monzo, N26 gibi yeni nesil dijital bankalar henüz Türkiye’de faaliyet göstermemektedir. Ancak, Türkiye’de global örneklere benzer ürün ve hizmetler sunan ve gelecekte iş modellerini yeni nesil dijital bankacılığa doğru evirebilecek yerel oyuncular bulunmaktadır.

Güncellenen mevzuat ve artan yatırımcı iştahı ile, Türkiye’de birçok oyuncunun bu alana girdiği yeni bir dönemin başlamasını beklemekteyiz. Türkiye’de bu lisansa başvurması ve rotalarını bu yöne doğru çevirmesi muhtemel oyuncuları beş grup altında incelemekteyiz:

I. Bağımsız girişimcilerin kurduğu FinTech’ler,

II. Geleneksel bankaların FinTech birimleri,

III. Telekom operatörlerinin FinTech birimleri

IV. E-ticaret ve perakende oyuncularının FinTech girişimleri,

V. Mevcut yabancı yeni nesil dijital bankalar

Değişen iş modellerinin ve dijitalleşme trendinin pazarlara yeni fırsatlar getirdiği aşikardır ve Türkiye de bu konuda bir istisna değildir. Türkiye’deki bazı e-ticaret (Trendyol, Hepsiburada, Getir) ve mobil oyun şirketleri 

(Peak Games ve Dream Games), geçtiğimiz dönemde önemli başarılara imza atmıştır. Bu oyuncuları takiben; Türkiye’nin bir sonraki unicorn’larının FinTech, yazılım, yapay zeka ve ulaşım alanlarından çıkması beklenebilir. Özellikle artan girişimci, yatırımcı, kullanıcı ve yasa yapıcı ilgisiyle Türkiye’de FinTech yeni unicorn’lar için elverişli bir ortam sunmaktadır. İş modelinin global ölçekteki başarısı göz önünde bulundurulduğunda ise yeni nesil dijital bankalar en önemli FinTech alt kategorilerinden biri konumundadır. Değişen mevzuat ile birlikte 2022 yılı itibarıyla bu alanda Türkiye’de önemli gelişmeler beklemekteyiz. 

Bize ulaşın

Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçin.